gitmek vs unutmak

1 /
Gitmek mecburi bir hal almadığı sürece aslında kolayı seçmek, yükten kurtulmaktır. Giden zaten bu eylemden önce planını yapmıştır ve duruma hazırlıksız değildir, kalan gibi. O yüzden belkide gitmeden unutulmaya yüz tutmuştur yaşanılanlar giden adına. Ancak gitmek her zaman bir seçenek değildir, bazen hayat sizi gitmeye mecbur bırakır. İşte bu gibi durumlarda unutmak, ahhh unutmak öyle kolay değildir. İnsanlar her zaman yaşadıkları anıları tekrar hatırlatacak anlar yaşarlar. Edip Cansever'in infilak şiirinde anlattığı gibi bazen bu durum bir kısır döngü hali alır, her şey onu hatırlatır...

Gitsem de her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
ölmüyorsan unutmanın hiçbir yolu yok. her izi her yarayı ve her iyi anıyı hatırlamak zorunda insan. yarana tuz bassan da, sargılasan da böyle. unutamazsın.

gitmek tamamen zaman kaybı, unutmaya çalıştığın için gidiyorsan gitme, lakin yaranı kapatacak bir sargı arıyorsan, yeni birini, o zaman gidebilirsin işte
" gitmek sadece bir eylemdir, unutmak ise kocaman bir devrim" demiş nazım hikmet.
ilki yapılabilir ikincisi imkansız bence. hiç tanımamış gibi olabilir mi insan? belki aklına gelmeleri giderek seyrekleşebilir ama ne kadar seyrekleşse de ansızın geliveren bir koku, göze çarpan bir desen, bir el fotoğrafı şimşek gibi zihne taşır unuttum dediğini.