game over

1.
minik ellerimize tutuşturulan bozuk paralar yüzümüzü kırmızı tona büründürürdü, çocuksu sevinç kaplardı simamızı ve mutluluğumuzu ''jeton'' ile takas ederdik büyük bir heyecanla... çocuktuk ve hayata oyun oynayarak başladık, talihsiz akranlarımızın aksine. öyle ya! bir tarafta hayata oyun olarak başlayanlar, bir tarafta hayatı tırnaklarıyla kazanlar olarak ayrıldı çocuksu masumiyet... atari salonlarında yaşadık hayatın ilk sancılı sendromlarını ve jeton sonrası yapılan talihsiz oyun süreciyle hüzün kapladı bedenimizi, ruhumuzla birlikte... bir tutam gurur yaptık, bahanler sıraladık... kol ve düğmeleri şikayet ettik yanıbaşımızdakilere... sonra ''keşke dondurma alsaydım...'' diye iç geçirdik... güneş battı, ay tüm azametiyle yatağımızı aydınlattı, gözlerimiz mahmurlaştı ve uykuya yenik düştü...
uyuduk, dünya dönmeye devam etti.
...
devamını gör...
bu filmdeki senaryo o kadar felaket birseydir ki, seyirden sonra filan kapi calinacak olsa, kac kisi olursa olsun evde, kimse acmaya gitmez. eger tek basinaysanız.. evet, gayet guzel maceralar. belki kapıyı actıgınızda olusan o boslukta 'game over!' yazmayacak ama, gene de adamin gulusunden anlayacaksiniz bunu..

ote yandan, sozlukten bunu yapmak istiyorum birine, bakalim tutacak mi?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.