istanbul’dan kaçmak

1 /
aslında tam olarak kaçmak değil. daha güzel bir hayat sürmek için, imkanların gelişmesi durumunda, bu şehirden ayrılmaktır. daha önce bu şehirde, yaşam kalitesi ve zamanın değerlendirilmesi ile ilgili bir sürü başlık altında yazdım. şimdi uzun bir şeyler yazacak olsam, o yazdıklarımın tekrarı olacak.

geçen gün bir bağcılar uydu resmi paylaşıldı. şöyle bir şeydi:

git

bağcılar'ın adı çıkmış olduğu için, elbette oranın resmi paylaşılıyor. ama esenler, güngören, bayrampaşa, esenyurt, eyüp, gaziosmanpaşa, çekmeköy, küçükçekmece, avcılar, bahçelievler, zeytinburnu, üsküdar vb. hepsinin durumu bu. şimdilik biraz daha "ferah" gözüken, beylikdüzü, büyükçekmece, silivri gibi dış ilçeler bile hızla betonlaşıyor. 5 yıl önce ayçiçeği tarlası olan bir kaç bin dönümlük alanda inşaatlar başladı mesela hadımköy tarafında. hadımköy diyorum bakın.

dün biraz yağmur yağdığı için, normalde yoğun trafik içinde 1 saat 15 dakikada gittiğim 15 kilometrelik yol, 2 saat 10 dakika sürdü. bu, az yağmurda yaşadığımız. kar yağınca zaten hiç gidilmiyor. deprem olduğunda ise ne gidebileceğiz, ne gidebilecek bir yer olacak.

yaşam kalitesini artırmak için, şarttır. yılda bir kaç gün gezmeye gelinirse, hala güzel.
Ben hariç kimsenin başaramadığı şey. Kaçınca aslında biraz imkanlarım arttı ama hiç birinin tadı yok.
Pişman mıyım evet?
Ev sahibim fazla zam yapabilirdi ama ya o zaman değilim.*
Şu sıra herkesin dilinde olan mevzu. Salt deprem değil aslında. Yakında ekonomik gerekçelerle büyük bir göç yaşanacak. 4 milyon göç edecek yemin edebilirim lakin ispatlayamam.