Eldiven kullanmayı bilmeyen çalışanlar

1 /
Çoğu çalışan gibi işini yapmış olmak için yapan insan tipidir. Sorulduğunda göstermek üzere takar ya da taşır o eldivenleri. Ne amaçla kullandığına dair hiçbir fikri yoktur. Bütün gün ya da daha kötüsü günlerdir kullandığı eldivenin hiçbir amaca hizmet etmediğin farkında değildir veya daha kötüsü farkındadır ama umurunda değildir. Çok sakıncalı bir durum meydana getirir.
türkiye'de sayıları bir hayli fazla olan çalışanlardır.

özellikle gıda sektöründe bu alışkanlığın bir türlü edinilmemiş olması sinirlerimi bozuyor. konusu geçtiğinde genelde "eldivenler de temiz değil" argümanı öne çıkar. lafı dolandırmadan açık konuşacak olursam neyin daha temiz olduğu umrumda değil, o kadar hijyen takıntılı olsam dışardan yemem zaten. ama psikolojik olarak görmek istemiyorum tanımadığım birine ait elin yiyeceğim gıdaya dokunmasını. evde yapılan yemeklerde buna itiraz etmem ancak lokantalarda, seyyar tezgahlarda bu işin belli bir otomasyonu olsun artık.
Çalışırken plastik eldiven kullanmak demek "eldivenin içinin su gibi olması" demektir. O eldiven eninde- sonunda bir mamulun üzerinde patlayacak ya da delinecek. Eldivensiz çalışılan ve tamamen doğal olan ev üretimi, katkısız gıdaları tercih etmek gerek. Kanserden ve tekelleşmeden korunmak için.

Ama öyle bir kadın yetiştirdi ki sistem. Tam kapitalizmin pazarı. "Ben yemek yapmayı, bulaşık yıkamayı bilmem" demeyi marifet sayıyor insanlar.
Bir arkadaşım vardı, kulakları çınlasın.

"Şundan avrat olur mu la, şundan!" derdi.

Salçanı, konserveni, yoğurdunu, peynirini, çökeleğini, kurutmalığını, evde yaparsan; bütçeni zincir marketlere aktarmaktan, aileni de kanser olmaktan kurtarmış olursun. Vicdanını dinle.
Eldiven el değildir. Eldiven üstünde mikrop barındırmayan büyülü bir katman hiç değildir. Eldivenle ya hep temiz ürüne dokunulur, ya da hep kirliye dokunulur. Mümkün olduğunca sık da değiştirilmelidir. İşlevini görmeye devam etmesi için, en geç saatte bir değişmelidir.

Bunları kimse yapmıyor, amenna. Gelsin anekdot:

Çok sevilen bir avm'nin lavabosundayım. Temizleyen abla geldi. elleri eldivenli ancak sabahtan beri aynı eldiven ile yaşadığı aşikar, yırtık pırtık. Çöpü boşalttı. kolay dökülmeyenleri eliyle aldı attı. İzliyorum. Aynı eldivenli elleri ile temiz kağıt havluyu aldı yerine taktı.

Yani temiz havlu dediğimiz şeyler aslında çöplük esanslı. hastalıklar nasıl mı yayılıyordu?