Garip rüyalar

1 /
görüldüğünde garip bir his yaşatan fakat uyanınca birkaç dakika hayatı sorgulatan rüya türlerini sık sık görmek nasip olmayabilir. bu gece gördüğüm garip rüyada; öğrenci olarak yazıldığım ingilizce sınıfını arıyorum, bilin bakalım öğretmenim kim? Elizabeth Taylor, evet.
Genellikle vücudun bir bölgesinin açık kalmış olmasına delalettir. Özellikle bu soğuk kış günlerinde hasta olmamak adına yorganlarınıza, battaniyelerinize sahip çıkınız kıymetli yazarlar.
Sabah uyandığımda çok garip bir rüya gördüğümü farkettim. Üzerinde bayağı bi düşündüm saatlerce. Neyse anlatayım;

11 senemi ve bununla küçüklüğümü ver erken gençlik çağımı yaşadığım şehir Bielefeld' de muhteşem ikinci dünya savaşı'a dayanan ve evin arkadasında bir fabrika bulunan muhteşem ihtişamlı müthiş bir yapıda yaşıyordum. Derken evimizin yani apartmanın ön cephesi iki tane koskocaman olan kestane ağacın ve ufak bir mesire alanı bulunan ve tatlı banklarla ve çimenlik alanlarla süslü ön bahçesine bakıyordu derken arka cephe ise gizemli, boş Ve faaliyet dışı olan bu eski fabrikaya bakıyordu. 3. Katta yaşıyorduk. Çok yüksek değildi ama fabrikanın çatısı iki tatliş balkonlarımızın hizasında idi. Derken bir arka bahçemiz vardı. Bahçede boydan boya bir çimenlik bulunuyordu ve çamaşır asma telleri. Bizi ve fabrikanın sokağını ayıran yegane unsur örülü bir duvar idi. Kirli dökülmüş bir beton görüntüsü vardı ve ardından fabrikanın önünde düzgün dökülmüş bir asfalt yolu, tıpkı bahçemizin boydan boya olduğu kadar o da boydan boya bir kaç yüz metre gidiyordu. Küçüklüğüm bu bahçede top oynayarak geçti. Ağabeyim, benden bir yaş büyük futbol hastası idi ve çok yetenekli idi, derken gittiği spor kulübünde hızını alamadığı için bir de beni eğitirdi. Derken bir çok kez topumuz bu boyumdan yüksek duvarın ardına uçuverirdi. Ta o zaman kaygılı bir insan olarak eyvah ufolular topu kaçıracak diye düşünüyordum. Boyumuz yetişmezdi ki bi aa neredeymiş diye bakalım. Derken sevgili ağabeyim * boylu boyuna evimiz arka bahçesinden apartmana geçer, oradan ön bahçeye geçip ve yetmezmiş gibi ön bahçeyi aşıp sonra bahçe kapısının ardından sokağımızdan sol sapıp, diyanet camiisinin olduğu sokağa geçip gizemli fabrikaya giriş yapardı gizliden. Niye mi gizli? Yasak izinsiz başka bir sahibinin arazisine izinsiz giriş yapmak. Ayrıca da şunu diyeyim, fabrikanın ön kısmındaki bina girişi ofis olarak kullanılırdı ama diğer kısımları işlev dışında boş idi. Ağabeyim gidip korka korka * top uğruna bu adrenalini yaşayıp topu alırdı ama nasıl koşa koşa nefes nefese. Nerden mi bilirdim. Geldiğinde koşmuş yorgun ve sinirleri gerilim sonrası boşalmış olurdu. Derken sevgili babacığım biz evde çok maç yapıp bir şeyi kırdığımızda (genellikle cam masa, cam dolap felan, müthiş idik yemin ederim) alıp topu gözümüzün önünde keser, biçer sonrasında bu fabrikanın çatısına atardı. Koleksiyon olmuştu artık. Ayrıca da arada anamda sinirlenir topları atıp atıp dururdu. Derken işte oradan bizden bir şey olurdu. Bense dans etmeyi çok severdim küçüklüğümden beri. Mutfakta balkon kapısından fabrikaya bakardım. İzlerdim öylece. Perdeleri yoktu fabrika camlarının. İzlenmiş hissederdim çoğunlukla. Bazen karşımda olan bir seyirci kitlesini hayal edip dans sergilerdim. Bayağı bayağı eğlenirdim kendi kendime. Derken bazen oturup korkardım. Sanki oradan insanlar bizi izliyormuş gibi ve bizimle alakadar kötü planları varmış gibi. Çok korkardım. Nasıl mı? Gece gündüz çekinirdim odamdan mutfağa girmeye. Zorla perde astırdım. Geceleri ışığı açıp perdeyi çekmediklerinde kızıp dururdum. Belki kendi hayal gücümle yaptım bunu, zira kimse izlemezdi yoktu. 11 sene boyunca kimse görünmedi fabrikanın iç kısmında. Belki kabul edemedim böylece devasa bir yapının işlev dışı boş olmasını.


Gelelim rüyaya. Fabrika işçileri kapatılan fabrika ve gizemli ölümler yüzünden boykot yapıyordu. Fabrikanın ön yolunda ve camların önünde dikilip garip garip maskeleri takıp bizi izliyordu. Biz de perdeleri kapatıp korkuyorduk. Bunlar sinsi bilimsel işler yapmış bu fabrikada. Yapay zeka ile alakadar. İnsanoğlunun kalça kemiği ve koşma fonksiyonunda önemli olan yapıyı taklit etmeye çalışmış ve bunun için eski ve ünlü afro amerikan bir koşucudan bilim adına bazı kemiklerini alıp yerine yapay bir kemik yapısı takmış Ve adamın hareket, koşmasını bu şekilde testler aracılığı ile ölçmüş. Adam ise gizemli bir şekilde çok çabuk ölmüş; ancak bilimsel bu deneyler bitmemiş ve sonunda öfkeli birileri bunlardan adam öldürmüş, bunlar ise nüfuz sahibi oldukları için hükümete kafa tutup boykot, protest etmişler. Öylece bizi dikizlediler, camlardan, sokaktan. Bizse balkon perdelerini çekip banyo camlarını açmadık korkudan. Ele işte finito.