gereksiz psikolojik baskı veren durumlar

1 /
Kapı önünü kapmış arabayı görmek. Yani park yerimi kaptırmak.

Allah'ım nasıl geriyorum kendimi var ya. Başka yere park etmeyi bilmiyorum ki. Bunu bütün mahalle biliyor. Bir tek O arabanın sahibi bilmiyor. Buldum onu. Zaten misafirmiş.
satış elemanın sürekli kıçımın dibinde dolanması. kendisi yardımcı olmak istiyor olabilir ya da prim kasıyor da olabilir de abicim bi çekil rahat ver ya. sanki dükkandan mal kaçıracağım? tüm alışveriş isteğimi, zevkimi çekip benden götürüyor da haberi yok.

ps: ha bi de tez beni acayip geriyor.
aklıma gelen ilk iki tanesi şunlardır;sınavdayken hocanın başında dikilmesi, ne stres ama. özellikle ösym sınavındaki gözetmen yapıyorsa tam bir psikolojik baskıdır. diğeriyse, aylardır toplu taşıma kartı kullanmayıp işin düşünce kartı kullanacağın vakit kartı basarken acaba "yetersiz bakiye" demesidir. kimseden de kart isteyemezsin. istesen paraya falan dokunacaksın. paraya dokundun bu sefer yeğen bizden olsun. sen daha gençsin diye birde dayılar, teyzeler olacak. hiç tanımadığın insanlara mahcubiyet duyacaksın.
beşiktaşımın son 20 dakikasına 1-0 ya da tek farklı üstünlükle girdiği maçlardır. 2-0 iken bile huzursuz ediciyken, tek fark söz konusu olduğunda öyle bir baskı altına girersiniz ki, acaba sizin bu haliniz mi sahaya yansıyor, sahanın hali mi size kestirilemez...

(bkz: beşiktaş kanseri)