fedakarlık

1 /
Ödün vermek değil ödünç vermektir. Gerektiğinde geri alabileceği şeyleri feda etmeli insan. Ya da alamadığında üzülmeyeceği şeyleri. Ama karşılık olmazsa sonu hüsran oluyor. Sevilmek sevişmek gibi bir yerde. Tek taraflı olursa sevildiğinizle kalırsınız.
Paramız yoktu, Sigaradan kestik, üstümüze başımıza kıyafet almadık, buluştuğumuzda iki çay kahve içebilelim diye ama o ne dedi: arkadaşları sevgilileriyle Uludağ'da kayak yapıyormuş, yok efendim sürekli çiçek alıyorlarmış, Sapanca'ya gidip piknik yapıyorlarmış falan ben niye yapmıyormuşum. Eşeğin s****den yapmıyorum. Bir sene aynı pantolonla gezdim, sana yedirdiğim yemekle kendime keten pantolon alırdım. Bu arada keteni çok severim. Yaz sıcaklarında keten gömlek de çok güzel olur, efil efil...
bir ülkü uğruna, gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey veya bir kimse için kendi çıkar veya yararlarından vazgeçme durumu ve erdemi. ancak değmeyecek bir kişi için de fedakârlık yapmak ya da deyim yerindeyse gururunu ayakaltına almak ahmaklık olur.
İnsanlık için küçük ama kendisi için büyük bir şeyi yani kitaplarını paylaşmak eylemini sadece bir hayalini gerçekleştirdiği için Korçisine armağan eden dostun yaptığıdır. İyi hissetmen ve hep var olman dileğiyle.
bazen gerçekten çok yanlış anladığımız ve kendimize zarar vermeye başladığımız davranış...

--- alıntı ---

Neden erteliyorsun?
Neden gizliyorsun?
Neden kendi gerçeğinden uzaklaşıyorsun?

Sen sorunlarını paylaşmadıkça,hayatında herşey mükemmel gidiyormuş gibi seni sömürmeye,
Talepkar olmaya devam etmiyorlar mı?

Bazen hayır diyebilmenin en güzel yoludur,”ben de yorgunum”,benim sana faydam olmaz demek.

Vitrininin esiri olma…
Annene,babana,eşine,patronuna,arkadaşına “benim de ihtiyacım var” demekten çekinme.

Kendini öne alman için,daha ne kadar arkaya düşmeyi beklemelisin?

Daha ne kadar dibe batmalı,
Kendini ne kadar kaybetmelisin?

Bencillik değil bu,
Sınırlarına ve kendine sahip çıkmak,
Hep ben değil,
Önce ben diyebilmek..

Ayaklarımın üzerinde duracam diye,
Oturmayı unuttun,
Güçlü görüneceğim diye,
Kendini mutlu etmeyi,
Sorunsuz görüneceğim diye,
Kendin olmayı unuttun..

Bak sen sıkıntılarını ve ihtiyaçlarını anlattıkça,senden sürekli beslenenler yavaş yavaş olması gereken mesafeye çekilecekler,
Daha az talep etmeye,
Daha fazla dikkat etmeye başlayacaklar.

Duygusal yoksunluğunu ihtiyacı olan insanların hayatında işe yarayarak,
onlardan çevre yaparak gidermekten vazgeç.
Bu seni yorgun,
Onları da bencil ya da bağımlı yapar..

Unutma;
Sen onların merkezinde olmasan da,
Kimsenin kurtarıcısı olmasan da herkes başının çaresine bakar.
İnanmıyorsan dene…

--- alıntı ---

(bkz: SERHAT YABANCI)