kadın olmak

1 /
çoğu zaman erkek olmaya göre çok daha zordur.

örneğin bazı durumlarda toplumda "yok" sayılırlar.
ancak durumun bu halde olmasının nedeni sadece erkekler değil. kadınların da sorumluluğu var.
erkeğe bu "görevi" yükleyen yine kadınlardır.
kadınlar sözünü geçiren, kendinden daha üstün, güçlü erkelere ilgi duyar.
buradaki güç büyük ölçüde fiziksel güç değildir, para, kariyer, eğitim, sözünü geçirme, vesaire vesaire gibi şeylerdir.
yani erkeğin görevi budur. erkek bunu yapmak zorundadır. başka çaresi yoktur. ya bu deveyi güder ya bu diyardan gider.

hatta başlığı bile var. (bkz: kadın güçlü erkek sever), (bkz: tipsiz bir erkeği yakışıklı gösterebilecek şeyler)
bu başlıklarda çeşitli fikirler ve itiraflar okuyabilirsiniz.

#7053486 (hemşerim diye demiyorum ama ne olsun bilemedim çok dobradır, lafını esirgemez)
erkekler daha kırılgan, tatliş kadınları sever.
kadınlar ise tam tersi zayıf yönlerini asla belli etmeyen erkekleri.

#7053581 (sözlüğün filozofunu referans vermesem ayıp etmiş olurdum)
en radikal feministler bile güce tapar. bak bu çok doğru işte.
feministler kadın erkek eşitliğini savunur, hatta kadınların daha güçlü olmasını isterler ancak "kendinden daha güçsüz" erkeği asla seçmezler. "benden daha güçsüzse neden seçeyim ki? hiç seçmem, yalnız kalırım daha iyi" derler.
sen bunu dile getirdiğinde ise "kadın istediğini seçer, kimse karışamaz" derler.
tamam da bacım matematiksel anlamda öyle olmuyor işte.
sen erkekleri geçmek için didinip duruyorsun ancak günün sonunda yine kendinden daha güçlü olanı seçiyorsun.
bu yüzden kümülatif olarak toplumu topluca toplarsak erkekler kadınlardan her zaman daha güçlü oluyor, olmak zorunda.

ben bu doğrudur bu yanlıştır, bu bu şekilde olmalıdır, şu da şu şekilde olmalıdır demiyorum. sadece durum değerlendirmesi yaptım.
sizin anlayacağınız durum bu.
bazı insanlar için toplama işlemindeki "0", çarpma işlemindeki "1" olmaktır.

kadın olarak, özellikle de genç bir kadın olarak, her ne kadar kendinden emin şekilde davransan da, iş yaşamında kendini kabullendirme savaşı vermek bazen inanılmaz yorucu olur. Yukarıda da yazdığım gibi bazen yoksundur karşındaki için, sadece "bacı"dan ibaretsindir ve muhatap alınmazsın. saygı duyulması gereken bir meslek mensubu değil, incitilmemesi gereken bir bacısındır.

senin söylediklerinin hiçbir anlamı yokken aynı üslupla yaklaşan bir erkek ortama girdiğinde seni muhatap almayan "muhatabının" tavrı tamamen değişir.

işte o an; aldığın eğitim, verdiğin emek, diplomalar, ruhsat, sertifikalar gözünün önünden geçer gider. her şey anlamını yitirir.

kadın olmak ya da insan olmak ya da bacı olmak. işte meselenin bir kısmı da bu.

çok zahmetli bir iştir. her ayrıntıyı düşünmeyi gerektirir. cem yılmaz'ın tespitleri var ya kadın kafasının makine gibi işlemesi ile ilgili, heh işte cidden onu yapıyor kadınlar çoğu zaman. çünkü çok detay, az zaman var. hayatın her alanında böyle. evde, işte, hafta sonu plan yaparken, aslında ihtiyaç halinde her an böyle bu.

bunun haricinde en zor tarafı kişisel bakımdır. bunun içine yine çok şey girer ve hepsi de zaman alan şeyler. yok gece yüzünü yıka, tonikle, sprey sık, nemlendir. sabah yine aynı şeyler. yazarken bile yoruluyorum ki bunların çoğunu her zaman yapmıyorum, aşırı üşengecim ama yapanlara hayranım. ağdası, manikürü, pedikürü, cilt bakımı, peelingi, bilmem nesi. bunların hepsi için büyük zamanlar lazım bence.

mesela kendisine yüklenen misyonlarla uğraşır bir de. yemek yapacak, evi temizleyecek, bulaşık da yıkayacak, çamaşır da asacak, yapacak da yapacak. tabi ki yapsın ama bunu sanki kadının boynunun borcuymuş gibi anlatılmasından, kadına bunların dayatılmasından nefret ediyorum. yapın abi siz de eliniz ayağınız mı tutmuyor? birilerine muhtaç olmaya bu kadar mı meraklısınız?

böyle temel sorunlar haricinde güzeldir. samimi sevgi, saygı, ilgi, alaka gösterirseniz mis gibi geçinir gidersiniz tüm kadınlarla. aksi halde hayatınızı kötü yönde etkiler ki insanlara saygı duymayan insanlara bu konuda üzülmüyorum. kadına saygı duyacaksın, o da sana saygı duyacak ve geçinip gideceksiniz. hiçbir şey, hiçkimse tek taraflı kendini geliştiremez.
*iyi ya da kötü bir anne olmaktır.
*kafa ütüleyen, psikoloji bozan ya da destek ve huzur veren bir eş olmaktır.
*aileni utandıran yüzünü öne eğdiren ya da gurur duyulan bir evlat olmaktır.
*eve bereket getirdiği düşünülen, babasının narin çiçeği ya da annesiyle sürekli kavga eden hayırsız bir evlat olmaktır.

Örnekler çoğaltılabilir. Bu, kişinin kendine ve/veya bahtına bağlıdır. Erkek olmanın da kadın olmanın da zorlukları vardır. Toplumda problem sadece erkekler değil. Hep kadın cinayetleri ve kadına şiddet haberlerinin yansıması bu düşünceler. Halbuki kadınlar erkeklerden daha fazla öldürüyor. Bir insana "o çocuk senin değil" demek Allah muhafaza ölümden beter olsa gerek örneğin.
doğmanız bile suçtur. kız çocuğu olacağını öğrenen çoğu aile üzülüyor. mesela sokakta gezmen suçtur. konuşman, gülmen, güzel giyinmen hepsi suçtur sana. başına bir şey geldiğinde gitmeseydi gitmeseydi oluyorsun sonrasında. asla önde değilsin. erkeklerin çoğu sadece seni cinsel bir obje olarak görür ve en önemli görevin eşine itaat etmek ile ev işi yapmak. bu dünyada hep ezilen, hor görülmeye aday olmaktır.
"Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz.
Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz."
tek güzel yanı nazgül öldürebilmek gibi gelen durum. erkek olmanın hiçbir güzel yanı yok. o yüzden bir sıfırdan öndedir. kadınlar galibiyeti alıyor...