hz ibrahim

1 /
politik kürtçülere göre kendisi kürt-keldani idi. zerdüşt rahibi olduğunu iddia edenleri de duydum. kendisi olmasa bile babasının dinsel açıdan nemrud ve çevresinin mühim adamlarından birisi olduğu anlaşılıyor. muazzez ilmiye çığ ise kendisinin sümer vatandaşı olduğunu sare'nin hacer'i evden gönderme talebinin sümer yasalarının kadına verdiği bir yetkiyi kullanmasının sonucu olduğu iddiası akla yakın geliyor.
yolu ibrahimi yoldur. Yolu islamdır. İbrahimi din gibi bir kavramın doğruluğu tartışmalıdır. Kitabı dinler demek onlar için daha doğrudur.
[youtube][/youtube]
en çok akla gelenlerden; "ibrahim içimdeki putları devir elindeki baltayla"
&ab_channel=aykutkuskayamusic

şu da çok hoş olmuş:

&ab_channel=Ersin%C3%87evik
nahl suresi 120.ayette Rabb’imiz bize İbrahim aleyhisselam’ı şöyle anlatır: “ibrahim, tek başına ümmettir.”
Hal böyleyken ömer karaoğlu ezgisi yakalar sizi, tüm içtenliği ile bir peygamber muştusu düşer yüreklere: “ne güzel kul ne güzel örnekti; İbrahim, tek başına ümmetti...”

gül bahçesinde ibrahim’i dinleyelim o halde:
">git
urfa'da hakkında çokça rivayet bulunan ulu'l-azm peygamberlerden birisi. örneğin urfa ile özdeşleşen çiğköftenin ortaya çıkışı ile ilgili şöyle bir rivayet aktarılır:

nâkilân-ı âsâr şöyle hikâyet eder ki ilahlık iddiasında da bulunan zamanın kralı nemrud, sarayındaki puthanenin bekçilerinden âzer'in yeğeni ibrahim, bütün putları kırıp onları tevhid inancına davet edince, onu yakmak ister. o sıralarda genç veya çocuk yaşta olan ibrahim'in akibetinden korkan annesi, onu bir mağaraya saklar. bu arada nemrud yakacağı ateşin devasa olması için ülkedeki bütün ateşleri veya malzemelerini toplatır. bu nedenle ülkede ateş yakacak malzeme dahi kalmaz. bundan dolayı mağarada saklanan anne ve çocuğu aç kalırlar. anne evladını beslemek için çare ararken ceylan eti ile bulguru yoğurarak bir yemek yapar ve böylece çiğköftenin iptidai şekli ortaya çıkar.

fakat çiğköfteyi çiğköfte yapan ve en temel katkı maddesi salça olduğundan hikayenin sonradan uydurulduğu anlaşılıyor. çünkü salça ve tabii ki ana maddesi domatesin türkiye'ye gelişi 20. asrın başlarıdır. hatta domates ve salça, ülkeye yine güneydoğudan, muhtemelen fransız işgali nedeniyle girmiş olmalıdır. zira salça üretiminin en yaygın olduğu bölge de burasıdır. ayrıca bölgede domatese frenk denilmesi de buna bir işarettir.
hakkındaki ayet anlatımlarından en çok şu kısmını sevdiğim resul...

kalabalık bir topluluk mevcut, o kalabalıkta babası da var ve onlara hitaben şöyle diyor:

Babasına ve kavmine: "Nedir bu sizin taptıklarınız?" demişti. *
İftira ederek mi (Allah’a karşı yalan söyleyerek mi) Allah’tan başka ilâhlar istiyorsunuz? *
Âlemlerin Rabbi hakkında sizin zannınız nedir? *

bu kadar çabadan sonra bir an duruyor, içi tükenmişçesine...

Sonra yıldızlara nazar ederek baktı. *
Bunun üzerine "Ben gerçekten hastayım." dedi. *
Bunun üzerine ona arkalarını dönüp gittiler. *

davası uğruna kalabalıklar içinde yapayalnız kalışın adıdır ibrahim...

Selâmun alâ ibrâhîm *
geçen rüyamı ziyaret eden insanların en şereflilerinden. imanın babası. cüssesi dev gibiydi. (zaten rüyada hangi peygamberi görürsem göreyim , hep bir dev gibi görürüm. herhalde soyut alemdeki insanlara üstünlüğünün somut olarak rüyada belirmesi.) öfkeli gördüm o'nu. belki de putları kırarkenki öfkesiydi bu. zaten o yürüdükçe ortalıkta zelzeleler oluyordu. ben de kaçmaya çalışıyordum önünden, şu küçük cüssemle. sonra bir yere sıkıştım. "allah rızası için bana dokunma" tarzında bir şeyler söyledim. ama duyuramadım herhalde. "ben muhammed ümmetindenim" dedim. işte o zaman beni bıraktı... rüyayı anlattığım bir dost, iman konusunda sıkıntılarım olabileceğini söyledi. bilmiyorum. son zamanlarda girdiğim ilahiyat tartışmalarında aslında hep en imancı noktada dururum ama ... imdi ben bu rüyayı o rasyonalist! kelamcılara anlatsam sırtımın açıkta kaldığını söylerler. oysa ben daha ziyade felsefeciyim.

neyse. bu rüyayı anlattım ibrahim as hakkında, çünkü zamanımızda dinsel hakikatler, iman göstergeleri artık insan hayatında, zihin dünyasında pek az yer tutuyor. bu sayede imanlarımız tazelenir umarım. Çünkü iman zihinden ziyade ruhsal bir tecrübedir.