hollanda

1 /
sokağa çıkma yasağını protesto etmelerinin 2. gününde araba yakmaktan dükkan yağmalamaya kadar çeşit çeşit "protestolar" yapan ülke. bizde olsa ne barbarlığımız kalır ne vandallığımız, ab "endişeliyiz" filan diye açıklama yapar. olsun başbakanları bisikletle işe gidiyor, onlar medeni ülkeler.
kendi kendisini okyanusa dökecek, ingiltere'ye nazaran başkanının covid olmaması dolaylı kafasına yeni ulaşan ülke.

o değil de insanları inanmadığı bir şeyden koruyamazsın sonuçta, zamanında sürü olarak adlandırdığın kalabalığı şimdi bağışıklananlardanmışcasına sokağa salmak absürt olmasa gerek.

"kontrollü sürü bağışıklığı"ndan sokağa çıkma yasağına.

koronavirüs nedeniyle uygulanan tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlamaları ile ilgili yüz binlerin ayağa kalktığı ülke. rotterdam’da, Amsterdam, Haarlem, Geleen, Helmond, Zwolle, Amersfoort, Den Bosch ve Tilburg'da havai fişek ve taşlarla saldıran, mağazaları yağmalayan, otomobilleri yakan eylemcilerden şimdilik 150’den fazlası gözaltına alınmış durumda. hollanda polisi 40 yıldır bu boyutta bir şiddetin yaşanmadığını söylemiş.

git

git
"Coronavirüs kısıtlamaları karşıtı protestolar böyle devam ederse, iç savaşa gideceğiz." Eindhoven Belediye Başkanından böyle bir açıklama gelmiş. bizim ülkede kısıtlara uymayanlara eğitimsiz yaftası yapıştırılırken gelişmiş ülkelerde (özellikle avrupa) kısıtlamalara karşı ciddi protestolar var.
(bkz: gerçek feminizm bu değil)

kadınların işlediği suçların erkekle aynı kategoride olmadığı , kadının çekingen ,ürkek ve adet görmeden kaynaklanan psikoz nedenlerden dolayı, işlediği suçlarda bile ceza indirimi isteyen feministler şok olmuştur herhalde.

yalnız bu karar cinsiyet eşitliği kapsamında alınmış bir kararsa külliyen yanlış ve iş avrupa insan hakları mahkemesi'ne kadar gider .hollanda gibi bir ülkede zorunlu askerlik diye bir şeyin olduğuna da inanasım gelmiyor hiç. nerden baksan bi saçmalık var.
cinsiyet eşitliği kapsamında kadınları da zorunlu askerlik kapsamına alan ülke. 2003 doğumlu 17 bin genç kadınlara askerlik celbi gönderecekmiş. işte eşitlik, işte adalet!

git
Pegasus sayesinde türkiye'de meşhur olmuş ülke. Kendisini amsterdam, rotterdam ile özleştirenler gitsin magic mushroom yesin.

4 senemi finansın başkentinde yemesine rağmen güzel yanlarından biraz bahsedelim;

+ enflasyon noktasında neredeyse yüzde 2'lerde olması sebebiyle ne harcadığımı bilmemi sağlattı.

+ almanların aksine ulaşım araçlarında daha sessiz bir millet. Ülkemdeki dayı, kayınço mantığı olmadığı için herkes kendi halinde.

+ 2014'den sonra marketlerin 19:00'dan sonra da açık olabileceklerini fark ettiler. Yıllarca akşam yiyeceğin ekmeği öğlen almak nedir bilir misin? *

+ yeşillik, ova seven ben gibi bireylerin net yaşam alanı. Pastorel nice renkleri orada benimsedim yeridir.

git

+ teknoloji ve arge kısmında ciddi olarak dünya'dan fersah fersah ilerideler. Çoğu 4.sınıf öğrencisi mezun olmadan şirket kurup ihracat peşinde öğrenmemiz gereken çok önemli bir nosyonları var.

+ türkler toprağa hükmettiyse hollandalılar da suya hükmettiler. Wikipedia'da yaşadıkları selleri okumanızı öneririm.

+ yaşayan yel ve su değirmenlerinin yaşandığı saha olması sebebiyle retro havası her daim karizmatik gelir gözüme.

git

+ su yolları üzerinden ulaşımı hamburg ile birlikte en efektif kullanan ülke. Özellikle nisan mayıs ayında küçücük kanallar üzerinden mavnalara binip nice lale bahçesini gezebilirsiniz.

git

(bkz: e1k photography present)
Daha nice unsur var lakin sıkmayalım..
altı ay kasvetli havasını çektiğim ülke.
kendi dillerinde ülkelerine nederland derler, alçak topraklar demektir.
ülkenin çoğu deniz seviyesinin altındadır ve toprakların %17'si deniz doldurularak oluşturulmuştur.
bundan dolayı "Tanrı dünyayı*, bizler de hollanda'yı yarattık"* diye atasözleri var.