hiç dostunuz yok

1 /
evet hiç dostum yok çünkü şeffaf, yargılamayan, samimi, çıkarsız biri pek tanımadım, tanıdıklarımla da dost olamadım arkadaş sıfatından öteye gidip. burada eleştirilecek şey ben ya da karşı taraf mı? bilemiyorum. bence eleştirilecek şey, insanların insan olduğunu unutması ve insani değerleri unutması. aksi taktirde dostluğun ne olduğunu, samimiyetin verdiği hazzı özlemez aramazdık diye düşünüyorum.
Hiç dostunuz yok ise oturup bir daha düşünün bakalım, adaletli ve eşit bir şekilde kim haklı kim haksız ondan sonra yapın hayat felsefesini dostlukla ilgili.
Benim için 1 tane dostum var. Yanında gerçekten kendim olabildiğim, yanında değilken bile yanımdaymış gibi hissettiğim. Saf ve doğal bir şekilde davranabildiğim, kendimi net bir şekilde ifade edebildiğim bir dost, belki dosttan öte. Ama ben onun dostu değilim sanırım. Çünkü o bana, benim ona olduğum kadar açık ve net davranmıyor. Hep sığınacak bir bahane bulup kaçıyor sessizliğine. Onun dostum olması için daha ne yapabilirim bilmiyorum sözlük. Benim ona davrandığım gibi bana davranabilmesi için ne gerekiyor hiçbir fikrim yok açıkçası. Buradan çıkarımım sanırım benim hiç dostum yok, ben öyle olmasını umut ediyorum sadece.
Bir bildirim cümlesine benziyor.

Ben içimi net dökebileceksem yadırganmayacağıma inanacaksam o dostumdur. Sanırım dostum yok. Çünkü hiç net, açık, saf olduğum kişi yok. Gözlerinden anlıyorum
"saçmalıyorsun ruuu" dediklerini.

Tek dostum psikoloğumdu. Hep nettim. Bir bir döküyordum. O da bir yıllık dostluktu.
Biraz müsaade edileceğini bilsem burayı da yani dünyayı da dost edeceğim de, cesaretim yok. Neyse. Çıktım buradan...
Çoktu bir zamanlar. Hepsi dindar, ilm sahibi zartlardı. Yardım bekledikleri hususlarda dini çok güzel anlatırlardı; lakin yardım etmeleri gereken noktada hep susarlardı. Şimdi işleri tıkırında hepsinin. Aynen kendileri gibi "suya sabuna dokunmayan" Arapça'dan ve namazdan para kazanan zatlar yetiştirmeye çalışıyorlar.