insanın içini dökmekten vazgeçmesi

1 /
kafadaki tilkilerin istirahat molası hakları için greve gitmesine sebep olabilecek türden bir vazgeçiş.

size bundan sonra ne ekmek ne de su, yüz verince astarını istiyorlar sürekli.
bir anlık rahatlama oluyor, sonrası yine aynı. bir de karşıdakinin beylik lafları, halden anlamadığını belli eden sırıtış... umarım değmediğini fark ettiğinde geç olmaz kardeşim.
anlatacak çok şey varken susma durumu. aslında yanlış da değil, kelimelerde var olma çabasından kurtarıyor en azından kişiyi. haliyle içinizde olan biten çatışma durulana kadar pek fazla açmıyorsunuz kendinizi. sonrası bir şekilde ferahlığa çıkıyor zaten.
Ayrılığın şükrü erbaşça halidir.

“ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi,
ne kapanan kapılar,
ne yıldız kayması gecede,
ne ceplerde tren tarifesi,
ne de turna katarı gökte.

insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.”
Çevrende seni anlayabilecek kimsenin kalmadığına, gerçek dostun olmadığına inanmanın doğurduğu sonuçtur.. Çok önemli bir dönemdir.. Allah'a yönelmenin; Sana senden yakın olana güvenmenin tadını çıkarmak için mühim bir fırsattır..

Eller ve yürek açılarak, iç bir güzel dökülür, hakkında hayırlısı istenir.. Acaba ne düşünür diye tereddüt edilmez, bilinir ki O seni herkesten daha iyi tanır ve düşünür.. *
1- derdi veren Allah'dır, onu bulduysan herşeyi buldun tüm derttlerinden kurtuldun.
2-fani olan senin derin yaralarına merhem olamaz,onu anladın
3-hayatın basit şeylerden ötürü dert edilip israf edilmeyecek şekilde değerli, ve de hem güzel hem de keyf verici yanlarını buldun.
4-kadere iman ettin öyleyse kederden kurtuldun...
içindekiler biriktirilmeyip, azar azar da olsa eritilebiliyorsa sorun değildir.. önemli olan eritebilmek, biriktirmemek.. aksi halde kendine yük yüklenmiş olur.. yoksa kişi istese de istemese de döker içindekileri bir yol bularak..