ibni haldun

1 /
Mukaddime'si birçok kez Osmanlıcaya çevrilmiş İslam düşünürü. Bu çevirilerden en önemlisi 19. Yüzyıl devlet adamı ve tarihçi Ahmed Cevdet tarafından yapılandır. ( bu çevirinin bugün de satışı var, internetten ulaşılabilir.)

Devletler hakkındaki fatalist ve kötümser düşünceleri, özellikle devletin güç kaybetmeye başladığı zamanlarda Osmanlı aydınlarının gündemine girmiş. Ancak 19. yüzyıl öncesinde de İbni Haldun ve görüşleri Osmanlı politik düşüncesinin merkezinde yer almıştır.

Bu çeviriler ve İbni Haldun'un Osmanlı politik düşüncesindeki rolü ile ilgili güvenilir akademik çalışmalara bakabilirsiniz. Çünkü onlarca var. git

Ek: Devletlerin yükselişi ve düşüşü fikirleri Osmanlı'nin "devlet-i ebed müddet" temennisiyle çeliştiği gibi "Türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" temennisiyle de çelişir.
İslam âlimlerindendir. İslam düşüncesi, toplum bilimi, siyaset , ekonomi vb alanlarda eserler neşretmiş mühim bir şahsiyet. Tunus doğumludur. Umran görüşü ile ideal devlet prototipi çizmektedir.
Devletlere ömür biçtiğinden mütevelli devleti Ali'ye osmaniyye'de yasaklı olan ilk sosyolog filozof. Devleti Ali'ye kıyamete kadar payidar imiş, zorlarına gitmiş hazretlerin. Bir devletin böylesi bir tutumu 3 yaş psikolojisine benziyor. Adam, doğar büyür ve ölür diyor, sen kalmış 3 yaşındaki yavrucaklar gibi davranışlar sergiliyorsun.
Kendisine atfedilen “ Coğrafya kaderdir “ sözünü söyleyip söylemediği muamma da olsa coğrafyadan kastının da coğrafya olmadığı kesin.

Coğrafya diye bir ilimin esamesinin dahi okunmadığı bir zaman diliminde bu kelimeyi kullanması zaten imkansız.Lakin coğrafyadan kastı iklim olabilir.

Peki” iklim kaderdir “ diye bir cümle söylemiş midir? Mukaddimede yazılanlara ve kısa hayat hikayesine bakılırsa bu anlama gelecek çok şey söylemiş. Kum fırtınasında 5 çocuğunu ve karısını kaybetmiş, 6 sene Bedevilerin elinde esir hayatı yaşamış ve daha sonra krallara, sultanlara danışmanlık yapmış bir adamın hayat hikayesinden bile coğrafya kaderdir sonucu çıkar.

Yalnız talebelerinin anlattığına göre de ibni Haldun kendisine bir soru sorulduğunda asla “ bilmiyorum “ demezmiş. Bilmese de mutlaka biliyormuş gibi bir şeyler söylermiş. Onca konuşan adam da mutlaka bir cümlesinde “ coğrafya kaderdir” demiştir.

Dücane gundioğlu her ne kadar kabul etmese de hatta o sözün ibni Haldun’a atılmış bir iftira olduğunu söylese de tam bir sofist olan dücaneye inanacağıma ibni Haldun’un talebelerine inanırım çok daha mantıklı.
Üzerine yapışan "Coğrafya kaderdir" cümlesini nerede, hangi kitabında söylediği büyük bir sır olarak kalan, çağının ötesinde bir 14. yy düşünürü.

Facebook camiası malum sözün ibn-i Haldun tarafından söylendiğinden emin, akademiklerinse kafası epey bi karışık, yardım istiyorlar.

git

git

Asıl mevzuu, yazmayı planladığı ama bitiremediği kitabının sadece giriş (mukaddime) bölümüyle bile dünya üzerine, toplumlar üzerine böyle muazzam açıklamalar getirebilmiş olması.

Aslında İbn. Haldun ilk tarihsel sosyologtur. Kendisi şunun cevabını aramıştır: “bu şehirler, bu devletler bu siyasal organizmalar nasıl ortaya çıktı?”. Bir asabiyet tanımı yapmıştır. Bedevilerin yerleşik hayata geçmesi ile devletlerin ortaya çıkması söz konusu diye düşünmüştür. Bedavette (bedevilikte) asabiye vardı. Yerleşik toplumlarda düzeni sağlayan bürokrasidir bu nedenle asabiye düşüktür. Göçebe toplumda bürokrasi değil asabiye vardı. İşte Osman Bey’de olan da buydu. Oradakilerin ona bağlılığı asabiye ve sadakatti. Bürokrasi, ne zaman tahrir yapmaya başlanıp ordu kurulur ise o zaman ortaya çıkar.