dert dinlemek

1 /
Sigortalı iş olsaydı çoktan emeklisi olurdum diyeceğim eylem.

Sonuç: bomboş bir iş.

Derdini anlatan sizi çöp kutusu olarak kullanıyor. Ne söylediğiniz herhangi bir değerlendirme umrunda (kendi haklılığına dair olanlar dışında) ne de vereceğiniz tavsiyeler.
Kendi bildiğini okuyup “sen böyle demiştin zaten” diyecek.
Eee? Ne bok yemeye eni sonu “ne yapayım işte kendime engel olamadım” diyen insanların kahrını çekiyoruz?

Bir de kendi derdini anlatıp anlatıp dinlemeye gelince karşısındakine “Aş artık bunları yahu!” Diyenler var.

Yok anam yok. Kendinize yakın 1-2 insan seçip sadece onları dinleyin. Geri kalanı boş muhabbet. Size babanızı anlatan ananızı bile dinlemeyin.
aslında bizim de hakkımızdı arabasını değiştirmek isteyip de pederinden fırça yiyenle, pırlantası küçük diye eşini çekiştiren insanların derdini dinlemek ve ona yakın serzenişlerde bulunmak.
kim çaldı bu insanların dertlerini?
aslında severim dert dinlemeyi. karakter olarak insanları iyileştirmeyi severim içimde bir faydalı olma güdüsü var ama bazen bazı insanların dertlerini dinleyesim gelmiyor. çünkü benim derdimi anlamıyor ya da sürekli aynı dertten muzdarip olunması.

gerçekten çekilmiyor bir yerden sonra...
her şey dozunda olmalı.

kimsenin çöp kovası olmamak lazım.
kendi derdini anlatmadan yapılanı makbul hadise.

anlaşılamadığım ortama dert salmayı sevmiyorum, anlayamayacağımı öngördüğüm dertleri dinlemeyi de sevmiyorum, ayrım yapmayı bilmek lazım..