insanlarla iyi bir şekilde ayrılmak

1 /
Ben nedense böyle bir şeyi pek göremedim. Ya bana haksız ve saygısız oldular, yahut ben onların kabaliklarindan dolayı nezaket kaidesine uymamayi tercih etmek durumunda kaldım. Ne yazık ki herkes insanlıktan, iyilikten anlamıyor. Bunu da öğrenmiş oldum.
yaygara koparmadan, trip atmadan.
eğer burası itiraf başlığı olsaydı son iki arkadaşlığı nasıl sessizce bitirdiğimizi hatta bitirdiğimizden haberimiz yokmuş gibi davrandığımızı anlatırdım. siz de okuyup artılardınız. üstelik benim ne kadar kırgın olduğumu düşünmeden .
Beklentiler yoruyor insanı, en çok onlar üzüyor.
Aslında iyi bir şekilde ayrılmak mümkün ancak bir taraf hiç ayrılmayacağını hesap etmişse yine de kırıcı.

Biraz da kendi kafamızda oluşturduğumuz hikayeler üzüyor insanı. Kurduğumuz, uydurduğumuz demiyorum ancak illa ki bir hikaye yazılıyor bir şeyleri anlamak ve anlatmak için.

İşte bir ömür o kırgınlığı içinde taşımaktansa hikayeyi farklı açıdan tekrar değerlendirmek daha iyi. Yani beni kırsa da kırmasa da zaten ayrı düşecektik bir noktada, kasıtlı olarak kırmadı, insanlık hali deyip geçiversek; güzel anıların keyfini rahatça çıkarsak mesela?

Kendimize büyük bir iyilik yapmış oluruz. *
pek mümkün değildir.
eğer işin içinde ayrılık varsa tatsız durumlar, kırgınlıklar, kavga, gürültü mutlaka olmuştur.
bir kişi tüm kırgınlıkları sineye çekerse, iyi ayrıldıklarını zannederler i̇şte.
Kişinin kendini kandırabileceği durumlardan biridir.
İnsanları kalbinize sokup çıkartıyorsanız iyi ayrılmıyorsunuz demektir. Canınızı yakmasa, bir hayal kırıklığı yahut bir ihanet görmemişseniz bunu yapmanın sağlıklı bir psikolojide yeri olduğuna ihtimal vermem. Bunları yaşadıysan eğer insansın, Elbette bir öfke, keder kaplayacak içini. Elbette sen de ister istemez kaşlarını çatacaksın ayrılırken gülmek yerine.
Olması gerekendir ancak nedense başarabilen çok azdır. Halbuki birlikte iken ne güzel anılar biriktirilmiştir. Herşey o kadar güzel yaşanırken ve bittikten sonra da sadece güzel olarak hatırlanabilecekken neden iyi bir şekilde ayrılmak istemez insanlar? İyi yaşadık, güzel paylaştık, iyi ayrılıp, iyi hatırlayalım.
İyi bir şekilde ayrılmak için iki tarafında istemesi lazım ayrılığı. Biri istemiyorsa zor ayrılınıyor. Hatta ayrılınmıyor. Başına bela oluyor. Tüm kötü çirkin sözler alınıp veriliyor. Haklar helal edilmiyor.

Sanki o çayları birlikte içmedik. O kurabiyeleri bölüşmedik... Yuh bize.
kötü muamele görmüş olsak dahi kuranın bize sabırla birlikte sunduğu bir düstur.

وَاصْبِرْ عَلَى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

"onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.
(müzzemmil 10)

Ayetin tefsiri kuran yolunda şöyle verilmiş:
Mekke döneminin ilk zamanlarında inkârcıların, Resûlullah’a ve yeni müslüman olan az sayıdaki insana karşı tutumları daha çok sözlü sataşma şeklindeydi. Âyette Hz. Peygamber’in gittikçe şiddetlenecek olan bu olumsuz davranışlar karşısında takınacağı tavır belirlenmektedir. Buna göre Resûl-i Ekrem’in gerek üstün ahlâkı gerekse tebliğ görevi onun kötülüğe kötülükle karşılık vermesini engelleyecek; dolayısıyla o, –korktuğu, âciz olduğu için değil– görevi gerektirdiği için düşmanlarının haksız sözlerine, sataşmalarına katlanmayı bilecektir. Onun, bu tür saldırganlardan “uygun bir şekilde uzaklaşması” da fiziksel anlamda uzaklaşmaktan çok, onlarla tartışma ve çatışmaya girişmekten, karşılık vermekten kaçınmak şeklinde yorumlanmıştır. Nitekim hicrete kadar Hz. Peygamber’in tutumu da burada belirtildiği şekilde olmuştur.