Evin ikinci çocuğu olmak

1 /
Evin birinci çocuğu cefasını çeker küçüğü sefasını sürer. Birinci çocuk çabalar ailesini herkesi düşünür ikinci çocuk düşünür ancak sadece düşüncede kalır.
evin son çocuğunun önünde diz çöküp af dileyecek çocuk. ben evin son çocuğuyum. evin en küçüğü. sözde. tırnak içinde. it ite, itte kuyruğuna buyurur lafındaki kuyruk, yani sindirimin son halkası, o benim. hafta sonu erken saatte uyanıp alış veriş yapması gereken? ben. su mu alınacak garajdan? ben. çöp? tabii ki. çamaşırlar mı? sorulmaz. perde mi? milli görev. evin ikinci çocuğu nerede mi? Allah'ın ilminde gizli.

neyse ki geçmiş zaman şükür.
Aynı zamanda sonuncusu iseniz Tekne kazıntısı olmaktır.

uzun süre kimsenin gözünde büyümezsiniz. Hele de sülalenin en küçüğü iseniz bayramlarda Falan yandınız. Kadrolu kolonya/şeker tutucusu olarak kullanılırken harçlıkları da uzun seneler kaparsınız tabi. *

Avantajları da yok değil ama yetişkin olana kadar bilimum ayak işlerinin muhatabısınızdır. Fırın/Bakkal amcayla falan ahbap olarak geçer çocukluğunuz.

Büyüğünüzle aynı cinsiyettenseniz ondan kalan eşyalarla büyürsünüz. Öyle ki kendinize ait ilk sıfır telefona reşit olduktan baya sonra sahip olursunuz.

Büyük olmaya yeğdir yine de. Büyükler hep ezilirler.. Anne babanın en tecrübesiz zamanlarına denk gelmeleri, önlerinde yürüyen bir örnek olmamaları, hayatı kendi başlarına öğrenmek durumunda kalmaları vb talihsizlikler ilk göz ağrısı olmayı falan götürür cinstendir.

Tabi tüm bunların da en kötüsü vardır ki başlık zaten baştan sona bu acı hikayelerle bezenmiş: ortanca çocuk olmak. *
ben evin en küçük çocuğuyum üniversite hayatında annem beni günde en az 2 kere arardı. Oda arkadaşım 5 kardeşin üçüncüsü kızı 4 ay boyunca unutmuşlardı. Artık annem aradığında onu da soruyordu.