felsefenin faydası

1 /
Bir faydası yoktur. Olması da gerekmez. Zaten Hayata sadece fayda maliyet analiziyle de bakılmaz. Öyle bakılsaydı, o güzel vaktinizi sadece on kişinin okuduğu entryler girip kendinizin ne kadar önemli olduğunu düşünerek gecirmezdeniz.
çok yetkin olmamakla beraber, ilgilendiğim kadarıyla gördüğüm düşünce tarihinden haberdar olmak ve bugüne dair hayatımızı etkilemekte olan kavramların nasıl şekillendiğini şahit olmak diyebilirim. belki kendini ve evreni tanımakta çok isabetli olmayabilir ancak insanın kendi inşa ettiği kavramlarla kurduğu şu dünyayı anlamakta faydalı olabilir.
şudur:
"1.) doğru hüküm vardır.
2.) bilgi, doğru hükümdür.
3.) bilgi, bilen'e muhtaçtır.
4.) bilen vardır.
5.) bilgi, bilen'in bilmesiyle var edilir: bilen, bilgiyi var edendir. bilgi, bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; bilen, var eden'dir.
6.) bilen ve var eden, her şeyin bilen'i ve var eden'idir.
7.) ancak zamanı, mekanı, gökleri ve yeri kuşatan her şeyin bilen'i olabilir.
8.) zamanı ve mekanı, gökleri ve yeri kuşatan -şüphesiz- en yüce'dir, en büyük'tür, tek'tir.
9.) bilen ve var eden; en yüce'dir, en büyük'tür, tek'tir.
10.) en büyük, en yüce ve tek olan -şüphesiz- tek tanrı'dır, allah'tır."
felsefe'nin faydası, kur'an'dan faydalanarak allah'ın varlığı ve birliği hakkında bilgi elde edebilmek, yani; allah'tan başka ilah olmadığına kesin bir şekilde şahit olabilmektir.
Faydası yok aksine zararı var. Felsefe balta girmemiş bir ormanda yol bulmaya çalışmak gibidir. Kabiliyetiniz varsa bir şekilde hayatta kalırsınız. Şansınız varsa, şans eseri doğru yöne gitmişseniz medeniyeti bulursunuz. Felsefe çok büyük bir risk.

Medeniyeti bulmak için yoldan gitmeniz lazım. Yol ise vahiydir. Yani demem o ki hakikatin bilgisine erişmek için kuru düşünceyle yol alırsanız kendi iç karanlığınızdan başka bir şey bulamazsınız. Vahyin nuruyla bakarsanız hakikati tüm çıplaklığıyla görürsünüz.

Kuru düşünceyle hakikate ulaşma çabasına felsefe denilir, vahyin nuruyla bakmaya ise tefekkür. Bizde felsefe yoktur tefekkür vardır.
onca okuma , araştırma , kafam kadar cilt cilt kitapları yalayıp yutma ya da klasik felsefe okullarında olduğu gibi birinin dizi dibinde ömür çürütmenin tek bir faydası vardır merak giderme . başka da hiç bir naneye faydası yoktur. öyle köpek yavrusu ölmüş gibi abuk subuk sesler çıkartıp duygusala bağlayarak insan varoluşunun anlam değer dünyasının tek mucidi gibi bakmaya gerek yok meseleye.

gerçeklik ya da hakikat arayışı falan da değildir. olsa olsa gerçekliğin zihinde oluşturduğu görüntünün bir ara yüzü olabilir ancak. arka planda boş yazılımlar boş boş çalışmaya devam eder.
bir şey ile uğraşırken her zaman onun faydası gözetilmez fakat konu felsefe olduğunda yine de birçok faydası sayılabilir. bunlardan en önemlisi felsefenin iyileştirici ruh sağaltıcı etkisidir. bugün ruh sağlığı alanında kullanılan birçok terapötik yaklaşım temelini felsefeden alır. örneğin bilişsel davranışçı terapi sokratik sorgulama metoduna dayanır, akılcı duygusal davranışçı terapi epiktetos felsefesiyle temellenmiştir, varoluşçu psikoterapi ise varoluşçu felsefeye dayanarak danışanların analizini yapar.

bu biraz da neyi aradığını bilmekle ilgilidir, hayatıyla ilgili sorular soran ve cevaplara ulaşmak isteyenin eninde sonunda felsefeyle yolları zaten kesişecektir. fakat mutsuz birisinin niçe, schopenhauer gibi karamsar filozoflarla vaktinden önce karşılaşıp felsefeden nefret etmesi de mümkündür.

kısaca önemli olan ne aradığımızdır ve neyi beklediğimizdir. endişelerin, mutsuzluğun kaynağını mı? yoksa bilimin ulaşamadığı noktada cevaplar mı? veya zevkli herkesin kolayca idrak edemeyeceği bir uğraş mı?

bence felsefe hepsine bir yanıt veriyor. aramaya inanmak lazım tabii.
sağda solda bolca konuşup hava atmaya yarar.
onun dışında hiçbir şeye faydası yoktur. ancak boş laf salatasıdır.
felsefe, bir lafı dolambaçlı olarak anlatmaktır. ne kadar dolambaçlı olursa, fikre ulaşmak ne kadar zorsa, ne kadar ulaşılmazsa o kadar iyi. zira ulaştığınızda artık büyüsü kalmaz.

einstein ne diyor, bir konuyu basit bir şekilde anlatamıyorsanız onu yeterince anlamamışsınızdır demektir.
einstein'ın izafiyet teorisini anlamak felsefeyi anlamaktan daha kolaydır.
demek ki sıkıntı izafiyette değil.