fenerbahçe erkek basketbol takımı

1 /
bu sene efes ile altı üstlü sıralamada giden basketbol takımımız . Beraber yükselişteler. Sezon sonuna kadar 4-5 yapar iseler final four için birlikte karşılaşırlar böyle giderse.
bugün saat 20:45'ten itibaren, alba berlin ile yurolig 25, hafta maçını yapacak olan temsilcimiz. 9 maçtır kazanan temsilcimizin 10. maçını da kazanacağını tahmin ediyorum. ilk maçta 26 sayı fark atmıştı bize alba berlin. öyle hafife alınacak bir rakip değil. beinsportshaber kanalından şifresiz olarak izlenebilecektir maç.
dün oynanan yurolig maçında zenit gibi bu yılın sürpriz rus takımını 92-84 yenmeyi başarmış takımımız. bu galibiyetle üst üste 9. maçını da kazanmış oldu fenerbahçe. başarıya endeksli fenerbahçe teraftarları kokoskov kovulsun diyorlardı. sanki yerine gelecek adamın sihirli değneği vardı ve dokununca takım yükselişe geçecekti. bir guduric hamlesi sonrası takımın eksik yanı giderildi ve vesely'nin de mvp gibi oynaması sonrası artık playoffa kaçıncı sıradan gireceğiz gibi soruları sormaya başladı fenerbahçe taraftarı ve basketbolseveler. an itibariyle 6.sıradayız. ilk 4 hayal değil artık fenerbahçe için.
dün oynanan yurolig maçında, maccabi tel aviv'i 82-75 yenmeyi başarmış basketbol takımı. bu galibiyet ile galibiyet serisini 7 maça çıkardılar. yurolig gibi büyük kalite farklarının olmadığı bir organizasyonda 7 maçlık galibiyet serisi yakalamak harika bir durum. ama bu seriye rağmen hala plyoff potasında olamamakta ayrı bir garabet olsa gerek. buradan çıkaracağımız sonuç ise, yeni yapılanma sürecinde olan fenerbahçe'nin baya baya dip yapmış olduğudur. artık bu seriler devam eder ve efes ile birlikte fenerbahçe takımımızda playoffta bulunur. bu arada efes ile aynı galibiyet mağlubiyet oranına sahipler kendileri. 12 galibiyet ve 10 mağlubiyetteler. önlerinde himki, zenit, berlin, efes, milano, asvel, valencia, zalgiris, olympiakos, bayern, barcelona, real madrid maçları bulunmaktadır. son 5 maça kadar epey yol alması gerekmektedir fenerbahçe'nin. çünkü son 5 maçta kan alınıp kan verilecek gibi duruyor. playoff mücadelesinin de iyice kızışacağını düşünürsek, kalan 12 maçında en kötü ihtimalle 5-7 yaparak, sezonu 17-17 ile bitirmesi gerekmektedir playoffa kalmak için. tabi 17-17 yeter mi buradan bunu bilmek imkansız. tabi bu formuyla devam ederse, ilk 4'e girmekte hayal değil. vesely reis böyle oynamaya devam ederse, pierre ona büyük yardım ederse, takım savunmada sağlam durursa, de colo, guduric gibi süper yıldızlarda üzerlerine düşeni yapacaktır ve rahat rahat playoffa kalacaktır.
Az önce biten yurolig git maçında, NBA efsanelerinden Tony Parker'ın takımı Asvel'i 81-59 gibi net bir skorla yenmiş türk takımımız. Olympiakos sonrası ikinci galibiyetimiz oldu. Play-off yolunda çok önemli bir galibiyet oldu. Guduriç hamlesinin ne kadar başarılı olduğunu gördük son üç maçta. Efes maçında da gayet iyi oynamıştı Fenerbahçe. De Colo üzerine düşeni yapamayınca yenilmişti efes'e. İlk üç biraz zor ama 4.basamak olası bence bu oyunla. Tabi playoffa kalmak başarıdır Fenerbahçe için. Son maçlar takım ilk dört maçtaki harika görünümüne döndü. 7-10 ile play-off potasında 1-2 galibiyet uzaktayız. Olacak inşallah.
İspanyol takımlarından sırasıyla 97-86-94-90 sayılar yiyerek defalarca minderi görmüş olsa da, bugün Zenit deplasmanından savunmasının kalitesiyle galip gelmesini bilen takım. Özellikle ilk yarı yaptığı harika savunma ile maçı kazandı. Üçüncü çeyrek engelliler haftasının verdiği yetkiye dayanarak 8 sayıda kalmasına rağmen, son periyot silkelenerek maçı 73-65 kazanmasını bildi. De Colo'nun yokluğunda kazanılmış ilk yurolig maçı sanırsam. Tabi de Colo'nun yokluğunda 4 maç üst üste İspanyol takımlarıyla oynamakta pandeminin azizliği olsa gerek diyalim. Kazanmaya endeksli taraftarlarının çöp diyerek öldürdüğü kadar kötü bir takım değil bu kadro. Biraz sabırlı olmak gerekir ama 10-15 yıl sonrasına kredi çekip, olmayan paramızla sıfır arabalara binen insanlarız sonuçta. Sabır bizim neyimize. İthal basketbolcularla Avrupa'da başarı yakalamaya endeksli bir yapılanmamız var maalesef. Bundan mütevellit milli takımımız Hollanda'yı bile devşirme larkin ile zar zor yeniyoruz. Basketbolcu üretimimiz çok kısıtlandı. NBA'de kafaya oynayan Hidayetlerden, Mehmet okurlardan, yuroligi kasıp kavuran İbrahim Kutluaylardan, mirsad türkcanlardan, kerem tunçerilerden, rol oyuncuları cedi osmanlara, Furkan korkmazlara, Melih mahmutoğluna, doğuş Balbaylara kaldık. Sana diyorum hido kardeş. Larkinle kazandık iyi güzel ama doğuşla, sertaçla, Sinan gülerle, şengülle felan kaybetmeyi yeğlerim. Sırplar gibi, litvanyalılar gibi, Hırvatlar gibi yerli ve milli oyunculara yatırım yapalım mümkünse. Gerçi ithal kanunlarla kurulmuş bir devlet olarak, üretimde ne kadar başarılı olabilirsin ki!!!

Özetle, sağlıklı kalırsa play-off yapabilecek bir potansiyel taşıyan takımdır Fenerbahçe. Maccabi, Olympiakos gibi vasat bütçelerle şampiyonluk yaşamış takımlar izledik biz. Bütçeyi sorun etmesin taraftar. Zaten bütçede bitseydi, CSKA Moskova, Real Madrid, Barcelona, Milano gibi takımlardan sıra gelmezdi kimseye.
Avrupa'nın en başarılı takımı olduğu zamanlarında dünya gözüyle izlemek ve desteklemek şansı bulduğum takım.
Artık tüm takımlar için deniz bitti, bundan sonra benzer şeyler görmemiz uzun süre çok zor.