espriyi açıklamak zorunda kalmak

1 /
diğerlerinin zekasının geriliğinden daha çok esprinin kötü olma ihtimali de var. "komik mi ya bu!" bakışlarının eşlik ettiği ölü evi sessizliğine "anlatınca komik olmuyor" savunması yaparak debelenilen bir durum da olabilir. espriyi açıklayarak sasılık denizinde giderek boğulmaktan sizi kurtaracak tek şey birinin kendini feda ederek yalandan gülmesidir.
açıklamak yerine üste çıkmak günü kurtaracaktır. ''aaaa bunu bile anlamıyorsan senin espri nöronların nerede pff...!''

ama her zaman herkese olmaz tabi.
Muhalif ortamlar espri ve şaka kaldırmaz. Onların birbirlerine yaptığı espriler ve şakalar sakın aldatmasın. Sizin şakalar anında kaka, espriniz ise eskrim olarak algılanır. Çünkü, bangır bangır ortaya döktüğünüz yanlışlar ve hatalar, karşı tarafta kin ve öfkeye neden oluyor. Onlar da isterler ki, sizi ortaya koyduğunuz fikirden düşünceden vursunlar; lakin kahretsin! putçuluk her zaman gözleri bağlar, sizi, kendi aralarında mubah gördükleri fiilliyatlardan vururlar.
genellikle yapılan espri bir referans üzerine veya espri ile konu arasında ince bir bağlantı olunca yaşanan durum. benim genelde ilkidir. fakat takip ettiğim şeyler piyasada pek sevilen ve takip edilen şeyler olmadığı için ben de espri de havada kalıyoruz.

aslında üçüncü bir durum daha var da onu da söylemeye dilim varmıyor.*
Eskiden sıklıkla yaşardım bu durumu. Bir espiri yaptığımda sadece ben gülerdim ya da ortamda bulunan bir kişi daha falan. Sonradan çözdüm olayı. Artık bulunduğum ortamın IQ seviyesine çekiyorum espiri seviyesini. Bu sayede herkes anlıyor, hep beraber gülüyoruz. Mizah zeka işidir...
beni derinden üzen zorundalık.

esprim havada toz bulutuna karışmasın diye görece beraber vakit geçirmek zorunda kalacağım insanlara önden birkaç tüyo veriyorum ki sonradan aynı espri döndüğünde gülerken yalnız kalmayayım, düşünceli olmak meşakkatli...
ne zulümdür be.

(vakti zamanında)

birdenbire kendiliğinden açılan sınıf kapısına gülerek "hocam casper geldi heralde yaa ehemehe" gibi bi espri yapmıştım. tamam esprim salak ama o an sınıfça güldük bitti işte. candostlardan kimse de rencide etmedi. taa ki o soruya kadar...

- casper kim?
+ ........ (sınıfta sessizlik oluşur. çünkü hocanın sesi baya bi ciddilidir.)
- hocam hani var ya sevimli hayalet. casper?
+ hayalet mi? ne alaka? (sorgular bi şekilde bi elinde tebeşir vücudunun yarısı tahtaya yarısı sınıfa dönük halde, gözleri bende ve tek kaş havadadır.)
- hocam çizgi film karakteri hani var ya hayalet hani ya casper. (espri senin neyine vesayet moduna girdiğim an)
+....................... neyse konumuza dönelim.


bir casper esprisi için adam 15 dk böldü dersi koca bi sessizlikle. ama tek bi tebessüm bile olmadı suratında ya. ulen casper bu, bilinmez mi ya.