geç azizim geç

1 /
Biz de yaşarız azizim,
Yaşamaya gelince, biz de yaşarız ama,
Olmuyor cebimizden kattığımızla eğlenmek,
Gönlümüzden katalım,
Varlıklı kişileriz neşeden yana.
Pazarımız hoş mu geçecek,
Şart değil Büyükada, Heybeli;
Çok bile gelir kayığı Hristo'nun:
Sekiz arşın iki karış,
Kız gibi Cibali yapısı.
Bir işaretimize bakar
Çıkmazsa balığı alesta,
Aylardan temmuz, günlerden pazar;
Yenikapi açıklarındayız...
Bırakın Hasan geçsin küreğe,
Utandırmaz bu kollar sahibini.
Kabarmaz bu avuçlar
On ikisinden beri nasırlıdır.
Fazla külfet istemez,
Bol sigaramız olsun,
Köfte, ekmek, domates yeter.
Karımız, sevgılımız yanımızda
Başaltında şarap testisi...
Dedik ya bugün pazar
Belki genç arkadaşı
"İlk defa güneşe çıkardılar",
İsteriz bütün dostlar aramızda olsun;
Kiminin Hanya'dan gelir selamı,
Kiminin Konya'dan
Sandalımız geniş değil, ne çare,
Gönlümüz kadar.
Ne yapalım bol şarabımız var ya,
Onların sağlığına içecek;
Gün ola harman ola!..
Anlarız biz de bu işlerden,
Elimiz değdi de okşamadık mı,
Şu "pür hayal" saçları ?
Kim istemez "yâr"i uyutmasını "sine" de
Batan güne karşı,
"Bâde" içmesini "Yâr eli"nden?
Gözü kör olsun feleğin,
Gelecekten umudumuzu kesmedik,
İçimiz öylesine ferah...
Son kadehlere doğru sorsun,
Sesi en güzelimiz bizden:
"Gam, keder ne imiş?"
Yontulmamış sesimizle cevabı hazır:
"Geç azizim, geç!"


(bkz: rıfat ılgaz )
Biz de yaşŸarız azizim,
YaşŸamaya gelince, biz de yaşŸarız ama,
Olmuyor cebimizden kattığŸımızla eğŸlenmek,
Gönlümüzden katalım,
Varlıklı kişŸileriz neşŸeden yana.
Pazarımız hoşŸ mu geçecek,
şžart değŸil Büyükada, Heybeli;
Çok bile gelir kayığŸı Hristo'nun:
Sekiz arşŸın iki karışŸ,
Kız gibi Cibali yapısı.
Bir işŸaretimize bakar
Çıkmazsa balığŸı alesta,
Aylardan temmuz, günlerden pazar;
Yenikapi açıklarındayız...
Bırakın Hasan geçsin küreğŸe,
Utandırmaz bu kollar sahibini.
Kabarmaz bu avuçlar
On ikisinden beri nasırlıdır.
Fazla külfet istemez,
Bol sigaramız olsun,
Köfte, ekmek, domates yeter.
Karımız, sevgılımız yanımızda
BaşŸaltında şŸarap testisi...
Dedik ya bugün pazar
Belki genç arkadaşŸı
"ilk defa güneşŸe çıkardılar",
isteriz bütün dostlar aramızda olsun;
Kiminin Hanya'dan gelir selamı,
Kiminin Konya'dan
Sandalımız genişŸ değŸil, ne çare,
Gönlümüz kadar.
Ne yapalım bol şŸarabımız var ya,
Onların sağŸlığŸına içecek;
Gün ola harman ola!..
Anlarız biz de bu işŸlerden,
Elimiz değŸdi de okşŸamadık mı,
şžu "pür hayal" saçları ?
Kim istemez "yâr"i uyutmasını "sine" de
Batan güne karşŸı,
"Bâde" içmesini "Yâr eli"nden?
Gözü kör olsun feleğŸin,
Gelecekten umudumuzu kesmedik,
içimiz öylesine ferah...
Son kadehlere doğŸru sorsun,
Sesi en güzelimiz bizden:
"Gam, keder ne imişŸ?"
YontulmamışŸ sesimizle cevabı hazır:
"Geç azizim, geç!"


(bkz: rıfat ılgaz )