felsefe

1 /
Adına felsefe dediğimiz irdeleyerek, sorgulayarak, hakikate ulaşmak amacıyla sistemli ve komplike düşünme faaliyetine Allah'ın ne kadar değer verdiği ayetle sabittir.
Allah kulunun körü körüne iman etmesini istemiyor.
O yüzden ki Kuran'ı bir çok yerinde okumaya, düşünmeye ve akletmeye değiniyor. Hiç düşünmüyor musunuz? Hiç akletmiyor musunuz? Diyor. Atıflar yapıyor. Göklere, yaratılışa, arılara... Bakın diyor, düşünün diyor, gerçeği görün diyor.
Neyi nasıl düşündüğünüz veya birilerinin neyi nasıl düşündüğü, felsefeye olan bakışınızı etkiler.
kör bir adam el yordamıyla dünyayı ne kadar tanıyabilirse bir insan da sırf düşünerek hakikate o kadar erişebilir. köre ışık gerek ki dünyayı görebilsin. düşünceye de vahyin ışığı gerek. yoksa zifiri karanlık.

Allah, göklerin ve yerin nurudur (aydınlatıcısıdır). O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, nerdeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Bu ışık) nur üstüne nurdur. Allah dilediği kimseyi nuruyla hidayete iletir. Allah insanlara (işte böyle) misal verir; Allah her şeyi bilir.
Zındıklık ve kafirliktir. Ben demiyorum, Jübbeli Ahmet ağamız diyor.

git

Cumhuriyet dönemi tarihi hakkında felsefe yaparsan da "devlat düşmanı" olursun. Aklın bulanır, insanların gözlerini açarsın. Karşına 312. madde gelir ve burada da ceza alırsın.
Felsefe; zaman ve mekanın içinden, zaman ve mekanın ötesindekine tapma sanatıdır. Bu yönüyle, felsefede ulaşılan her önerme zaman ve mekan üstüdür. Yani; mesele zamanda yolculuk yapmak değil zamanla eskimeyen doğru yargıya, bilgiye ulaşmaktır.
Felsefe onlarca anlamı olan ve kısa tabirle bilgelik sevgisi anlamında ki ilim ya da bilim ya da her neyse. Etimle, kemiğimle nefret ettiğim bir ilimdir kendisi. Bu felsefeyi getirip ilahiyat derslerinin içine yerleştirdiler sonra sapık fikirli ilahiyatçılar türeyip yok efendim bir kadın mazeretli iken oruç tutabilir,namaz kılabilir zihniyeti türedi. İslam felsefesi,islam ahlak felsefesi,din felsefesi,islam felsefesi tarihi,felsefe tarihi gibi beynimi alt üst etmeye çalışan dersleri gördük. Hani neyime yaradı? Ancak kpss alan sınavında bizi yoruyor bunlar o kadar. Yahu sokratesinde,aristonunda diye sövmüşlüğüm çoktur. Hem ne demiş Gazzali? Filozoflar tutarsızdır aynen öyle ! Nerden aklıma geldi bu konu yine bir ilahiyatçı arkadaşımın felsefe ile kafayı bozup kurân ve Sünnet yolundan uzaklaşıp mealci olmuş ondan acayip sinirliyim.
Altta kalli hocanın entrysini görünce duygulandım hocam Allahtan burada değil yoksa şu yazdıklarıma sağlam saydırırdı. *
Bilim felsefeyi yok etti gibi bir saçmalık var. Felsefe yok olmalıydı zaten tıpkı dinozorlar gibi. Hatta gidin hawking abiden okuyun görürsünüz kendisi mevcut ilerlemeye felsefenin yetişemediginden bu sebeple kaybolduğundan bahseder. Dünya ciddi anlamda hızlı ilerlerken oturup düşünmekti felsefe ancak koşarken düşünen insanlar varken siz yarışmada baya geride kalırsınız. Bana kalırsa felsefe kaybolmasa bile fuzuli bir alan.
philo (bilgelik) , sophia (sevgi) sözcüklerinden türeyen bilgelik sevgisi anlamına gelen kavram.

felsefe dersinden bana tek kalan bilgi bu idi ve bilin bakalım ne oldu. ygs felsefe ilk soru felsefenin anlamı nedir'di. hayatta neyi ne kadar bilmenin yeterli olacağını bilmek lazım işte, fazlası beni bozardı çünkü....*
sokrates'den günümüze sistematik felsefe yaptığını kabul ettiğiniz bütün sözüm ona filozofların özünde sofist oldukları gerçeğini görmezden gelenlerin, ona yüklemeye çalıştıkları o kutsallık yüzünden felsefe dediğimiz şeyin bir anlamı olduğunu sanıyorlar. oysa, bir peygamber sadece peygamber ve kuldur. veya sokrates ölümlü bir fanidir ve işin ilginç tarafı hakikati veya eşyanın gerçek hakikatini ancak ölünce anlayacağını düşünen biridir.

yani işin aslı işsiz adamların, kendilerine ne yapıyorsun dediklerinde verecek cevapları olmayınca uydurdukları şeyin adıdır felsefe...
yüzbinlerce tanımı olan tek ilim budur . zaten bir tanıma hapsetmek de bu ilmin şanına yakışmazdı. benim en sevdiğim tanım ise ; "felsefe saf aklın doğa ile karşılaşmasıdır" şeklinde olanı. saf akıl ve doğa, ilahi -kutsal olana en yakın iki şeyin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bu tanım en klası bence. ilk ilke-evren-insan ve bu üçü arasındaki ilişki biçimini de en güzel ifade eden tanım bu.

felsefenin yaşam tarafını ciddiye alan doğa filozofları tarafından üretilmiş bu tanım. zira bu işin her ne kadar yaşam tarafı olsa da felsefe artık salt bilişsel bir çaba. belki yaşayan doğa filozofları tek tük var ama bunun okulları yok artık. en son m.s 500'lerde falan vardı bu tür okullar. hem düşüncenin yüksek semalarında gezinip hem de bu düşünceleri yaşamak en nihayetinde bunu bunu bir ahlak biçimine dönüştürmek insanlara zor geldiği için sanırım.

e peki felsefenin hem metafizikten, hem tüm bilimlerden hem de yaşam tarafından soyutlanması ile oluşturulan şeye felsefe denir mi? asla. o yüzden bugün felsefe adı altında verilen eğitimlerin de yazılan kitapların da hemen hemen hepsi felsefenin gerçek anlamından çok uzak safsatalar. belli bir entelektüel kesim , bir tür üst dil oluşturmuşlar kendi aralarında eğlenip duruyorlar.