dünya sözlük

1 /
Belki eksileneceğim,
Ara ara gelip gidiyorum. Ama bazılarının tavırları yüzünden insanlar soğudu bu sözlükten ve hala soğuyor.
Bugün eski yazarların eski tanımlarını okudum. Ne güzel yazmışlar. Boş siyaset bile yapmamışlar altlarını doldurmuşlar. Bugün bu sözlükte yazılanlar o zamanlar yazıldığında baya eksiler almış Bugün o tarz entrylerin farklı versiyonları ebe'de.
Şimdi gelelim benim derdime, anladım. İlla entellektuel tanım girilsin demiyorum. Haddim de değil. Açılan başlıklar neden hep kadınlar üzerinden, hadi açtınız o başlığı bir de yazıyorsunuz. Altına yazılanlardan da en hafif tabiriyle iğrenç. Bakıyorum hep aynı yazarlar bu başlıklara yazıp aralarında geyik döndürüyor. Çok meraklıysanız kurun bir watsapp grubu aranızda yapın muhabbetinizi. Orada konusun bütün sevgilileri ile aynı masada olan kızı. Sosyal medya'da zaten yeterince görüyoruz böyle saçma sapan şeyleri burada da görmek zorunda değiliz. Aynı fikirde olmayacaksınız.
Lütfen normal hayatta bir kadının yanında yapamayacağınız muhabbeti burada da yapmayın.
Bir başka konu da evlilik meselesi, tamam önemli dinin yarısı eyvallah bende öyle düşünüyorum. Herşeyin vakti var. Herkes değer görmek sevilip sayılmak ister. Lakin burada o bile fazla ayda bir yaz derdini. Hergün hergün zorunda mıyız? (Bu arada herkese Allah hayırlı kısmet versin. ) Biraz dilim emir verir gibi kimseye ne yapacağını söylemek haddim değil.
Diyeceğim şey şu ki mutsuzluklarınız üzerinden kadınları metalaştırmayın. Daha itici oluyorsunuz.
Hayatta kadın erkek ilişkilerinden başka şeyler de var. Bunları keşfedin. Mutsuzluğa mutsuzluk katmayin.

Sol frame’i fenalık getiriyor bazen.

Allah aşkına artık 4 kadınlı bir şey yazmayın sayın yazarlar lütfen...

Vallahi aşktan meşkten sevgiden sadakatten evlilikten soğutuyorsunuz insanları.

Dünyanın bir yerlerinde güce ve paraya tapan insanlar var mı, evet!
Birileri aç gözlü mü, evet!
Birileri servet avcısı mı, evet!

Ama rızkımızı kapatan yolumuzu tıkayan bunlar değil.
Şahsen ben öyle çekici bir kadın değilim. Dolayısıyla herhangi bir erkek bana ilgi duymuyor. Bakın bu kadar.

Kim kime atlamış kim kimin hakkını gasp etmiş bırakın artık lütfen.
Sanırsın birileri Çemberlitaş’ın ortasında define aramak için kazma sallıyor toprağa. Kimse kimsenin nasibini alamaz lan, yeter!
net aleminde bunca mecra var iken, burada olmanın bir manası olsa gerektir. çalıştığınız platformlarda sanki muhataplarınızın hepsinin sevdiğiniz insanlarda oluşamayacağı gerçeği ortada dururken, burada tanımına rastladığınız ve o tanım dolayısıyla uyuz olduğunuz kişilerin çetelesini hayatınızın diğer yanlarındaki muhatibiyetlerinizde arayınız. buradaki mahal-le samimiyetini hiç karşılaşmadığınız , görmediğiniz insanların bile sevebileceğinizi anlayın ve sadece tanımlarına dikkat kesilin o kadar. eğer sence mesajlaşacak liyakatte ise tanış olur ve mesajlaşırsınız . kimsenin kimseden umacağı bir durum olmadığından bence akışa bırakıp bu sözlükte olduğunuz anın keyfini çıkarın .
bi kangal gibi yıkıcı değil.
bi pitbul gibi parçalayıcı değil.
anca bi pug falan işte.
süslümanların iktidar döneminde buraların dolup taşması gerekirdi.
kendimce tanım sayısı bakmak için yöntem uydurduğum sözlük.

şöyle ki, en son yazılan tanımı açıyorum: git tarihi şimdi.
7163103 rakamını 1000 eksiterek linki değiştirip giriyorum. git tarih 12 eylül sabah 9. demek ki sözlükte 1000 tanım yazılma süresi 1 hafta. günde 150 tanım falan yazılıyor.
İçinde kıymetli dostları, güzel insanları, hatıraları barındıran bir platform. İç dökme mekanı. İnteraktif sözlükten öte. Bir semt. Bir ufak mahalle. Evet metropol değil. Lakin sıcak, sımsıcak. Geçmişten izler de barındırıyor. Gidip gelmeler oluyor. Ara ara boşluklar. Es vermeler. Öncelikle istisnasız tüm kullanıcılarına sağlık ve afiyet dilerim. Şahsıma gelirsem: Sözlüğü bırakmak değil benimkisi. Sadece ve sadece yoğun bir tempoya girdi işlerim. Eskisi kadar zaman ayıramamak diyebiliriz. Sözlük kavram olarak benim için bir hastalık. 2004 senesinde kaptım bu virüsü. Ekşi, birebir sözlük, uludağ, ihl, cogito ve son durak dünya. Dünya bana göre (benim adıma) yukarda da belirttiğim üzere mahalle, semt, ilçe kütüphanesi. zaman zaman kıraathane. zaman zaman da bir cafe. Nefes alıyorum. Kafamı boşaltıyorum. Bir şeyler öğreniyorum. Okurken gülüyorum. Zaman zaman da öğrendiğim, ilginç bulduğum bazı anektodları paylaştığım bir alan olarak kullanıyorum. Okuyorum gülüyorum, öğreniyorum. Bazen de yuh be diyerek bu kadar da olmaz ama diyerek sinirleniyorum (nadir de olsa). Kapısına kilit vurulmadigi güne kadar da ( ve tabi bunamadığım ana kadar paylasim yapmaya devam ederim.) Ama şunu da belirtmek de yarar mevcut. Bırakmak değil benimkisi sadece eskisi gibi zaman ayıramamak demek bu sefer ki ara vermem. Yani nokta değil bir virgül. Bugün pazar vaktim de var dolasayim sayfalarında elleşmen.