Dr Bernstein's Diabetes Solution

1 /
Ch.21 Dehidrasyon, Dehidrasyon Hastalığı ve Enfeksiyonla Nasıl Başa Çıkılır?

Syf.394
- Dehidrasyon hafife alınacak bir şey değildir, bu bölümde tartışılan sorunlardan birini her yaşadığınızda doktorunuzu ararsanız, bu, doktorunuzun sizin bir hastalık hastası (hipokondriyak) olduğunuzu düşünmesi için bir neden değildir. Bu sizi öldürebilecek bir şeydir ve acil tedaviye ihtiyacınız var demektir.
O halde neden şeker hastaları, şeker hastası olmayanlara göre dehidrasyon hastalığını daha ciddi geçiriyor? Belli ki kan şekeri ile bir ilgisi var.
- Kitapta detaylarına bakılabileceği üzere, dehidrasyon bir kısır döngü oluşturarak şekerin yükselmesi ve giderek daha fazla sıvı kaybına yol açarak ölüme yol açabilir.
- Yüksek kan şekeri ve dehidrasyon tehlikeli bir kombinasyon oluşturur:
○ 1. Dehidrasyon, geçici insülin direncine neden olur.
○ 2. Dehidrasyon dönemlerinde kan şekeri yükselme eğiliminde olacaktır.
○ 3. Yüksek kan şekeri, bildiğiniz gibi, insülin direncine ve kan şekerinin daha da yükselmesine neden olur.
○ 4. Kusmanıza, ateşinize veya ishale neden olan viral veya bakteriyel enfeksiyonun neden olduğu kan şekeri yükselmesine ek olarak dehidrasyondan kaynaklanan kan şekeri yükselmesi, daha fazla insülin direncine ve kan şekeri yükselmesine neden olur.
○ 5. Yüksek kan şekeri, böbrekleriniz büyük miktarlarda idrar üreterek glikoz ve ketonları boşaltmaya çalıştığı için daha fazla dehidrasyona neden olur.
○ 6. Artan dehidrasyon, daha yüksek kan şekerine neden olur ve bu da daha fazla dehidrasyona neden olur. Bütün bunlar bizi 1 numaraya geri getiriyor.

Ch. 22 Gastroparesis (Mide Felci)

Syf. 408
- Gastroparesisin en önemli sebebinin zayıflayan vagus siniri olduğu düşünülmektedir (nöropati). Bu sinirdeki harabiyet, erkeklerde ereksiyon bozukluğuna yol açmaktadır.
- Akşam yemeğiniz yatmadan önce midenizi tam olarak terk etmiyorsa, yatmadan önce kan şekeriniz düşük veya normal olmasına rağmen gece boyunca boşalma nedeniyle sabah kan şekeriniz yüksek olarak uyanabilirsiniz.
- Eğer geleneksel diyabet tedavisindeki yüksek dozlarla insülin ya da başka diyabet ilaçları kullanıyorsanız, gastroparesis ile birleştiğinde postprandiyel (yemek sonrası) hipoglisemi riski oluşur.
- Gastroparesisin en etkili teşhis yöntemlerinden birisi R-R aralığı testidir. Bu testin dışında teknesyum gama ışını testi ile de teşhis konabilir. Bu yöntem pahalıdır.
- Gastroparezi tedavi edecek bir ilaç yoktur. Tek "tedavi" aylarca veya yıllarca sürdürülen normal kan şekeri seviyesidir. R-ALA maddesi vagus sinirinin nöropatisinin geriletilmesinde etkili olabilirmiş.

EK A: Yağ, Protein ve Tuz ile İlgili Yaygın Olarak Savunulan Diyet Kısıtlamaları ve Mevcut Yüksek Lifli Modaya Ne Dersiniz?

Syf.514
- Mevcut klinik şeker hastalığı tedavilerinde, yüksek karbonhidratlı diyet önerilmesi nasıl norm haline geldi?
○ Şeker hastalığında, insülin takviyesinin mümkün olmadığı zamanlarda tip-1 hastaları birkaç ay içinde ölüyorlardı. Bu kısa yaşam süresi, yüksek yağ düşük karbonhidratlı diyetlerle bir miktar uzatılabiliyordu. Bu şekilde beslenen çoğu tip-2 şeker hastası, başka bir ilaç kullanımı olmaksızın hayatta kalmayı başardı.
○ Bu esnada, yüksek yağ diyetleriyle (yani kanda yüksek kolesterol ve trigliserit seviyeleriyle) kan damarları ve kalp hastalıklarının ilişkisi deneysel olarak gösterilince, şeker hastalığındaki birçok belirtinin sebebinin yüksek yağ tüketimi olduğu varsayıldı. Bu nedenle hastalar yüksek karbonhidrat diyetlerine yönlendirildi. Ancak görüldü ki, yeni diyet şekli hastalarda çok daha yüksek kolesterol ve trigliserit seviyelerine sebep oluyor ve hastalardaki semptomların gerilemesine yardımcı olmuyordu. Sağlık otoritelerinin buna tepkisi, karbonhidrat miktarlarını daha da artırmak oldu.
- Kandaki LDL ve trigliserit seviyeleri kardiyovasküler hastalıklarıyla ilişkilendirilirken, HDL seviyesi ise kardiyovasküler hastalıklara karşı korunmanın bir belirtisi olarak kabul edilir. Kolesterol, hem HDL'nin hem de LDL'nin parçasıdır. Bu nedenle HDL değeri yüksek, LDL'si düşük birisinin kolesterolü yüksek olmakla birlikte kalp hastalıklarında düşük risk grubundadır.
- Yapılan çalışmalarda, kolesterol seviyesi ile ölüm oranı arasında bir ilişki bulunmamıştır.
- Yapılan bir başka çalışmada (JoAMA, 1997
, doymuş veya tekli doymamış yağ tüketimindeki artış, kalp krizinde ,5'luk bir düşüş sağlamıştır. Doymamış yağlarda böyle bir etki görülmemiştir.)
- Şeker hastalarında, ortalama olarak LDL yüksek, HDL ise düşük olur. Ayrıca, yüksek karbonhidrat diyetinin sonucu olan yüksek insülin seviyeleri, zararlı olan küçük-yoğun-LDL'lerin oluşumunu tetikler.
- Normal koşullar altında, karaciğerdeki reseptörler, LDL'yi kan dolaşımından uzaklaştırır ve karaciğere, serum seviyeleri hafifçe yükseldiğinde bile LDL üretimini azaltması için sinyal verir. Glikoz, LDL partikülünün yüzeyine ve ayrıca karaciğer LDL reseptörlerine bağlanabilir, böylece LDL, reseptörleri tarafından tanınamaz. Yüksek kan şekeri olan kişilerde, birçok LDL partikülü glikosile olur ve bu nedenle karaciğer tarafından temizlenmez. Kan şekeri düşerse bu glikosilasyon tersine çevrilebilir. Bununla birlikte, yaklaşık 24 saat sonra, glikozile proteinlerde elektron bağlarının yeniden düzenlenmesi meydana gelir, böylece kan şekeri düşse bile glikoz serbest bırakılamaz. Bu tersinmez glikosilasyona glikasyon denir ve etkilenen protein moleküllerinin "glukasyonlu" olduğu söylenir (glycated). Ayrıca AGE'ler veya gelişmiş glikasyon son ürünleri olarak da adlandırılırlar. Bu AGE'ler kanda birikir ve burada atardamar duvarlarıyla birleşerek aterosklerotik plaklar adı verilen yağ birikintileri oluşturur. Karaciğer LDL üretimi, glikosile/glikasyonlu LDL (ve ayrıca glikosile/glikasyonlu LDL reseptörlerinin varlığı) tarafından durdurulamadığı için, serum seviyeleri yükselebilse bile, karaciğer daha fazla LDL üretmeye devam eder.
- Örneğin 55-64 yaş arası erkeklerde diyabet, sigaraya kıyasla yüzde 60 daha fazla ölüme sebep oluyor ve yüksek tansiyonla ilişkili ölüm oranını iki katına çıkarıyordu. Artık, artan kan şekerinin, şeker hastaları arasındaki yüksek serum lipid düzeylerinin ana nedeni olduğuna ve daha da önemlisi, diyabetle ilişkili çeşitli kalp ve damar hastalıklarının yüksek oranlarındaki ana faktör olduğuna dair kanıtlar çok güçlüdür.

Syf.520
- Hipotiroidizm, diyabet gibi otoimmün bir hastalıktır ve sıklıkla kalıtımla geçer. Diyabetin gelişmesinden yıllar önce veya sonra ortaya çıkabilir ve yüksek kan şekerinden kaynaklanmaz. Aslında, hipotiroidizm, kan şekeri yükselmesinden daha fazla kardiyak hastalık riskine neden olabilir.
- Protein sınırlaması neden bu kadar yaygın?
○ Glomerüler filtrasyon hızı (GFR), böbreklerin belirli bir süre içinde ne kadar filtreleme gerçekleştirdiğinin bir ölçüsüdür. Sık sık yüksek kan şekeri ve normal böbrekleri olan birçok şeker hastası başlangıçta aşırı yüksek GFR'ye sahip olacaktır. Bunun nedeni kısmen kan şekerinin çevre dokulardan kan dolaşımına su çekmesi, böylece kan hacmini, kan basıncını ve böbreklerden kan akışını artırmasıdır. Normalin bir buçuk ila iki katı olan bir GFR, böbreklerinde kalıcı hasar başlamadan önce yüksek kan şekeri olan şeker hastalarında yaygındır. Bir İtalyan araştırmasına göre, kan şekerinde 80 mg/dl'den 272 mg/dl'ye bir artış, böbrekleri tam olarak çalışmayan şeker hastalarında bile ortalama yüzde 40'lık bir GFR artışı ile sonuçlanmıştır. Proteinlerin glikozilasyonu ve glikozun kan damarları üzerindeki diğer toksik etkileri hakkında bilgi sahibi olmadan önce, diyabetik böbrek hastalığının (nefropati) nedeninin bu aşırı filtrasyon (hiperfiltrasyon) olduğu tahmin ediliyordu.
○ Bu nedenle, bu atıkları kandan temizlemek için çok miktarda protein tüketen kişilerin GFR'lerinin yükseleceği tahmin edilmişti. Sonuç olarak, şeker hastalarından protein alımlarını düşük seviyelere indirmeleri istendi. Ancak yapılan birçok araştırma, yüksek protein tüketimiyle GFR seviyeleri arasında bir ilişki olmadığını veya çok az etkisi olduğunu gösterdi.
- Farelerde yapılan bir çalışma, 250 mg/dl şekeri olan farelerde hızla böbrek harabiyetinin geliştiğini (diyabetik nefropati), daha sonrasında 100 mg/dl'de sabit tutulan kan şekeriyle birkaç ayda bu hasarın geriye döndürülebildiği gösterilmiştir.

Syf.528
- Fiberler yaşam için hayati değildir. Sindirimi hızlandırıp (suda çözünmeyen fiberler) yavaşlatma (suda çözünen) etkisi vardır.
- Ancak, yüksek fiber içerikli sebzeler, nişastalı sebzelerle kıyaslanırsa çok daha tercih edilesidir.
- Hastanede yatan hastalarla ilgili birçok çalışma, yüksek kan şekerinin cerrahi iyileşmeyi geciktirdiğini, cerrahi sonrası şişmanlama ve ölüm riskini artırdığını, enfeksiyonlardan iyileşmeyi geciktirdiğini ve hastaları yeni enfeksiyonlara açık hale getirdiğini göstermiştir. Ayrıca kalp krizi veya felç nedeniyle hastaneye kaldırılan hastaların ölüm oranını artırdığı ve hastanedeyken tekrarlayan felç veya kalp krizi geçirme olasılığını artırdığı gösterilmiştir.

Ek E: Diyabetliler için Ayak Bakımı
- Beş yıldan uzun süredir normalden yüksek kan şekerleri yaşayan hemen hemen tüm şeker hastaları, ayaklarında ağrı, basınç ve sıcaklığa karşı bir miktar hassasiyet kaybı yaşarlar. Bunun nedeni, uzun süreli kan şekeri yükselmesinin ayaklardaki tüm duyu sinirlerine hasar verip ve sonunda yok edebilmesidir (duyusal nöropati).
- Ayrıca, ayakta cildin nemli kalmasını kontrol eden sinirler de harap olur ve deri kuruyup çatlar. Çatlak cilt daha kolay zarar görür, daha zor iyileşir ve çatlaklar bakterilerin vücuda girmesi için kapı görevi görür.
- Uzun süreli yüksek kan şekeri, ayak derisini besleyen küçük kılcal kan damarlarının yanı sıra bacakların ana arterlerinde de dolaşımın bozulmasına neden olabilir. İyileşmek için yaralı cilt, normal cildin elli katı kan akışını gerektirebilir. Akıştaki bu artış sağlanamazsa, yaralanma muhtemelen kötüleşecek, kangrene dönüşecek ve olası bir enfeksiyonun bacağa yayılmasını kolaylaştıracaktır. Bu enfeksiyon antibiyotiklere yanıt vermeyebilir.
- Beta blokerler ayaktaki nemlenmeyi önleyebildiği için, ayak kuruluğu durumunda dikkatle kullanılmalıdır.

Ch.16 İnsülin Vurmanın Temelleri

Syf.294
- Bir kez başladığınızda asla duramayacağınızı düşündüğünüz için insülinden korkuyorsanız, yaygın bir mitin kurbanısınız demektir. Gerçekte, enjekte edilen insülin, beta hücresi tükenmesini önlemek için şu an elimizdeki en iyi araçtır.
- Kan şekerini sürekli ölçerek uygun insülini veren makine varmış. Bu makineye bağlanan hastalarda önemli beta hücre yenilenmesi görülmüş. 2 hafta bağlı kala hastaların eski haline gelmesi 2 yıl almış. İnsülin vurmak bu nedenle oldukça efektif olabilir.
- İnsülin yapılacak alanı alkolle silmeye gerek yoktur. En fazla sabunla temizlemek yeterdir. Kıyafetin üzerinden bile enjeksiyon yapılabilir.

Ch.17 İnsülinler Hakkında Önemli Bilgiler

- RUTİN KULLANIM İÇİN PROTAMİN İÇEREN İNSÜLİNLERDEN KAÇININ. NPH veya NPH karışımlı insülinler protamin içerir.
○ Protamin içeren insülinler, bağışıklık sistemini insüline karşı antikorlar üretmesi için uyarabilir. Bu antikorlar, insülinin bir kısmına geçici olarak bağlanarak onu etkisiz hale getirebilir. Daha sonra, tahmin edilemez bir şekilde, insülini zorunlu olarak gerekmediği bir zamanda serbest bırakabilirler. Bu etki, küçük olmasına rağmen, istediğimiz kan şekerlerinin sıkı kontrolü imkansız kılar. Kalbinizi besleyen atardamarların incelenmesi için koroner anjiyografiye ihtiyaç duyarsanız protamin başka, daha ciddi bir sorun ortaya çıkarabilir. Böyle bir çalışmadan hemen önce, kan pıhtılarının oluşumunu önlemek için size pıhtılaşma önleyici heparin enjeksiyonu yapılacaktır. İşlem bittiğinde, heparinin etkisini yok etmek için bir kan damarına protamin enjekte edilir. Bu, daha önce insülin içeren protamin ile tedavi görmüş kişilerin küçük bir yüzdesinde ciddi alerjik reaksiyonlara, hatta ölüme neden olabilir.
- İnsülin, soğutulursa etikette yazılı olan son kullanma tarihine kadar stabildir. İnsülinin oda sıcaklığında 30-60 günden daha uzun süre saklanması durumunda hafif bir etki kaybı meydana gelebilir. Levemir (detemir) insülinin de sınırlı bir raf ömrü vardır, bu da Lantus'un yaklaşık iki katıdır. Normal, NPH, Humalog ve Novolog insülinler genellikle bir yıla kadar oda sıcaklığında güvenli bir şekilde saklanabilir.

Syf.314
- İnsülinlerin hepsi aynı derecede etkili değildir: Zamanlama farklılıklarını göz ardı edersek, bu insülinlerin her birinin 1 birimi kan şekeri üzerinde, Humalog (H), Novolog (NO) ve Apidra'nın çarpıcı istisnası dışında, diğerlerinin 1 birimiyle aynı etkiye sahip olacaktır (AP). NO ve AP insülinleri, geriye kalan tek hızlı etkili, gerçek insan insülini olan normal (R) insülinden yaklaşık yüzde 50 daha güçlüdür. Humalog, normalden yaklaşık iki buçuk kat daha güçlüdür. Bu bilgi son derece önemlidir, ancak hüküm süren güçler tarafından ifşa edilmemiştir.

Ch.18 Basit İnsülin Rejimleri-Ch.19 Yoğun İnsülin Rejimi

Syf.321
- 1 ünite Levemir veya NPH'nin 63 kg'lik tip 2 hastasının kan şekerini 80 mg/dl düşüreceği olduğundan, 63'üı kilonuza böleriz ve ardından sonucu 80 mg/dl ile çarparız. Kilonuz 90 ise, denklem şu şekilde görünecektir: (63 ÷ 90) × 80 = 56. Yani başlangıçtaki tahmini kan şekeri düşüşünüz 1 birimden 56 mg/dl olacaktır.

Syf.349
- Bu tabloda (görsel: git ), günlük ihtiyaç duyulan insülin miktarına göre, çeşitli insülinlerin bir biriminin (ya da seyreltilmiş biriminin) kan şekerini ne kadar düşüreceği yaklaşık değerlerle yazılmış. Kan şekerini sabit tutmak için ne kadar insüline ihtiyaç duyduğunu bilen birisi, bu tabloyla, herhangi bir anda yüksek çıkan kan şekerini düzeltmek için ne kadar birim hızlı etki eden insülin vurabileceğini hesaplayabilir.
- Ancak bu değerler yaklaşık olduğundan, hesaplayıp insülin vurulduktan sonra 4-5-6 saat sonra ölçümlerle gerçek düşüşün ne kadar olduğu gözlenmeli.
- Kas içine yapılan enjeksiyonlar şekeri daha hızlı düşürür.

Syf.361
- İnsülin pompaları şekeri ölçerek otomatik düzeltme yapmaz.
- Inhalable insülin (astım ilacı gibi) bir şey varmış ancak onaylanmamış.

Ch.20 Düşük Kan Şekerini Yükseltme

- Ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlar, yani pankreası sıkarak daha fazla insülin üretimini sağlayan ilaçlar, OHAlar kullanılmamalı. (sülfonilüre)
- Hipogliseminin ileri aşamasında nöroglikopeni oluşur (beynin şekersiz kalma hali)
- Hipogliseminin Yaygın Belirtileri ve Belirtileri
○ Açlık: Açsanız şekerinizi ölçün.
○ Görmede zorluk, çift görme
○ Yüksek nabız
○ Nystagmus - gözlerin hızlı istemsiz hareketleri.
○ Kafa bulanıklığı
○ Baş ağrısı
○ El titremesi
○ Karıncalanma hissi
○ Kulaklarda uğultu
○ Dudakta/dilde uyuşma
○ Tatlı tatları algılama yeteneğinin bozulması
○ Öfke ve gerginlik
○ Zayıf fiziksel koordinasyon (örneğin, duvarlara çarpma ve bir şeyleri düşürme)
○ Uykudan ani uyanma
○ Hızlı ve derin olmayan nefes almalar
○ Bayılma
○ Soğuk veya nemli cilt, özellikle boyunda
○ Huzursuzluk
○ Uykusuzluk hastalığı
○ soluk ten
○ Mide bulantısı
- Konuşma bozukluğu
- Eğer OHA ilaçlar kullanılıyorsa şeker düşüşü sürebilir bu nedenle 45 dk sonra şeker tekrar ölçülüp gerekiyorsa glikoz alınmalıdır.

Syf.381
- Hipoglisemiden bilinci kapanan kişiye glukagon iğnesi ile müdahalede bulunulmalıdır.
- Bilinci kapalı kimseye ağızdan bir şey verilmez.
- Hipoglisemik nöbette olup bunu fark etmemek ihtimal dahilindedir. Çok yüksek veya çok düşük kan şekerinin sebep olduğu adrenalin duyarsızlaşması sonucu hipogliseminin klasik belirtileri gözlenmeyebilir.

Syf.391
- POSTURAL HYPOTENSION, vücudun bölgesel kan toplanması sonucu beyne az kan iletilmesiyle bayılmaya yakın ataklar geçirilmesi.
- Senkop veya yakın senkop için yaygın bir senaryo, gecenin bir yarısı idrarını yapmak için uyanan ve tuvalete giderken yalpalayan diyabetik hastayı içerir. Bundan kaçınmanın basit bir yolu, ayağa kalkmadan önce birkaç dakika ayaklarınızı sallayarak yatağın kenarında oturmaktır.
- Şeker hastalarının (tip 1 ve 2) en az yüzde 20'sinin ortak değişken immün yetmezlik (CVID) adı verilen kalıtsal bir bozukluğa sahip olduğu keşfedildi. CVID, kanda yetersiz immünoglobulinler (antikorlar) seviyeleriyle karakterizedir. Bu bireylerin yaklaşık onda biri o kadar ciddi şekilde etkilenir ki, iyileşmeyen enfeksiyonlar veya maligniteler geliştirirler. CVID tedavisi genellikle ayda birkaç kez intravenöz gama globulindir.
○ Bu tedaviyi alan kişilerde hipoglisemi görülmesiyle sık karşılaşılır. Sıkı takip gereklidir.
- Son olarak, bu kitaptaki yönergeleri uygulayan birinin hpoglisemik atak geçirme ihtimali yok gibidir.
Ch.11 Kişisel Diyet Listesi Oluşturmak

Syf. 200
- Önerilen karbonhidrat alımı günde 30 gramdır. (6 g sabah, 12'şer gram öğle ve akşam)
- İdeal olarak, yemekten sonra kan şekeriniz öncekiyle aynı olmalıdır. Kan şekeri yemekten sonra 10 mg/dl'den fazla yükseliyorsa, sonunda hedef değere düşse bile, ya öğün içeriği değiştirilmeli ya da yemekten önce kan şekerini düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır. Son zamanlarda tokluk veya yemek sonrası kan şekerlerinin, açlık kan şekerlerinden kardiyovasküler hasara neden olma olasılığının daha yüksek olduğu gösterilmiştir.
- Kas kütlesinin korunması için, ideal kilo başına 1 ila 1,2 gram protein alınması gerekir. (Fiziksel olarak aktif insanlar için)
Syf.205
- Yeme zamanlamalarıyla ilgili olarak, iki yemek ve/veya atıştırmanın arasında en az 4 saat olmalıdır.
- Şeker miktarı 6-12-12 olarak sınırlandırılmasının yanında, protein miktarı kişisel zevke göre artırılıp azaltılabilir ancak miktarı günden güne değişmemeli. Bu sayede şeker seviyesini kontrol altında tutabiliriz.


Ch.12 Kilo Vermek (Eğer Kiloluysanız)

- Tutumlu genotip, kendisini binlerce yıllık aralıklı kıtlıktan sonra son zamanlarda sınırsız bir gıda kaynağına maruz kalan Pima gibi izole popülasyonlarda gösterir. Örneğin Fiji Adalıları, Pasifik'te balık tutmak için kürek çekmenin zorluklarına alışmış, zayıf, sırım gibi insanlardı. Yüksek proteinli ve düşük karbonhidratlı diyetleri onlara mükemmel uyuyordu. İkinci Dünya Savaşı'nı takip eden turizm ekonomisinin başlamasından sonra, diyetleri yüksek karbonhidratlı Batı diyetimize dönüştü ve onlar da yüksek oranda obezite ve tip 2 diyabetten muzdarip olmaya başladılar (ve devam ediyor). Aynı şey, Aborijin Servisi onlara tahıl sağlamaya başladıktan sonra Avustralya Aborjinleri için de geçerliydi. Ormandan büyük şehirlere göç eden Güney Afrikalı siyahlar için de. İlginç bir şekilde, obez, diyabetik Güney Afrikalı siyahlara kırsal bölgelere dönmeleri ve geleneksel yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı diyetlerine dönmeleri için para ödeyen bir çalışma, bu kişilerin dramatik kilo kaybı ve diyabetlerinde gerileme yaşadıklarını göstermiştir.

Syf.223
- Çeşitli nörotransmitterleri uyaran ilaçlar sayesinde (mesela serotonin vücudun yeme isteği azaltılabiliyormuş.)
- Ancak bu ilaçlar en fazla birkaç ay etkili oluyor. Bu nedenle doktorun ilaçları değiştirerek devam etmesi daha etkili olabilir.
- İnsülin vücuttaki temel yağ depolama hormonudur. Tip 2 diyabet hastası, insülinin şekeri kana geçirme etkisine karşı dirençli olabilse de, bu direnç insülinin yağ oluşturma kapasitesini azaltmaz. Başka bir deyişle, insülin direnci olanlar için kan şekerinizi düşürmede yetersiz olsa da, insülin sizi şişmanlatmada gayet etkilidir. Aşırı insülin, insülin direncinin bir nedeni olduğundan, ne kadar çok alırsanız, o kadar çok ihtiyacınız olacak ve o kadar şişman olacaksınız. Bu, insülin kullanımına karşı olmalıyız demek değil; daha ziyade, yüksek miktarda diyet karbonhidratının -ki bu da büyük miktarlarda insülin gerektirir- genellikle kan şekeri kontrolünü (ve kilo vermeyi) imkansız hale getirdiği anlamına gelir.
- Kas kütlesi artışı, insülin direncinin azalmasını sağlar.

Syf.226
- Kollarınızın alt kısmından, uyluklarınızın çevresinden, belinizin çevresinden veya karnınızın üzerinden avuç dolusu yağ alabilirseniz, vücudunuzun bir sonraki kıtlığa hazır olduğu oldukça açıktır. :)
- Kilo verirken şeker ilaçlarını azaltmak gerekebilir. Haftada iki, günde 4 ölçüm yaparak takip etmek gerekir.
- Kilo verirken Trombotik aktivite artar yani kanda pıhtı atma riski yükselebilir. Önlemek için doktor günde 80 mg lik çiğnenebilir aspirin yazabilir.
- Kilo verirken trigliserit oranları yükselebilir normaldir ve önemli değildir.
- Kalsiyum 1000-3000 mg miktarlarında kilo vermeyi hızlandırabilir (metabolizmayı hızlandırarak)
- D vitamini ise yavaşlatır. Kalsiyumu takviye hapı olarak almak arterosklerosis riskini artırır.

Ch.13 Karbonhidrat Açlığını ve Fazla Yemeyi Nasıl Engelleriz

- Bir yöntem, kendi kendini hipnoz etmektir.
○ Oturun ya da uzanın. İlk başta, sessiz bir yerde olmak yardımcı olabilir. Kendinize, üçe kadar sayın. Birde bir şey yapacaksın, ikide iki şey yapacaksın, üçte üç şey yapacaksın.
1. Başınızı hareket ettirmeden, kaşlarınıza doğru, tamamen yukarıya bakın.
2. Göz kapaklarınızı kapatın ve derin bir nefes alın.
3. Nefes verin; gözlerinin gevşemesine ve vücudunun yüzmesine izin ver.
Uçtuğunuzu hissettiğinizde, bir elinizin yüzen bir balon gibi hissetmesine ve yukarı doğru yüzmesine izin verirsiniz. Olduğu gibi, dirseğiniz bükülür ve ön kolunuz dikey bir konuma gelir. Bazen eliniz yukarı çıkarken manyetik bir çekim hissedebilirsiniz. Eliniz bu dikey konuma ulaştığında, meditasyon durumuna girmeniz ve alıcılığınızı artırmanız için bir işaret olur.
Bu meditasyon halinde, bu hayali süzülme hissine ve aynı zamanda şu üç mesaja konsantre olursunuz:
1. Vücudum için aşırı yemek bir zehirdir.
2. Yaşamak için bedenime ihtiyacım var.
3. Vücuduma bu saygıyı ve korumayı borçluyum.
Başlangıçta, bu egzersizleri günde 10 kez kadar sık yapın.
günde, tercihen 1-2 saatte bir. İlk başta, egzersiz yaklaşık bir dakika sürmelidir, ancak pratikle daha hızlı gelecektir.
Meditasyon yaparken, bu kritik noktaların etkileri üzerinde düşünün ve sonra geriye doğru şu şekilde sayarak kendinizi bu konsantrasyon durumundan çıkarın: Üç, hazırlanın; iki, göz kapaklarınız kapalıyken gözlerinizi yuvarlayın (şimdi yapın); ve bir, göz kapaklarınızın yavaşça açılmasına izin verin. Ardından, gözleriniz tekrar odaklandığında, eliniz yukarıda olacak şekilde yavaşça yumruk yapın ve yumruğunuzu yavaşça açtığınızda, her zamanki his ve kontrolünüz geri döner. Elinizin aşağı doğru kaymasına izin verin. Bu alıştırmanın sonu, ancak genel, genel bir yüzme hissini koruyorsunuz.
Bu egzersizi (en az) her gün 10 farklı kez yaparak, bu canlı duruş durumuna geçebilirsiniz. Kendinize bir zaman adası verin. Günde 10 kez yirmi saniye, bu üç noktayı yeniden yazdırmak için bu ekstra alıcılık durumunu kullanmak. Bunun üzerine düşünün, sonra her zamanki farkındalık durumunuza geri dönün ve normalde yaptığınız şeye devam edin.
- Bir başka yöntem, naltrekson (uzman doktor reçetesi lazım) ve hoodia kapsülü almaktır.
- İnkretin mimetikler iştah bastırmaya karşı oldukça etkiliymiş.
- Galvus, vücudun doğal olarak ürettiği GLP-1'i (bağırsaklardan salınan ve pankreasa amilin, insülin ve glukagon üret diyen bir hormon) parçalamasını engelleyerek çalışır.

Syf.244
- Symlin dozajlama bilgileri, lazım olabilir.
- Galvus ve benzeri mekanizmayla çalışan IM'lerin tip 1'de işe yarayacağı oldukça şüphelidir.
- En etkilisi Victoza imiş. 24 saat etkili incretin mimetik.

Ch.14 Egzersizle İnsülin Hassasiyetini Artırmak ve Yaşlanmayı Yavaşlatmak

- Egzersiz, hücrelerin ömrünü uzatır.
- Uzun süreli yorucu egzersiz, dinlenme halindeki kalp atış hızını ve kan basıncını düşürür, kalp krizi ve felç riskini daha da azaltır.
- Yağlarınız “akıp gitmeyecek” olsa da egzersiz, özellikle tip 2 diyabet hastasıysanız, kilo verme programında hala değerlidir çünkü kas geliştirme insülin direncini azaltır. İnsülin direnci, unutmayın, karın yağınızın yağsız vücut kütlesine oranınızla bağlantılıdır. Karın yağının kas kütlesine oranı ne kadar yüksekse, insülin direnciniz de o kadar yüksek olur. Kas kütlenizi artırdıkça, insülin ihtiyaçlarınız azalacak ve kan dolaşımınızda daha az insülin bulunması, topladığınız yağ miktarını azaltacaktır.
- Tip 2 diyabette düzenli, yorucu egzersizin büyük bir yararı, daha önce belirtildiği gibi, kas kütlesini artırarak insülin direncinde uzun süreli bir azalma sağlayabilmesidir. Bu nedenle uzun süreli kas gelişimi, kan şekeri kontrolünü ve kilo kaybını kolaylaştırabilir. Ayrıca, kas kütlesinin karın yağına oranının artması insülin direncini azalttığı ve dolayısıyla insülin üretimi talebini azalttığı için beta hücresi tükenme oranını da azaltır.
- Kan şekerini düşüren ilaçlar almayan kişiler, egzersiz yaparak kan şekerindeki düşüşe tepki olarak genellikle insülin salgılarını "kapatabilirler". Ancak sülfonilüre hipoglisemik ilaçları veya enjekte edilen insülini aldıktan sonra kapatamazsınız. (Sülfonilüreleri ve benzeri ürünleri asla reçete etmememin sebeplerinden biri de budur.)
- Kan şekerinin yükseltilmesi için meyvelerin kullanılmasını önermiyorum çünkü meyvelerin kan şekerine etkisi iyi tahmin edilebilir değildir. Egzersiziniz saatlerce devam etmeyecekse, tahmin edilebilir sonuçlar istiyorsanız saf glikoz tabletiyle şekerinizi sabit tutun.

Syf.263
- Egzersiz programında olması gereken özellikler: ilerleyici olmasıdır, zaman geçtikçe yoğunluğu artırılabilmelidir.
- Egzersizler insülin direncini nasıl düşürür?
○ Vücudunuz bargereksinime alıştıkça, üzerine koyduğunuz streslere uyum sağlayacak ve glikozu kas hücrelerine daha verimli bir şekilde taşıyacaktır. Kas gücü ve kütlesi geliştikçe, bu hücrelerdeki glikoz taşıyıcılarının sayısı büyük ölçüde artacaktır. Glikoz taşıyıcıları ayrıca karaciğer de dahil olmak üzere kas dışındaki dokularda da çoğalır. Sonuç olarak, anaerobik egzersiz programınıza dahil edildiğinde, kendi (veya enjekte edilen) insülininizin glikoz taşıma ve karaciğer tarafından glikoz çıkışını baskılamadaki etkinliği önemli ölçüde artar.
- Egzersizlerin anaerobik olması çok önemli, bu da yüksek nabzı gerektirir.

Syf.271
- Kardiyovasküler egzersizin temel amacı, kalp atış hızı iyileşme sürenizi artırmak, yani kısaltmaktır. (Kardiyologlar artık kalp atış hızınız hedefinizden dinlenme hızınıza ne kadar hızlı yavaşlarsa, kalp zindeliğinizin o kadar iyi olduğuna inanıyor.) Asgari bir iyileşme testi, kalp atış hızınızı, durduktan sonraki 2 dakika içinde maksimum hızınızdan dakikada 42 atış yavaşlatmaktır.
- Egzersizi aniden durdurmak çok risklidir.

Ch.15 Ağızdan Alınan İnsülin Ürettiriciler, İnsülin-Mimetikler ve Diğer Seçenekler

Syf.276
- Üç tip ilaç var: vücudun insülin hassasiyetini artırmaya çalışan ilaçlar (insulin-sensitizing agents, ISAs, insülin gibi davranan maddeleri içeren ilaçlar (ancak yağ depolatmayan) (insülin mimetikler) ve pankreası daha fazla insülin üretmesi için uyaran ilaçlar (sülfonilüre etken maddeli olanlar).)
- Üçüncü grup ilaçlar, kan damarlarındaki gevşemeyi sağlayan potasyum kanallarını bozduğu için kullanılmamalıdır.
○ Sülfonilüre ilaçları, beta hücresi insülin üretimini bozmaya ek olarak, kan damarlarını gevşeten ATP'ye duyarlı potasyum kanallarını kapatarak kalpte ve başka yerlerde dolaşımı bozar. Kalp hastalığı ve kanserden ölümler de dahil olmak üzere tüm ölüm nedenlerini artırdıkları kanıtlanmıştır.
- İnsülin üretimi yeterli seviyede devam eden diyabetikler için ISA'lar yeterli olabilir. Az üretim yapan insülin direnci sahipleri için ISA'larla insülin mimetikler kombinlenebilir.
- Metformin bir ISA'dır. Kanser riskini azaltır ve açlık hormonu olan ghermin'ı baskılar. Ancak tüm metformin ilaçları aynı etkiyi göstermediği için Glucophage öneriliyor.
- Özetle, pankreası tetikleyen ilaçlar (sülfonilüreler ters etki yapıyor ve diyabetin mantıklı tedavisinde artık yeri yok.)
- ISA'lar kilo vermekte oldukça etkili olabilir ancak yavaş etki ettiği göz önüne alınarak kullanılmalıdır.
- Avandia ilacını artık yazmıyormuş çünkü daha yüksek kalp krizi riski getirdiği kanıtlanmış.
- Cycloset adlı ilacın insülin direncini nasıl azalttığı bilinmiyormuş. Bromocriptine etken maddesi Parkinson hastalığında kullanılıyormuş.

Syf.279
- R-Alfa lipoik asit (R-ALA) adlı maddenin vücutta insülin gibi davrandığı gösterilmiştir.
○ R-ALA vücudun biotin seviyesini indirdiğinden biotinle birlikte alınmalıdır.
○ Ancak etkisi insülinden daha azdır, insülinle birlikte çok etkili olabilmektedir.
○ Bu maddenin, insülinde var olan yağ depolama etkisi yok gibi görünüyormuş.
- Sabahları şekeri yüksek olanlara uzun sürede etki eden Glucophage (Glucophage XR akşam yatarken içmek üzere yazılıyormuş.
- ISA'lar kan şekerlerini düşürmede insülin mimetiklerinden çok daha etkilidir.)

görsel: git

- ISA'lar ve insülin mimetikler vücudun doğal şeker regülasyon sistemine müdahale etmediği için hipoglisemiye sebep olması uzak bir ihtimaldir. İnsülin üreten bir pankreas, bu ilaçların etkisiyle şeker düştüğünde insülin üretimini kesecektir. Ancak dışarıdan insülin enjekte edildiğinde vücut onu iptal edemeyeceğinden dolayı dikkatli olunmalıdır.
- ISA ve insülin mimetiklerin dezavantajları var. Yan etkiler, pahalı olmaları, metforminin B12 emilimini azaltması.
- Vitamin A (25000 IU düzeyinde) insülin direncini azaltıyor.
- Mg eksikliği IR'ye sebep oluyor. Böbrek sıkıntısı olmayanlarda takviye kullanılabilir.
- Çinko eksikliğinde leptin üretimi azalır (leptin açlık hissini ve kilo almayı baskılar) Ayrıca tiroid bezlerinin bozulmasına sebep olur.
- Vanadyum da şekeri düşürmekte etkili ancak zararlı etkileri de oldukça olasıdır.
Ch. 7 Küçük Sayılar Yasası

Syf. 130
- Amerikan Diyabet Derneği (ADA) öğün başına 84 gram khidrat yenmesini öneriyor. Öncelikle bu aşırı fazla. Bir gram karbonhidrat, 63 kiloluk bir insanın şekerini 5 puan yükseltir.
- Yüksek karbonhidratlı besinlerde, paketin üzerinde yazan khidrat vb. besin değerleri 'ye kadar hata payı hakkına yasal olarak sahiptir. 84 gramlık khidrat alımını etikete göre yapan birisi, +- 17 gram farklı miktarda karbonhidrat alır ve buna bağlı olarak şekeri 85 puan (mg/dl) beklediğinden deviasyon gösterebilir, bu kabul edilemez.
- Karbonhidratı çok az yemek bir çözüm değildir. Karbonhidrat doğası gereği şekeri hızla oynatır. Onun yerine protein almak, şekeri yine yükselten ancak bunu çok daha yavaş yaparak ilaç/insülinle daha kolay kontrol edilmesini sağlayan, üstelik karbonhidratarın aksine daha uzun süre tokluk hissi veren bir yöntemdir.
- Sonuç: Düşük (ve yavaş sindirilen, kaliteli) karbonhidrat alımı, küçük hata payları, kontrol edilmiş kan şekeri.

Syf. 132
- Deri altına enjekte edilen insülinin bir kısmı kana karışmadan yok edilir.
- Her 1 birim insülin, 63 kiloluk bir insanın şekerini 40 mg/dl indirir. Ancak insülinin kana karışıp etki etmesinde, )'luk bir belirsizlik mevcuttur. Bu nedenle, 20 birim insülin vuran birisinde 20*)*40=232 mg/dl kan şekerinde belirsizlik payı oluşur. Bu, şekerin tamamen kontrolsüz olmasıyla aynı şeydir.
- En hızlı etki eden insülinler, 20-30 dk sonra etki etmeye başlıyor. Bu bile yeterince hızlı değildir. Bu nedenle insülin zamanlamasının da dikkatle ayarlanması gerekir. Çünkü normal bir insanda tip 1 insülin etkisiyle, vücuda giren karbonhidratın etkisi çok hızlı bir şekilde dengelenerek kan şekeri stabil tutulur.
- Yapılan bir deneyde, diyabet olmayan birine 70 birim insülin yapılmış ve damardan glikoz verilerek şekerinin hızla düşmesi ve 90 mg/dl'de stabilize olması sağlanmıştır. İnsülin etiketlerinde 4-12 saat etkili denilmesine rağmen, bu hastanın şekeri ancak bir haftada kendiliğinden normal hale gelebilmiştir. Bu da göstermektedir ki, insülin dozunun miktarı, etki süresini değiştirmekte; yüksek dozlar daha hızlı çalışmaya başlayıp daha uzun süreli etki etmektedir.

Syf. 134
- Küçük Sayılar Yasasına uymak için karbonhidrat yediğinizde sadece küçük miktarlarda yavaş etkili karbonhidrat yemek ve hızlı etkili karbonhidrat yememek gerekir. En yavaş etkili karbonhidrat bile bu kitapta önerilenden daha fazla tüketilirse enjekte edilen veya faz II insülini geride bırakabilir. Az miktarda yavaş etkili karbonhidrat yerseniz, çok küçük bir tokluk kan şekeri artışı ya da hiç artmaması mümkündür. Yavaş etkili karbonhidrat miktarını iki katına çıkarırsanız, kan şekerindeki potansiyel artışı iki katından fazlasına çıkaracaksınız (ve yüksek kan şekerinin daha da yüksek kan şekerine yol açtığını unutmayın). Yavaş etkili karbonhidratla tıka basa doyarsanız, daha az miktarda hızlı etkili karbonhidrat kadar hızlı çalışır ve kendinizi doldurulmuş hissederseniz, onu Çin restoranı etkisi ile birleştirirsiniz.

Ch.8 Tedavi Planı Hazırlama

Syf. 137
- 4 temel tedavi şekli vardır.
○ Seviye 1: Diyet (ve uygun kilo kaybı)
○ Seviye 2: Diyet (ve uygun kilo kaybı) artı egzersiz
○ Seviye 3: Diyet (ve uygun kilo kaybı) artı egzersiz artı oral bir insülin duyarlılaştırıcı veya insülin-mimetik ajan
○ Seviye 4: Diyet (ve uygun kilo kaybı) artı egzersiz artı oral bir ajanla veya oral ajan olmadan insülin enjeksiyonları
- Normal şeker aralığı, obez olmayan sağlıklı insanlarda 75-90 arasıdır. Ancak esas değer 83'tür.
- Normal HgA1C aralığı, obez olmayan sağlıklı insanlarda 4,2-4,6 arasıdır.

○ ADA'nın önerisi 6'nın altında olması ve 7'yi geçmediği sürece müdahale etmemek :)
○ "İdeal olarak, bu, yemeklerden önce 90 ila 130 mg/dl arasındaki ve yemek başladıktan iki saat sonra 180'den az, glikolize hemoglobin seviyesi yüzde 7'den az olan seviyeler anlamına gelir." :))
Syf. 143
- HgA1C nin kan şekerine dönüşüm formülü: 35,6 * HgA1C - 77,3 = kan şekeri
- 60 ve 70 seviyeleri iyi değil, önlem almak (yanında şeker taşımak) gerekir.

Ch.9 Temel Besin Grupları

Syf. 152
- Protein sindiriminde ortaya çıkan fosfatın vücuttan atılabilmesi için kalsiyum gerekiyor. Eğer kalsiyum içeren süt ürünlerini yemiyorsak, kalsiyum takviyesi almamız lazım. Bu sayede kemiklerimizdeki kalsiyumun azalması yavaşlar veya durur.
- Hayvansal protein kaynağı olan besinlerin ağırlıkça 'si proteindir. Bu yüzde proteinin ancak 6'sı gerekmesi halinde glikoza dönüştürülebilir (Toplam ağırlığın %7,2'si.)
○ Karbonhidrat ve yağlar, proteine çevrilemez.
- İki çalışma, yüksek karbonhidratlı bir diyetin parçası olarak tüketildiğinde diyet yağının vücut yağına dönüştürüldüğünü gösterdi. Düşük karbonhidratlı bir diyetin parçası olarak tüketilen yağ metabolize edilir ve yakılır.
- Toplam vücut yağının yağsız vücut kütlesine oranı ne kadar yüksekse, insüline o kadar az duyarlı olma eğiliminde olursunuz.
- Yağ profili normal değerleri:
○ LDL—"kötü" kolesterol—53 (100'ün altı normal kabul edilir)
○ HDL—“iyi” kolesterol—123 (39'un üstü normal kabul edilir)
○ Trigliseritler—45 (150'nin altı normal kabul edilir)
○ Lipoprotein(a)— gözlemlenemiyor (10'un altı normal kabul edilir)

Syf. 159
- Esansiyel amino asitler ve esansiyel yağ asitleri vardır, ancak esansiyel karbonhidrat diye bir şey yoktur. (esansiyel = temel; vücutta üretilemeyip dışarıdan alınması şart olan)
- ADA (Amerikan Diyabet Derneği), ekmeğin sofra şekeri kadar hızlı hareket eden bir karbonhidrat olduğunu resmen kabul etti. Ancak ekmek yemeye karşı bir tavsiyede bulunmak yerine sofra şekerinin bu nedenle iyi olduğunu ve diğer karbonhidratlarla “değiştirilebileceğini” açıklamıştır.
- Karbonhidrat krizine giren insanların bu sorunu genetik bir miras aldıklarına ikna oldum. Bir dereceye kadar, hepimizin karbonhidrat için doğal bir açlıı mevcut - bu bizi iyi hissettiriyor. İnsanlar karbonhidratları ne kadar fazla yerse, çok egzersiz yapsalar bile o kadar fazla obez olurlar. Ancak bazı insanlar, açlıkla bağdaşmayan, doğal, karşı konulamaz bir karbonhidrat arzusuna sahiptir. Bu insanlar büyük ihtimalle karbonhidrat aşermesine karşı genetik bir yatkınlığa ve ayrıca insülin direnci ve diyabete karşı genetik bir yatkınlığa sahiptir. (bkz: “Tutumlu Genotip”) Bu tür gıdaları diyetten çıkararak ve düşük karbonhidratlı bir diyete başlayarak bu aşerme birçok kişi için azaltılabilir.
- Meyvelerin hiçbiri düşük karbonhidrat diyetine uygun değildir.
- Hipoglisemi sorununun kendisi düzeltilmek nispeten basit bir meseledir - sadece biraz glikoz alırsınız ve kan şekeriniz yükselir. Ancak bu, sizi kan şekerinizin sorunlara neden olabilecek bir tür dengesizliğe sokar. Hipo ve hiperglisemiden (yüksek kan şekeri) tamamen kaçınmak, mümkünse en iyisidir.

Ch.10 Tüm Diyabet Hastalarının Tedavisi İçin Gerekli Diyet Yönergeleri
- Sonraki birkaç sayfa, bu kitabın sizin için okuması ve kabullenmesi en zor sayfaları olabilir - aynı zamanda en önemlilerinden. Kan şekerinizi normalleştirecekseniz, diyetinizden kısıtlamanız veya çıkarmanız gereken yiyecekleri anlatmaktadır. En sevdiğiniz yiyeceklerden bazılarını kesinlikle yenmeyecekler listemizde görebilirsiniz, ancak okumayı bırakmadan önce birkaç önemli şeyi aklınızda bulundurun. İlk olarak, bu bölümün sonuna doğru güvenle yiyebileceğiniz yiyecekleri de göreceksiniz. İkincisi, belirli yiyecekleri ortadan kaldırmanız gerekecek olsa da, gerçekten şekersiz ve düşük karbonhidratlı alternatifler var.
- Hastalar sıklıkla "İlaçları alıp istediğimi yesem olmaz mı" diye sorarlar. İlk bakışta mantıklı görünse de pratikte işe yaramamaktadır (çünkü bkz: küçük sayılar yasası)
- Yeme düzeninde yapılacak en temel değişiklikler:
○ Hızlı etki eden TÜM karbonhidratları bırakmak
○ Toplam karbonhidrat alımını, vücuda enjekte edilen ya da vücudun faz 2 insüliniyle baş edebileceği düzeye çekmek. Bu sayede pankreası yormamış ve burn-out durumunu yavaşlatmış veya geriye döndürmüş oluruz.
○ Doygunluk hissi gelince (tıka basa doyunca değil) yemeyi bırakmak.
○ Karbonhidrat ve protein alımını günden güne tutarlı devam ettirmek.
- Saf kepek çok yavaş sindirilir, bu nedenle güvenli

Syf.179
* ASLA YENMEYECEKLER LİSTESİ:
- Toz Tatlandırıcılar
○ Saf stevia, sakkarin, siklamat, aspartam tabletleri iyidir.
- Diyet Meşrubatlar (0 karbonhidrat olma şartıyla istisna)
- Bal ve Fruktoz
- Tatlı ve Pastalar (nasıl olur bilmem ama etiketinde 0 karbonhidrat yazıyorsa o istisna)
- Ekmek ve Krakerler (arpa, kaşa, yulaf, sorgum ve kinoadan yapılanlar DAHİL.)
- Pilav ve Makarnalar
○ Kahverengi pirinç beyaz olanından daha hızlı sindirilir ve emilir, şekeri daha hızlı yükseltir.)
- Mısır Gevrekleri
- Abur Cubur ve Kuruyemişler
- Süt ve Süzme Peynir
○ Bilinenin aksine, süt kremalarında çok az karbonhidrat vardır. Toz olanlarında ise çoktur.
- Meyve ve meyve suyu
- Bazı sebzeler: Pancar, mısır, havuç, DOMATES, PATATES, SOĞAN.
- Hazır çorbalar
YENİLEBİLECEKLER LİSTESİ
- Yukarıda geçmeyen tüm sebzeler: kuşkonmaz, avokado, brokoli, brüksel lahanası, lahana ve lahana turşusu, karnabahar, patlıcan, soğan (az miktarda), biber (sarı renkli olanlar hariç), mantar, ıspanak, çalı fasulyesi, yaz kabağı ve kabak. Genel bir kural olarak, 2/3 su bardağı tam pişmiş sebze, ½ su bardağı doğranmış veya dilimlenmiş pişmiş sebze, ¼ su bardağı pişmiş sebze püresi veya 1 su bardağı karışık salata, kan şekerini yaklaşık 6 gram karbonhidrat içeriyormuş gibi etkiler.
- Et, Balık, Kümes Hayvanları, Deniz Ürünleri ve Yumurtalar
- Pastırma, Sosis, Hamburger, Balık, Tavuk ve Biftek için Tofu ve Soya Fasulyesi Muadilleri
- Bazı Hazır ve Evde Yapılan Çorbalar
○ Sebzesiz pişirilen ev yapımı çorbalar, konsantre oldukları takdirde çok lezzetli hale getirilebilir. Bunu, alışılmış prosedürde olduğu gibi tüm tencereyi suyla doldurmak yerine, pişirme sırasında eti veya tavuğu suyla çok az kaplayarak yapabilirsiniz. Alternatif olarak, daha konsantre, lezzetli bir çorba elde etmek için suyun buharlaşmasına izin verin. Lezzeti arttırmak için hepsi ihmal edilebilir miktarda karbonhidrat içeren otlar ve baharatlar da kullanabilirsiniz. (Bu bölümün ilerleyen kısımlarında yer alan “Hardal, Biber, Tuz, Baharatlar ve Otlar” konusuna bakın.)
- Peynir, Tereyağı, Margarin ve Krema
○ Tecrübelerime göre ne tereyağı ne de margarin kan şekerinizi önemli ölçüde etkilemez ve onlarla birlikte çok fazla karbonhidrat tüketmiyorsanız, ağırlık söz konusu olduğunda bir sorun olmamalıdır. Margarin ve çoğu bitkisel yağ, artık kalp için sağlıksız kabul edilen trans yağ asitleri içerir. Tereyağı artık “sağlıklı” bir yağdır. Organik hindistancevizi yağı, yemek pişirmek ve salatalar için belki de en sağlıklı yağdır.
○ Bir yemek kaşığı krema sadece 0,5 gram karbonhidrat içerir - kan şekerini 20 mg/dl yükseltmek için 8 yemek kaşığı gerekir.
○ Cheese Puff Tarifi:
- Marketten biraz dondurucu kağıdı alın - mumlu kağıt değil. (Freeze paper, bi yanı parlak bi yanı mat) Bir parça (cheddar, kaşarla denenebilir) bir parça dondurucu kağıdın parlak tarafına koyun ve mikrodalga fırınınızın ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak 1-2 dakika mikrodalgaya koyun. Peynir köpürecek ve oldukça güzel kabaracaktır, ancak kağıttan çıkarmaya çalışmadan önce biraz soğumasını bekleyin. Mikrodalgada yan yana iki dilim birlikte eriyerek duble peynirli puf yapacaktır. Bunlardan ikisi bir sandviç için uygundur. Birine mayonez, diğerine hardal, arasına jambon veya hindi ve peynirle yenilebilir. Kahvaltıda kızarmış ekmek yerine peynirli puflar da kullanılabilir.
- Yoğurt
- Soya Fasulyesi Unu
- Kepekli Krakerler
○ GG Scandinavian Bran Crispbread
○ Wasa Crisp’n Light 7 Grain crackerbread
§ Bunları kaseye kırıp içine sulandırılmış krema yapılarak kahvaltılık gevrek muadili yapılabilir.
§ Üzerine krem peynir sürülebiilr.
Tiroid hapları kullanıyorsanız, kepek ürünlerini veya 1 ons soya ürünlerini yedikten sonraki 2 saat içinde almayın. Kepek ve soya, tiroid hormonlarını bağlayabilir ve böylece emilimini önleyebilir.
- Hardal, Biber, Tuz, Baharat ve Otlar
- Düşük Karbonhidratlı Salata Sosları
- Kahve, Çay, Maden Suyu, Diyet Meşrubat

Syf.194
- Yazar, düşük karbonhidratlı diyetleri takip eden çok zayıf hastalara günde 112 gram zeytinyağı şeklinde 900 ekstra kalori vererek kilo aldırmanın imkansız olduğunu deneyerek öğrenmiş.
- Karbonhidrat düşük olduğunda yağın metabolize olduğunu, depolanmadığı gösterilmiş.
- Yüksek dozlarda C vitamini aslında kan şekerini yükseltebilir ve hatta sinir fonksiyonlarını bozabilir (günde 200 mg'ı aşan B-6 vitamini dozları gibi.
- E Vitamininin, yüksek kan şekerlerinin (vücudun proteinlerinin glikozilasyonu) yıkıcı etkilerinden birini, doza bağlı bir şekilde, günde 1.200 IU'ya kadar azalttığı; son zamanlarda ise insülin direncini düşürdüğü gösterilmiştir. Gıdalardan esansiyel gama tokoferolün emilimini engelleyebilen yaygın alfa tokoferol değil, gama tokoferol veya karışık tokoferoller olarak bilinen E vitamini formlarını kullandığınızdan emin olun.)
- Salatalar, kepek krakerleri ve soya fasulyesi ürünlerinde olduğu gibi yemeklerin lif içeriğini artırmak, daha yumuşak ve daha sık dışkıya neden olabilir. Daha fazla diyet proteini, daha az sıklıkta ve daha sert dışkılara neden olabilir.
Dr. Richard bernstein'in diyabet üzerine yazdığı bir kılavuz kitap. Şeker hastalarında şeker kontrolüne ve bu eksendeki birçok konuda temel bilgiler paylaşılıyor. kitabın çıkardığım özetini burada paylaşıyorum. belki birine faydası olur.

Ch.1 Diyabet: Temel Bilgiler
syf.55
- Yüksek kan şekeri olan kişiler osteoporoz (kırılgan kemikler) olma eğilimindedir. Sıkı bir cilde sahip olma eğilimindedirler, eklemlerinde iltihaplanma ve gerginliğe sahip olma eğilimindedirler, beyin de dahil olmak üzere vücutlarının her bölümünü etkileyen, kısa süreli hafıza bozukluğu ve hatta depresyon ile birlikte birçok başka komplikasyona sahip olma eğilimindedirler.

Syf.61
- İnsülin direncine karaciğeri besleyen damarlardaki kanda fazla miktarda trigliserit (yağ) bulunması da sebep oluyormuş. Ancak, burada bahsedilen trigliseridin sebebi yediğimiz yağlar değilmiş. Bu trigliseritler karbonhidratlardan üretiliyormuş.

Syf.65
- İnsülin, diyabetik olmayanlarda hücrelere glikoz -yakıt- alım aracı olarak hareket eder. Bunu, hücreler içindeki glikoz “taşıyıcılarının” hareketini aktive ederek yapar. Bu özel protein molekülleri, hücrenin sitoplazmasından ve dış yüzeylerinden çıkarak kandaki glikozu alır ve hücrenin içine getirir. Hücrelerin içine girdikten sonra, enerji gerektiren işlevlere güç sağlamak için glikoz kullanılabilir. İnsülin olmadan hücreler, yalnızca çok az miktarda glikoz emebilir, o davücuda yeterli olmaz.

syf.68
- İnsülin direnci, vücut yağ/kas oranı arttıkça artan bir şeymiş.
- Beta hücrelerinin tükenmesine hem hücrelerin aşırı aktivitesi hem de yüksek glikoz seviyelerinin toksisitesi neden olabilir.

Syf.75
- HbA1C'nin normal değerleri, 4,2 ile 4,6 arasıdır. Bu da 72 ile 86 arası kan şekerine denk geliyor.
- 4,9'un üzerindeki her 1 artış, ölüm riskinde ( artışa sebep oluyor. (bir araştırma)
- Yüksek dozlarda C ve E vitaminleri yanıltıcı bir düşüşe neden olabilir ve düşük tiroid hormon seviyeleri kan şekerini yükseltmeden artışa neden olabilir.
- 28,4*A1C-46,7=kan şekeri.

Syf. 79
- Trombotik risk profili diye bir şeyden bahsediyor. Fibrinojen, C-reaktif protein ve lipoprotein(a) seviyelerine bakılıyormuş. Şekeri olan insanlarda pıhtılaşma veya damar tıkanmalarıyla ilişkilendiriliyormuş. Bu profil, insanlardaki kalp krizi riskini iyi/kötü kolesterol oranlarına nazaran daha doğru bir şekilde gösteriyormuş.
- Demir eksikliği kadar fazlası da tehlikeli. İkisi de kolayca tedavi edilebiliyor.

Syf. 83
- Şekerin çok hızlı düzeltilmesi retinada kanamaya sebep olur. Insülin benzeri Büyüme hormonu (IGF) bu hastalığa öncülük eder. Bu semptom gösterenlerin IGF seviyeleri kontrol edilmeli ve eğer yükselme varsa şeker daha yavaş bir hızla düşürülmelidir.
- R-R aralığı testi diye bir şey varmış. Şeker hastalığının ilerlemesi veya düzelmesi hakkında önemli ipucu veriyor. Kalp ritmindeki değişimi ölçen önemli bir test.
- Osilometreyle yapılan bir test varmış o da önemliymiş.
- A1C testi AB'de 65 dolarmış.

Syf. 90
- Yiyecekleri test etmek için Diastix diye bir alet varmış.
- Bu sayfalarda gerekli olabilecek her malzeme listelenmiş.

Syf. 93
- Ölçüm cihazının pilleri dondurucuda saklanmalıymış.
- Kitabın yazıldığı esnada en doğru ölçüm yapan alet HemoCue imiş. (Baktım internetten TR'de yok gibi.
- İshale karşı en etkili ilaç Lomotil'miş.
- Saf stevianın şekere etkisi yokmuş.

Ch 4 Şekeri Ne Zaman Nasıl Ölçmeliyiz

Syf. 100
- 200'ün üstündeki şekeri tutarlı bir şekilde doğru ölçen alet yoktur.
- Parmak ucu dışındaki alanlardan şeker ölçümü yapan aletler varmış ama yanlış ölçüyorlarmış.
- Şekeri ölçmeden önce alkolle silmek parmakta yara oluşumunu tetiklediği için önerilmiyor.
○ Eğer elini yıkayamayacak durumdaysak parmağı iyice somurup peçeteyle silmek de iş görüyormuş.
- Yaygın bilinenin aksine, şeker ölçmek için en iyi alan parmağın arka kısımlarıymış. (görsel: git )
- Parmaktan kan çıksın diye sürekli bastırmaktansa, ritmik bir şekilde bastırıp bastırıp çekmek daha iyiymiş. Ayrıca tüm parmakların kullanılması daha iyi oluyormuş, birbirinden farkı yok diyor.
- Günde 250 mg'den fazla C vitamini alan birisinin şeker ölçümü gerçektekinden düşük çıkıyormuş.

Syf. 106
- Şeker ne zamanlarda ölçülmeli?
○ Sabah kalkar kalkmaz
○ Kahvaltıdan hemen önce
○ Her hızlı-etkili-insülin vurduktan 5 saat sonra
○ Yemek ve atıştırmalardan 2'şer saat sonra
○ Yatmadan hemen önce
○ Egzersiz vb. işlerden önce ve sonra
- Şekerin normalden düşük veya yüksek olduğunu hissettiğiniz zamanlar

Ch. 6 Kan Şekerini Etkileyen Diyabete Özgü Olaylar

Syf. 117
- Diyabetiklerde faz I insülin yanıtının azalması veya olmaması için olası ancak kanıtlanmamış bir açıklama, beta hücrelerinin hala insülin üretme yeteneğine sahip olmaları, ancak onu depolayamamasıdır. Bu modelde, insülin üretildiği anda hemen salınacaktır. Bu insülini depolayamama, çok erken tip 2 diyabette kan şekeri zaten düşük olduğunda sıklıkla ortaya çıkan uygunsuz insülin salınımını da açıklayabilir. Bu tür kişiler, aynı gün içinde hem çok yüksek hem de çok düşük kan şekerleri yaşayabilir - ilaçsız bile. Alternatif bir açıklama, beta hücrelerinin kan şekerindeki değişikliklere duyarlılığının azalması ve bu nedenle bu değişikliklere yetersiz yanıt vermeleridir.
- Akşam yatarken düşük olan kan şekeri sabah kalktığınızda yükselmiş olabilir. Olası 3 yaygın sebep vardır: Şafak fenomeni, glukoneojenez ve gastroparezis (mide felci).
- Şafak fenomeninin mekaniği henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, araştırmalar karaciğerin sabahın erken saatlerinde günün diğer saatlerine göre daha fazla dolaşan insülini etkisiz hale getirdiğini gösteriyor. İnsülini kendiniz yapmış veya enjekte etmiş olmanız fark etmez. Glikoneojenezi önlemek için dolaşımdaki yetersiz insülin ile sabahları kan şekerleriniz yatmadan önce olduğundan daha yüksek olabilir. Bu, diyabetik olmayanlar için bir sorun değildir, çünkü tamamen işlevsel pankreas beta hücrelerine sahip bir vücut daha fazla insülin üretecektir.

Syf. 120
- Stresin kan şekeriyle direkt olarak bir yükseltme şeklinde ilişkisi gözlemlenmemiştir. Ancak uzun süreli stre halleri, dolaylı olarak (sindirim sorunları, sorumsuz yemey sebep olma) şekeri etkileyebilir.
- Adrenalin salınımı, doktorun kendisinde 75-100 puan kan şekeri artışına sebep oluyormuş.
- Tip 1'de bu şekildeki artış, Tip 2'ye göre daha fazla oluyor.
- Genel anestezi şeker artışına sebep olur.
- İnsülin direncinin en az 5 tane sebebi vardır:
○ Genetik miras,
○ Susuzluk,
○ Enfeksiyon,
○ Obezite,
○ Yüksek kan şekeri.
- Çin Restoranı Etkisi: Bağırsakların giriş kısmı, gerildikleri zaman incretin hormonu salgılar. Bu hormon, pankreası insülin üretimi için tetikler. Kişi fazla miktarda tıka basa yediği zaman, bu bölgedeki gerilme fazla olur ve pankreas yüksek miktarda salgılama yapar. Ancak insülin şekeri aşırı düşürebileceği için aynı zamanda ters çalışan glukagonu da salgılar. Tip-1 hastalarda insülin üretimi olmasa dahi, glukagon salgılanır. Bu durum glukoneojenez ve glukojenolize sebep olarak kan şekerini oldukça yüksek miktarda yükseltir. Ayrıca pankreasbeta hücreleri amilin denilen bir hormon salgılar. Bu hormon glukagonun çalışmasını azaltır ve beyne tokluk hissini verir. Beta hücrelerin azalmasıyla, diyabet hastaları yeterli amilin üretemez ve aşırı yeme sonrasında devam eden açlık oluşur.

Syf. 124
- Balayı Periyodu: Tip 1'de şeker roller-coaster gibi hareket eder. İnsülin tedavisine başlandıktan sonra, kısa bir süre sonra ciddi oranda iyileşme görülür, üstelik insülin kullanımı bırakılsa bile kan şekeri normal seyrinde gider. Bu durum aylar hatta yıllarca sürebilir ama eninde sonunda geriye döner.
- Artık yüksek kan şekeri seviyelerinin beta hücreleri için toksik olduğuna inanılıyor. Yüksek karbonhidratlı bir yemekten sonra kısa bir kan şekeri artışı bile küçük bir zarar verebilir. Zamanla oluşan kümülatif etki onları tamamen yok edebilir.
- "Tanı anından beri tedavi ettiğim tip 1 diyabet hastalarının önemli bir kısmıyla ilgili deneyimime dayanarak, balayı periyodunun süresiz olarak uzatılabileceğine ikna oldum. İşin püf noktası pankreasa yardımcı olmak ve onu mümkün olduğunca yormamaktır. Küçük dozlarda enjekte edilen insülinin titiz kullanımı ve çok düşük karbonhidratlı bir diyet ile pankreasın kalan kapasitesinin korunabileceğine inanıyorum."
- Erkeklerde düşük, kadınlarda yüksek testosteron oranları insülin direncine sebep olur. Erkeklerdeki düşük testosteron belirtileri:
○ Büyük göğüs,
○ Aşırı yememeye rağmen oluşan göbek
○ Şekeri kontrol altında tutmak için yüksek miktarlarda (günde 65 birim ve üzeri) insülin ihtiyacı
- Bazı enfeksiyonlar insülin direncine sebep olur.
- Soğuk algınlığı için Sambucus lozenges (mürver ağacından elde edilen bir ekstrakt) tavsiye ediliyor.
- Dişler, şeker yüksekliğinin olası süphelilerindendir. İlk olarak, herhangi bir enfeksiyon belirtisi olup olmadığını görmek için diş etlerinize bakın - örneğin kızarıklık, şişme, baskıya karşı hassasiyet. 30 saniye boyunca ağzınıza kırılmış buzlu biraz su koyun. Bir diş ağrıyorsa, enfeksiyondan şüphelenmelisiniz.
- Periodontist, diş eti enfeksiyonlarını tedavi eder, onlardan randevu almalıymışız.