gölge etme başka ihsan istemem

1 /
hikayenin öncesi ve aslı şöyledir.

iskender sinop'a gelir ve orayı aldığında diyojen'in namını duymuştur. iskender'in kendisi de aristoteles'den ders aldığı için böyle felsefeye ve filozoflara büyük ilgisi vardır.

askerlerine emreder ve "diyojen'i yakalayın ve bana getirin" der. askerler de yaka paça getirirler ve bir ağacın dibine bırakırlar. askerler " diyojen senle görüşmek istiyor" derler. diyojen " iyi tamam ben buradayım benle görüşmek isteyen buraya gelsin " diye cevap verir.

bunu duyan iskender çok sinirlenir ve " sen benim kim olduğumu biliyor musun " diye öfkeyle sorar diyojen'e . diyojen yine umursamaz bir şekilde "yoo ne biliyim kimsin " der. iskender daha da sinirlenir " ben kral iskenderim" der. diyojen de " memnun oldum ben de köpek diyojen" der. bu arada diyojen köpeklerle beraber yaşadığı için lakabı köpek diyojendir. yani ne olacak ki sana kral iskender diyorlarsa ban da köpek diyojen diyorlar ne olacak ki anlamında bir söz yani ..

neyse iskender iyice sinirleniyor ve "sen benden korkmuyor musun" diyor . diyojen " niye korkayım ki sen kötü biri misin" diye cevap veriyor. iskender tabi " evet kötüyüm " diyemiyor . çünkü tüm askerleri yanında ve onların hepsi iskender'in adil kral olduğuna canı gönülden iman etmişler.

kötü biriyim diyemediği için de bu sefer o'na merhametli ve gönlü zengin bir kral olduğunu göstermek için " dile benden ne dilersen " diyor diyojen'e. diyojen de eliyle güneşi gösteriyor ve "şu güneş senin mi " diyor iskender " hayır" diyor. o senin değilse o zaman çekil o güneşten , gölge etme başka ihsan istemem diyor.

bir de iskender'in şehirden ayrılırken diyojen ile karşılaşması hikayesi var. iskender şehirden ayrılırken diyojen'i mezarlıkta kemiklerle oynarken görüyor. ve soruyor diyojen'e " burada ne arıyorsun" diyojen de diyor senin babanın kemikleirini arıyorum ama diğerlerinden bir türlü ayırt edemiyorum" iskender de diyor " tamam bu kadar yeter, ezme beni bu kadar yeter" deyip çekip gidiyor.


iskender , diyojen'de hiç bir şeye ihtiyacı olmayan insanın gücünü görüyor. ve sonra şöyle dediği rivayet edilir iskender'in "eğer bu dünyada kral olmasaydım diyojen olmak isterdim."
Kraldan hiçbir isteği olmayan birinin Allahtan da hiçbir isteği yok mudur acaba.söyleyenin mantığına göre bu Allaha da söylenebilir gibi ancak insanın eksik ve kusurlu yaratılışı ihtiyaçları açlığı korkuları buna engel oluyor sanırım.insan güçlü olduğu zaman Tanrı olduğunu ve hiçbirşeye ihtiyacı olmadığını düşünür ama elden ayaktan düştümü Allahı hatırlar.
aristo buyuk iskender in cok sevdigi bir hocadir, bir gun buyuk iskender aristoya sorar
- haci senin de bi hocan var mi?
- hoca diye saygi gosterigim biri var demis aristo.
- nerde yasar ne yapar
- sinop'da yasar demis aristo.

kalkmislar dusmusler yola gide gide gele gele fethede fethede sinop a kadar gelmisler, aramislar taramislar sonunda aristonun hocasi diogenes yada diyones diye bilinen adamin yanina gitmisler. tabi bizim diogenes o sirada gunesleniyormus. buyuk iskender demis ki

- ben fatihler fatihi buyuk iskender diogenes dile benden ne dilersen
- golge etme baska ihsan istemem demis diogenes ve buyuk iskender mort olmus hik demis mik demis donmus geri gitmis.

iste bu soz ondan sonra soylenir olmus, golge etme baska ihsan istemem.

sozluk yazarlarina soylemek istedigim soz. yaptiklari kucuk bi tepe yok, yiktiklari daglar everest e ulasti.
(bkz: insan bu dünyada vazgeçebildiği eşya oranında zengindir)

--- alıntı ---

bu söz*, eski yunan'ın ünlü düşünürü diyojen'e aittir. diyojen, kinizm felsefesinin savunucularındandır. bu felsefeye göre: erdem her şeyden üstündür. insanın kendi nefsine hakim olması da, erdemin başıdır. diyojen bu felsefeyi benimsedikten sonra, bir fıçının içinde yaşamaya başlamış, yalnız bayat ekmek yemiş, yalın ayak gezmiştir. tek malı olan, tahta bir su çanağını da, bir köylü çocuğun, avuçlarıyla su içtiğini gördükten sonra, fırlatıp atmıştır.

büyük iskender, bir gün kornet’te dolaşırken, tembel tembel güneşlenmekte olan diyojen'e rastlamış. kalkıp, saygı ile kendisini selamlamasını beklemiş fakat diyojen’in oralı olmadığını görünce, kendini tanıtıp saygı beklemiş. dünya dan elini ayağını çekmiş olan diyojen’in istifini bozmadığını görünce ; büyük iskender, "büyüklük bende kalsın" düşüncesiyle “dile benden ne dilersen” sözleri ile diyojen’e seslenmiş . amacı her dileği yerine getiren yüce bir imparator olduğunu göstermekmiş

diyojen: “gölge etme, başka ihsan istemem” sözleri ile koskoca imparatorun sunduğu teklifi ret ettiğini görünce çok kızmış ve bu davranışın hikmetini sormuş.

diyojen; “sen benim esirimin esirisin, bana ne yardımın olabilir ki ? ben nefsimi kendime esir ettim; onun tüm isteklerini çiğnedim. nefsim, ayaklarımın altındadır. sen ise nefsinin esirisin, işin gücün, servet, saltanat, azamet. nefsinin istekleri ardında koşuyorsun.”

bu sözler,ile işin aslını büyük iskender öğrenmiş ve bu sözde çağlar aşarak günümüze kadar gelmiş ve çokça başvurulan bir deyim olmuştur.
--- alıntı ---
kullanmayı pek sevdiğim söz. yeri ve zamanında kullanılırsa insanı şiddetli bir tatminkarlığa sevkeder.
böyle söylerken nasıl içinin derininden gelir, nasıl ağız doldurur...

mütevazı yaşamıyla dikkat çeken ve bir fıçının içinde yaşayacak denli alçak gönüllü olan feylesof diyojen'in büyük iskender'e yönelik sözüdür..

rivayete göre; büyük iskender onca meşhur alimlerden dersler almasına rağmen diyojen'in felsefesini çok beğenir ve fıçısının başına gelerek 'dile benden ne dilersen?' diye sorar..

diyojen hiç durur mu, yapıştırmış cevabı:*

(bkz: başlık)

büyük iskender kalpazan filozof diyogenes'i ziyaret eder, dile benden ne dilersen der. sundurmasından kirli boynunu uzatan diogenes, gölge etme başka ihsan istemem repliğini söylediği söylentidir.
kadir inanır'la hülya koçyiğit'in bir filmi vardı kadınlar ve erkekler mi yoksa leyla - mecnun muydu tam hatırlamıyorum ama filmde apartman komşuları da aslı - kerem gib fantastik masalsı isimlere sahip komşuları vardı neyse halit akçatepe var ve de eşi filmde şişman bir ablamız oynuyordu o rolü , halit abi de kılıbık tabi ki işte kadın şunu yap , bunu yap emirler yağdırıyor halit abi yapıyor en son yukarıdaki cümleyi söylüyor... ben de anneme sormuştum kadın şişman olduğu için mi adam öyle dedi diye ...
esasa gelene kadar çok yoruldum ; çocuk halimle halit abiye acımıştım şişman kadın onun üstüne çıkıp gölge yapıp daha sonra ezer filan diye endişeye kapıldım bu arada yardımcı rollerdeki insanların sahnelerini anlatmak ne zormuş ya hu :)