Doktor göçü

1 /
oldukça yoğun iş yükü, artan hatta teröre dönüşen sağlıkta şiddet olayları ve bu olayların yeterli adli yaptırımının olmaması*, adaletsiz gelir dağılımı, oldukça gereksiz performans sistemi, devletin kötü sağlık politikaları, yöneticilerin iş bilmezliği, kadirşinaslığı meşhur halkımızın gitgide şımarıklaşması ve en ufak bir pürüzde "senin maaşını ben veriyorum" ya da "bu doktorlar da dayağı hakediyor" gibi iğrenç cümleler sarfedilmesi ve tüm bunlara hiç bir çözümün bulunmak istenmiyor olması sebepleriyle meydana gelen üzücü göç dalgası. bu yukarıda saydıklarımın hemen hemen hepsine biz hekimler olarak kamu hastanelerinde, bir kısmına da özel sağlık kurulularında maruz bırakılmaktayız. biz uyardıkça sosyal mecralardan "beğenmiyorsanız defolur gidersiniz." gibi söylemler sıkça söylenmekte idi. ttb ifadelerine göre son 18 ay içinde kamu kurumlarından istifa eden hekim sayısı 8000ler ile ifade edilmekte ve bu korkunç bir rakam. özellikle tıp fakültelerinden yeni mezun ya da uzmanlıklarını yeni almış genç hekimlerimiz yurt dışına göç etme isteği daha fazla.
ister kabul edelim, ister belli bir zümreyi karşımızda düşman olarak görelim ve bu hekimler amma da şımarık canım, hiç bir şeyi de beğenmiyorlar diye düşünelim malesef böyle dağ gibi bir gerçeğimiz var; yetiştirdiğimiz hekimler bu ülkede mesleklerini icra etmek istemiyorlar. biz zamanında çokça uyardık, doktorsuz kalacaksınız dedik. malesef sonun buraya gideceği belli idi.
dikkat çekmek istediğim bir nokta daha var, tek problem doktor göçü olarak ifade edilen durum da değil. yurt dışına çıkma imkanı olmayan ve kamu hastanelerinde kendine gelecek görmeyen bir çok hekim de istifa edip özel sağlık kuruluşlarında hizmet vermeye başlıyorlar. kamu hastanelerinde hiç bir hekime randevu bulunamıyor bu durumu bu ara özellikle test ediyorum. kendi bölümüme ilimde sıra almaya çalışıyorum. ben dahil tüm hekimlerin önümüzdeki 15 gün boyunca randevuları dolu. sonuçta olan yine vatandaşa oluyor.
ben bugüne kadar ülkemden ayrılıp yurt dışında yaşamayı hiç düşünmedim. çünkü benim bir tane vatanım var. vatanımdaki bayrağı görmeliyim, ezan sesini duymalıyım, aşina olduğum lisanı etrafımda duymalı ve pişen yemekleri görmeliyim. benim gibi gemileri bir şekilde yakamamış ve ülkesinde kalmaya devam etmek isteyen bir çok hekim de yukarıda bahsettiğim üzere özellere kayıyor.
sözü ibn-i sina'nın sözü ile bitirmek isterim: bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.
avrupalılar için türkiye ciddi manada bir cennet olmaya başladı. 10/1 parasına en kral tatili yapıyor. avrupanın yanı başında yeni bir çin oldu direkt ucuz iş gücü. yıllarca emek verip yetiştirdiği eğitimli nüfusunu çağırmadan, hiç bir şey vaat etmeden ülkesine katıyor. gerçekten üzücü bir durum devlet bu insanlara yıllarca emek veriyor ama çıkıp gidiyorlar ülke için büyük kayıp. avrupalı hiç bir emek, masraf sarf etmeden hazır doktor alıyor.
geçenlerde bir diş hekimi ile konuşuyorum aylık 1000 dolara doktorluk yapıyoruz gitmeyip ne yapacağız diyordu. haklı mı kısmen haklı...
Meydanı pavyon terk doktorlara bırakan göçtür.

Kimin nasıl bir projesiyse son günlerde şekil şukul doktorlar türedi. Halkın sağlığı ile oynamak tabiri asıl şimdi anlamını buldu. İki gram ruh sağlığımız kaldı, daha fazla cozutmaya bünyemiz dayanmaz etmeyin eylemeyin be!