eşref bitlis

1 /
kendisini ilk defa liseye giriş sınavına girdiğim okula adının verilmesi sayesinde duymuştum. buraya kazası/cinayeti hakkındaki 32. gün dosyasını eklemeye geldim ki osas çoktan eklemiş. ama link patlamış. bi de ben deneyeyim.

bazı isimler var yakın tarihimizde bunları her gencin bilmesi gerekiyor bence. gaffar okkan, eşref bitlis, muhsin yazıcıoğlu, uğur mumcu, hrant dink gibi.

32. Gün belgesel serisinde adına bir adet bölüm bulunan komutan.

Bu topraklarda birilerinin işine karışanlar yolculuklarını hep erken tamamlar ama onlar birilerinin işlerine hep karışı ve o işler her zaman bir şekilde bozulur. Kutlu davası yolunda kanını feda eden her bir şehidimizin ruhu şad olsun.

">git
gazetelerin sanki bir yerden emir almışcasına "sabotaj değil kaza" minvalinde sür manşet çıktıları kazada şehit olan Jandarma Komutanıdır. işin ilginç tarafı dönemin genel kurmay başkanı doğan güreş, daha sonra "buzlanma yalandı, pilotaj hatası da yoktu" açıklamasını yapmıştır.

bu tiyatroyu; dağlıca baskınında, gezi eylemlerinde, 15 temmuz'da da izledik. halen her şey gözümüze soka soka olmakta.
7 şubat 1993'te ''incirlik üssü'nden kalkan abd uçakları pkk'ya yardım dağıtıyor!'' demiş, bundan sadece on gün sonra beechcraft b200 king air tipi uçağın henüz aydınlanamayan nedenlerle düşmesi sonucu şehit olmuştur yani edilmiştir.

eskiden böyleymiş, göz göre göre her şey...
Şüpheli ölümü nedeniyle gündemden düşmeyen eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a sunduğu "Son Mektup"un ayrıntılarında terörle iç içe geçen Kürt sorununa ilişkin dört ayaklı çözüm planından bahsediliyor. Sabah gazetesinden Mutlu Çölgeçen’in haberine göre Ağustos 1992 tarihli mektupta Bitlis Paşa, öncelikli olarak terör belasının ortadan kaldırılmasının gerektiğini vurguluyor ve öneriler sunuyor. Bitlis, terörle mücadelenin etkin şekilde sürdürülebilmesi için bölge ülkeleriyle işbirliği öneriyor, ikinci aşamada ise Kürt halkına yönelik ılımlı adımların atılması için bir devlet politikasının belirlenmesinin şart olduğu ifade ediyordu.

TALABANİ VE BARZANİ'YLE
Org. Bitlis, terörle mücadelede bölge ülkeleri ve unsurları ile yapılacak işbirliği için dönemin KYB Lideri Celal Talabani ve KDP Lideri Mesud Barzani ile bizzat temas kurdu. 17 Aralık 1992'de Kuzey Irak'a giden Bitlis'in helikopteri Kuzey Irak'ta ABD unsurları tarafından taciz edildi. Bitlis'in Kuzey Irak temaslarından sonra 24 Aralık 1992'de Talabani ve Barzani ile iki ayrı protokol imzalandı. Talabani ve Barzani, terörle mücadelede Türkiye 'nin yanında açık bir şekilde deklare ediyor. İşte, Org. Bitlis'in Cumhurbaşkanı Özal'a yazdığı mektubun satır başları:

BÖLGE ÜLKELERİ İLE İŞBİRLİĞİ YAPILMALI: "Terörle mücadele için öncelikli olarak sınır komşuları İran, Suriye ve Irak ile görüşmeler başlatılmalı. Bu ülkeler işbirliğine ikna edilmelidir. Irak'ın kuzeyindeki yerel unsurların tavrı mücadelenin seyri için hayatiyet arz etmektedir" diyen Bitlis'in önerisi doğrultusunda konu 27 Ağustos 1992 tarihinde Diyarbakır'da olağanüstü toplanan MGK gündeminde ele alındı ve bölge ülkeleri ile temasa geçilmesi benimsendi. Üç ülke ile teması İçişleri Bakanı İsmet Sezgin yürüttü. Sezgin, Ankara -Tahran-Şam arasında mekik dokudu.

TERÖR ÖRGÜTÜ YALNIZLAŞTIRILMALI: "Terör örgütü her açıdan yalnızlaştırılmalı, finans kaynakları kurutulmalı. Finans kaynaklarının tespiti için de özel bir çalışma yürütülmeli." Bu öneri doğrultusunda Maliye Bakanlığı'nın katkı sağlandığı ve MİT'in etkin olarak görev aldığı bir konsept oluşturuldu. 1993 başlarında PKK 'nın Avrupa başta olmak üzere Ortadoğu bölgesindeki finans bağlantılarına ilişkin bir harita çıkartılıyor.

LİDER KADRO DAĞITILMALI: "Tüm dünya örneklerinde olduğu gibi örgütün tasfiyesi için lider kadro dağıtılmalı." Bu tespit üzerine PKK lider kadrosuna ilişkin ayrıntılı bir çalışma yapılıyor. İstihbarat unsurlarının Irak ve Güneydoğu bölgesinde daha çok alan çalışması yapması isteniyor. Sınır bölgesi teknik cihazlarla donatılıyor.

BÖLGE HALKI KUCAKLANMALI: "Bölge halkının kazanılması zaruridir. Halk yanlış yönetim ile terör arasında sıkışmış durumda. Bunu suiistimal eden unsurların bertaraf edilmesinin zorunluluğu ortadadır. Bölgeye gönderilen personel terör, oluşumu ve etkisi konusunda bilgilendirilmeli. Terör örgütünün zemin bulmasının önüne geçmek için alan çalışmasına ağırlık verilmelidir." Bitlis'in bu önerileri doğrultusunda Özal, 27 Ağustos tarihli MGK toplantısı sonrasında ilk çıkışını yaptı ve GAP televizyonundan Kürtçe yayın yapılmasını istedi. Sonraki MGK toplantılarında ilgili bakanlar sırayla brifing sundu.
Dogan Gures'in 19 yil sonra kaza sonucu olmedigini itiraf ettigi merhum asker. Yillarca bize yalan soylendi, buzlanmadan dolayi kaza yapti diye. Demek ki neymis, tepedekilerin Allah birdir dedikleri disindakilere inanmayacaksiniz. Ben inanmiyorum, kafam cok rahat.
--- alıntı ---

19 yıl sonra gelen şok itiraf

eşref bitlis'in şüpheli ölümüyle ilgili ifade veren doğan güreş'ten soruşturmanın seyrini değiştirecek bir itiraf geldi.
güreş'in ifadesinde, bitlis'in ölümüne neden olan uçak kazasının ardından üretici firmanın tehdidi nedeniyle, 'buzlanma' diye bir ara yol bulduklarını söylediği öğrenildi.

dosya motor buzlanması diye kapatılmiştı

trthaber'in bildirdiğine göre; eşref bitlis jandarma genel komutanlığı yaptığı dönemde 17 şubat 1993'te diyarbakır'a gitmek için tahsis edilen kara havacılık okuluna kayıtlı uçağın düşmesi sonucu yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada, soruşturmanın seyrini değiştirecek bir gelişme yaşandı. olayın tüm detayları incelenmeden 'motor buzlanması' denilerek kapatılan dosya ile ilgili ankara özel yetkili cumhuriyet savcısı mehmet özgür'e ifade veren dönemin genelkurmay başkanı doğan güreş, itiraf niteliğinde açıklamalarda bulundu.

güreş'in, üretici firmanın "uçak satmayız" tehdidi karşısında kazada uçak hatası ihtimalini araştırmadıklarını söylediği öğrenildi. kazada, pilotaj hatasına da rastlayamadıklarını ifade eden güreş'in, bunun üzerine "buzlanma" gibi bir ara bir yol bulduklarını söylediği öğrenildi. özel yetkili cumhuriyet savcısına, ameliyatlı olduğu için kaldığı lojmanında ifade veren doğan güreş, şüpheli kazaya şahitlik ettiğini dile getirdiği öğrenildi.

--- alıntı ---
git
hani kürt sorununda '90'lı yıllara mı dönüyoruz endişesi var ya, ne zaman bu endişe gündeme gelse, aklıma merhum paşa geliyor. kendisi nazlı ılıcak'ın modere ettiği, hep milletvekili ahmet türk'ün konuk olduğu programa katılmış. üstelik konu faili meçhul.
günümüzde bırak asker-kürt vekil diyalogunu, adamlar birbirinin yüzlerine bile bakmıyor. belediye protokollerinde askerin kürt belediye başkanının isminin yazılı olduğu plakayı görmeye tahammülü bile yok.
eh, varın siz karar verin hangisinin daha iyi olduğuna. ben şahsen '90'lara bakınca peşin bir yargıya varamıyorum.