Evin en büyük çocuğu olmak

1 /
Kardeşin gelmesiyle bütün o zevk-ü sefanın/saltanatın son bularak hayatın tümüyle Çetin bir imtihana dönüştüğü kaderî mesele.


“Ümüğünden tutarsam/sıkarsam bi şiy olmaz” karikatürü var tam burada.

Bu şartlar altındayken ilk torun olmak da muhtemeldir. Şımartılırsınız da şımartılırsınız. Küçük olan da en küçüktür bolluk içinde yaşar hiçbir yükü yoktur. o da şanslıdır. Olan ortancalara olur anacım.
Sizin de o ailenin çocuğu olduğunuzun unutulabildiği durum. Büyük oluşunuz kalır sonuçta. Bir bebeğin ilgiye ihtiyaç duymadığını ya da ebeveynlerin hele ilk aylarda ona yoğun bir ilgi göstermesinin yanlış olduğunu söylemiyorum. Kenarda buruk buruk kalan o çocuğun da ilgiye ihtiyacı olduğunu söylüyorum.

Kendimden örnek vereyim, ömrümün yaklaşık 14 senesini tek çocuk olarak geçirdikten sonra kardeşim doğdu. Lüzumundan daha olgun davrandığım için zaten oldukça kısıtlı olan ilgiyi iyice yitirdim. Eksik yapınca, sadece kardeşine ilgi göstermeyince hatırlanmak kalp kırıcı bir şey. Şu an bile sorsanız inanmıyorum, benim kıymetim yok. Zaten ilgi kısıtlıymış, kardeşimden sonra iyice kaybetmişim. Gecelerce yalnız ağlarken ben de evlattım, ama ne gezer. Burada tek problem, benden yaşça çok küçük bir kardeşimin olması değil, ama bu da sebepler arasında işte.

Bazen sadece sormak istiyorum, erkek çocuk olsam da böyle olur muydu diye.