kabuğuna çekilmek

1 /
Bir alttaki tanım bana dizi olan baba evini hatırlattı.
incesaz ın sevdayla hesaplaşılmaz şarkısının bir bölümünü söylerdi aşkın nur yengi jenerikte..

Parlak bir inciydim önce
Derinlerde saklanırdım
Baba evi kabuğumdu
Hayat çok uzak sanırdım
Düşlerimle yandım sonra
Sevdalarımla kavruldum
Düşlerimin peşi sıra kendimi yollara vurdum...



Aklımdaki tanım : hep kaçış, sığınak, korunak barındıran kabuk. Tatlı tosbağaların düşmanı görünce içine çekiliverdiği.

Biz insanlar için sevgili omzu, anne dizi, baba sohbeti, dost kahvesi.. belki de dünyanın hay huyuna bir vakitlik es verme.

Kimi zaman farkında ve istekli, kimi zaman bilinçsiz sadece refleks..

Tosbağalardan farkımız, kabuğumuz sert değil. Darbelere açığız. Ve kafamızı uzatınca bişiler değişmiş olsun istiyoruz. Korku geçsin. Biz değişelim. İçerideki süre beni büyütsün vs.

Kabuklara boya fırlatan ruh hastalarından uzak , şahane çekilmeler efenim.




Baba evi kabuktur. Kıymeti bilinmeli, fırsat bulundukça hatta fırsatlar oluşturularak gidilip deraguş edilmeli.
İhtiyacım olan bu sanırım.
Ununu eleyip eleği duvara asma hali. Etliye sütlüye karışmamak galatı meşhur bir benzetme, ki etliye sütlüye karışmamak sürekliliğin sonucu, kabuğa çekilme ise virgüller sonrası nokta olmaktır. Kabuk iyidir, kabuk çetin cevizdir, kabuk sizi dahili ve harici bedhahlardan muhafaza eder.
Dışarısı ile olan ilişkisini kesmek, kimse ile görüşmemek anlamında kullanılan deyimdir. Halk arasında yaygın olarak etliye sütlüye karışmama durumu olarak bilinir. Genellikle bir takım kırgınlıklardan sonra yapılan bir eylemdir.

2 gün önce aldığım karar neticesinde içinde bulunduğum durumdur. Meğer ne çok gereksiz yüküm varmış, bana ait olmayan ne çok sorun taşıyormuşum. kabuğuma çekilip kendime yönelince kuş gibi hafiflediğimi hissettim. Kafamda gereksiz yere dolaşan birçok düşünceden sıyrıldığımı, hayattan daha fazla zevk aldığımı farkettim. Sanırım insanın ara sıra da olsa kabuğuna çekilmeye ihtiyacı varmış.