gerçek islam bu

1 /
Özetle gerçek islam bu değilcilik mutsuzluk ve çelişki kaynağıdır. Dinde derinleşmedir.
Gerçek islam buculuk mutluluktur huzurdur, teoride inançlı pratikte sıradan yaşamaktır.
Gerçek islam karmaşık değildir, yavandır, basictir, simple'dır. Bununla karşılaşınca insanın içinde tuhaf bir çiğlik hissi oluşur ilk etapta, sonra içiniz acayip rahatlar... Birçok sorunu aklınız, vicdanınız ve ilahi maksadın ruhuna uygun çözmeye başlarsınız.

Amaaa bir gün öyle bir vakit gelir ki bu yalın hal, size içeriğin gittikçe evrensel ya da tarihsel olduğu değil tamamen lokal olduğu gerçeği ile yüzleşmenizi sağlar.

Gerçek islam tam da budur. Kurallar, kaideler, karmaşıklıktan uzak yapısı sizi bir yere getirir ve bırakır. İşte bu bıraktığı yerde kimileri mutlu olur kimileri daha mutlu olur.

Birileri Gerçek islam bu der ve rahatlar ve dini ile barışır, diğer bir kısım ise bu dini terk eder. hangi tarafın daha mutlu olduğunu bilmiyorum.

Yani benim çevremde hep böyle oldu.
Din adamlarının, peygamberlerin, iktidarların ve zenginlerin; otoritesine, uçkuruna, gırtlağına, cebine kıyak geçmeyen " orta tabakacı" olan dindir. Bunlar ile ilgilenmeyen gökler yaratıp büyüklüğüyle övünen ve övülmek isteyen, yarattığı insanın fıtratından haberdar olmayan tanrı modelinden bana ne. İstediği kadar güçlü olsun, yarattığını anlamadıktan sonrq.

Kurucularını tanrılaştırıp, vatandaşının halinden gafil olan rejimlere eyvallah çekmedim. Kullundan ve yarattığı hayat şartlarından gafil kibirli tanrı motiflerine de eyvallah çekmem. Onların cenneti için vicdanımın sesini ve aklımı inkar edemem.

Bana zulumden ve çözümünden bahset.
genellikle islamofob ateist turnusolü bir söylem. nerede beynini yitirmiş, sokaktaki kız çocuğunun kafasını kesen müptezel haberini görse bu ibareyi yapıştırıp, kuşa taksan önce ters uçurup sonra kuyuya ters düşürecek mahiyetteki kapasitesince islam'ı alt ettiğini düşünür. zavallı soytarılar.
Hz muhammedin s.a.v. ve ashabının ve onlara tabi olanların yaşadığı din için söylenebilecek şey. Gayrisinin, ayetleri kafasına göre yorumlayanların, Allah rasulünün ak dediğine kara diyenin İslam'la alakası yoktur. O kendi hevasının vahyettiğine inanmaktan başka bir şey yapmaz.
1.) Allah, mekanı kuşatır. Allah'ın mekanı, göklerin üstündeki tahtıdır.
" ... o'nun tahtı gökleri ve yeri çevreler. onları muhafaza etmek o'na zor gelmez ve o yüce'dir, büyük'tür.'' (bakara-255)

2.) Tağut, diğer adıyla şeytan yoktur. Allah'a iman edip tağutu inkar eden kurtulmuştur.
"dinde zorlama yoktur. çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. o hâlde, kim tâğûtu tanımayıp (inkar eder-yekfür) allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." bakara-256

3.) Şirk yoktur. Allah şirkten münezzehtir.
"atalarım ibrahim, ishak ve yakub’un dinine uydum. bizim, allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz (ma kane, imkanın tersi) . bu, bize ve insanlara allah’ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” (yusuf-38)
islam dini öznel değildir. her topluma ve her zamana uyan kuralları vardır. kişisel yorumlamalarla din yürütülmez. yürütülmeye çalışıldığında ne olduğunu türkiye ve diğer islam ülkelerinin bugünkü hallerine bakarak görebilirsiniz.
9 yaşından beri tanıştığımız ve birbirimizi çok iyi tanıdığımız bir arkadaşım, geçenlerde facebook üzerinden ''ulan önüne gelen gerçek islam bu değil, onlar islamı temsil etmiyor şeklinde zırvalıyor, söyleyin ulan gerçek islamı kim temsil ediyor'' bu arkadaş 5-6 yıl öncesine kadar islami camiadandı. sonra ne olmuşsa olmuş ateist olmuş. neyse bu arkadaşa cevap verdim;
+buyur birader, gerçek islam'ı temsil edenlerden biri benim. çocukluğumdan beri de beni tanıyorsun. ne diyeceksen buyur söyle dedim. bunu deyince bu kıvırmaya başladı.
-bu işin ağa babaları, seni de kabul etmezler, dedi.
+iyi de dostum, islam'ın bu işte ağababa diye tanımladığı kimsenin olmadığını sen de biliyorsun. senin ağababa diye tanımladığın kimseler kadar benim de temsil hakkımın olduğunu biliyorsun. değil mi dedim.

ve tabi ki cevap vermedi bir daha.
ha şimdi bu elemanla çocukluğumuz birlikte geçti. 17-18 yaşlarına kadar okuduğumuz çizgi romanlar bile aynıydı. dini bilgisi ise taklitten ibaretti. kendi aramızda yapmış olduğumuz ders programlarına katılmazdı. bazı tartışmalı dini mevzuları gel beraber çalışalım, tartışalım ezbere değil de bilerek bir pozisyon alalım dediğimizde, bu; ''ya siz okuyorsunuz, ne diyorsanız size güveniyorum'' diyerek hiç bir araştırma yapmıyordu. şimdilerde ise sağda solda millete, ''ben dini bilerek, okuyarak ret ettim'' diyor.
anladığım kadarıyla diğer ateistler de aşağı yukarı bunun kafasından. kendi kurgu ve palavralarını gerçekmiş gibi anlatıyorlar.