engin geçtan

1 /
Türk psikiyatri profesörü, psikoterapist ve yazar Engin Geçtan, 12 Ocak 1932’de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini İzmir’de tamamladı. 1956'da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra uzmanlık eğitimi için ABD'ye gidip New York ve Columbia üniversitelerinde öğrenim gördü. Bu süreçte genel psikoloji, dinamik psikiyatri, çocuk psikolojisi ve nöroloji alanlarında çalışmalar yaptı. 1968'de doçent, 1974'te profesör oldu. ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyesi olarak çalıştı.

Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan, 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan ve kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından, (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası, Metis) psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. 1999-2001 yılları arasında Timuçin Oral ile birlikte 'dünya hali' ismi ile radyo programcılığı yaptı.

Dersaadet'te Dans, Bir Günlük Yerim Kaldı İster misiniz?, Kırmızı Kitap ve Kızarmış Palamutun Kokusu romanlarına 2004 yılında Tren'i de ekledi. Kırk yıllık bir deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getiren Kimbilir? ve Hayat adlı kitapları yayımlandı.

Prof. Dr. Engin Geçtan, 21 Şubat 2018 günü 86 yaşında* hayatını kaybetti.

Alıntıdır.
Akşam yayında okuyacağım yazıdır kendisi. Tam 9'da.
dedemle aynı yol doğmuş muhterem profesör.
dedemle aynı yıl doğmuş diye üstüne basıyorum; dedem kuvvetli bir çocukluk travmasının ta kendisidir. akranı muhterem psikoterapist geçtan ise onun gibilerin açtığı yaraların taa o zamanlarda "çocukların insan bile olmadığı" yıllarda farkına varan, o yaralar için uzun mesailer harcayan, yazan çizen güzel insan.
diyor ki hayat kitabında:

--- alıntı ---

anlaşılabilme umudunu tüketen insanlar, dünyayla ilişkilerini beğenilme üzerine kurma eğiliminde oluyorlar, kurtulması güç bir tuzağa düştüklerini fark edemeden. çünkü, beğenilmeyi merkez alan bir dünya, insanın kendi içinde giderek daha sıkı kilitlenmesine ve çıkışı bulunamayan bir yalnızlığa gömülmesine neden olabilir. dolayısıyla, kendini var hissedebilmenin tek yolu da beğenilmenin sürekliliğini sağlamaya yönelik bir hayat tarzı. beğenilme öylesi bir iptila ki bu ihtiyaç karşılanamadığında yaşanabilecek bozgundan kaçınmak için sergilenmekte olan performansın aralıksız sürdürülmesi zorunlu hale gelir. bunun sonucu olarak, hayatını beğenilme üzerine kuran insanların derininde, çoğu zaman dışarıdan fark edilmeyecek kadar iyi maskelenmiş bir depresyon yaşanır.

--- alıntı ---
Türkiye'nin Freud'u. Aynen Freud gibi birçok psikolojik sorunun temelinde çocukluk dönemi sancılarının yattığını düşünüyor. Eserlerinde bunu rahatlıkla görüyoruz. Değerli bir bilim adamıydı. Allah rahmet etsin.
psikiyatri kitaplarıyla tanınan öğretim görevlisi, profesör.
sanırım en tanınmış eseri "İnsan olmak" ki benim de okuduğum tek eseridir.
Allah rahmet eylesin...
kitaplarındaki bazı tasvirler/izahlar zaman zaman çok soyut gelse de; kurduğu cümleler üzerinde dikkatle düşünüldüğünde gerçeklik payının yadsınamaz olduğu anlaşılır. bu yüzdendir ki engin geçtan kitapları okurken zaman alabilir fakat benim için her bir kitabı 10 ortalama kitap değerindedir. yavaş yavaş okunmalı, bazı kitapları birden çok okunabilir okunmalıdır hatta.
yazdığı kitapların dikkatle okunması durumunda okuyucuya psikoloji'ye dair sağlam bir alt yapı sağlayacağını düşünğüm psikiyatr, psikanalist yazar.