din bilim ilişkisi

1 /
hangi din ile olan ilişkisi? Bilimin dinleri yalanlamak gibi bi gayesi olduğunu zannedenler var.
Aksine dinler birbirini yalanlar.
Hatta aynı dindeki mezhepler birbirini yalanlar.
Hatta aynı mezhepteki tarikatler birbirini yalanlar.
Soran olursa dinler mutlak ve kesin dersin, kim bilecek.
Bilim ile din birbirini tamamlamaz. Aslında din daha doğrusu islam dini zaten tamamlanmıştır. Bilgiye ulaşma metodları açısından bir kıyas yapılacaksa bilim ancak dinin alt kümesini oluşturur. Bilimin bilgisi yalnızca duyumcu ve gözlemcidir. Bu bilgiye vahiy katılmadı mı bilimin bilgisi küstahlaşır misal tanrı inancını tanrının bilgisiyle karıştırır.

Ali haki edna'nın bahsettiği mevzuya necip fazıl çepeçevre sosyalizm, komünizm ve insanlık kitabında şöyle değinir:
* hakikat dahi allah'ın bir tecellisi yani yaratılmışlardandır. Yani allah'ın varlığının hakikat olup olmadığı sorusunu sorarken(inançla bilgi burada karıştırılır yukarıda değindiğim gibi) yaratıcının yaratılan tarafından tasdiki gibi komik bir durum oluşur.
Bilim ile din birbirini tamamlar. Çünkü matematikten kimyaya, astronomiden mikrobiyolojiye kadar her ilim, Allah'ın ilmidir. Allah'ın ilmi, Allah'ın lafzı ile çelişmez. O sebepledir ki mutlak sonuca ulaşmış bilimsel bir hakikat, sünnetullahtır.
abbasî halifesi 2. me'mun tarafından 830'da bağdat ta kurulmuş olan beytül hikme adlı kuruluş sayesinde; pisagor, plato, aristo, hipokrat, öklid, pluton, galen, sushruta, charaka gibi filozoflar başta olmak üzere yunan ve latin kültürü, îslam dışı kültürlerin arapça ya çevrilmesi yoluyla islam dünyasının bilimle buluşmasına vesile olmuştur. beytül hikme'nin islami bilimlerin ilerlemesindeki payı çok büyüktür. Bu çeviri merkezi daha sonra dünyanın kaderini değiştirecek bir enstitü'ye, bir araştırma merkezine dönüştü. Bugün üniversitelerde cüppe ve kep törenlerinin kaynağı, batı bilimlerinin başlangıcı olan rönesans'ın temelleri de beytül hikme kurumunda oluşturmuştu.

işin ilginç tarafı o zamanlarda islamda ilim ve din bilgisi diye bir ayrım yoktu burada görev yapan bilim adamları bir odada islami konularda fetva verirken, başka bir odada da astronomi, fizik, matematik alanlarında çalışmaya devam ediyorlardı. Bilgi bir bütündü ve o insanlar bütün bu bilgilerin ışığında hakikati anlamaya çalışıyorlardı. bu ayrım son 400 yıl içinde yapılmaya başladı. dünyadaki tüm dinlerle bilim arasında bir çatışma başladı. bu çatışmalar yüzünden günümüz modern bilimi doğdu.
Modern bilim insanların hayatını gerçekten çok kolaylaştırdı ancak dünyanın da canına okudu. Artık balta girmemiş ormanlarında bile insan atıkları yüzünden canlılar ölüyor.
Aslında bilimle din ayrı alanlardır ancak bilimle din, aynı gerçekliğin farklı lisanlarla açıklanma biçimidir. birbirlerine düşman ya da rakip değildirler. eğer ikisinin de diline yeterince hakimseniz müthiş tamamlayıcılıkları vardır.
din ile bilim konusunda kavga edenler ya dini bilmeyenlerdir, ya da bilimi bilmeyenlerdir. en yaygın ihtimal ise maalesef ikisini de bilmeyenlerdir.