erkeklerin çalışmasına karşı olmak

1 /
avrupa'da var mı bilmiyorum ama amerika'da ev erkeği (ev hanımı) şeklinde tanımlanan kişinin ta kendisinden beklenen şey. belki türkiye'de de vardır bilemiyorum ama daha çok ataerkil bir toplum olduğumuzdan normal bir erkeğin bunu kabul edeceğini düşünmüyorum doğrusu. he günümüzün bencil istekleri çoğaldığından eve çalışıp para getiren kadının parasını yemeyi isteyecek erkeklerde olabilir. tabii bu beraberinde başka sonuçları doğurabilir. ama bunu kabul edecek eş adayını evde sağlam işlerde bekliyor. gerçi şöyle de bakmak lazım, buna gerek olmadan, evinin kadınına o söylemeden yardım edenleri de biliyoruz, tanıyoruz. belki de bu açıdan da bakmak lazım. her ikisi de çalışsın çalışmak istiyorsa, kimse kimseye üstünlük taslamasın, herkes görevini yahut yumuşatalım, hayatı paylaşmak amacıyla atılacak adımları beraber atsınlar. bu perde asmak, bulaşıkların çıkarılması, elbiselerin katlanması vs ise bile.
o cefakar, o fedakar, o savaşçı amazon analarımızın anlayışıydı bu. erkeklerini bir gün olsun çalıştırmadı, o yiğit kadınlar. savaşa da gittiler, yağmayı da yaptılar, truva kapılarında akhalara da direndiler de; bir gün olsun, "bey şu yaya, kirişe bir el de sen at", "şu kılıcı bi bileyle" demediler. onların bu fedakarlığına karşılık, boyları kadar çocuklar yetiştirdi beyleri de, saçlarını süpürge ettiler.
genelde kadının 10 bin türk lirası gibi bir geliri varsa, ev erkeği olabilecek olanlar varmış. acaba kendileri ne kadar kazanıyordu da böyle bir beklentiye girmişler anlayamadım. avukat ve doktor dışında o kadar kazanan kim var ki!