kapıları açmak

usta yönetmen osman sınav'ın bir kaç yıl önce kanal d'de başlayan mustafa kutlu orjinli projesi. hikaye ve cast çok iyi olmasına karşın tutmamıştır. kısa bir süre içerisinde yayından kaldırılıp rafa kaldırılmıştır.
devamını gör...
bir bölümünde åžü güzel hikayeyi konu almış başarılı ama kısa süren bir çalışma


birbirlerine delicesine aşık olan prenses ve prens,
Dillere destan bir düğünle evlenirler..
Ancak daha aradan 1 ay geçmeden aşkın yerini fırtına alır,



Karı koca sık sık kavga etmeye başlarlar..
Kral araştırma yaptırır ama bir türlü işin sırrını çözemez..
Bu arada prenses ve prens bu sırrın düşmanlar tarafından farkedilmemesi için resmi davetlerde mutlu karı koca rolu oynarlar..
Başbaşa kaldıkları zamansa birbirlerine karşı nefretle konuşmaya ve davranmaya devam ederler..
Sonunda kral sarayın akıllı kadınlarını görevlendirerek
O büyük aşkın nasıl yok olduğunu öğrenmek ister..
Kadınlardan biri derki;
Bunun için araştırma yapmaya gerek yok Kralım..
Neden ?
ikiside aslında başkasına aşık..
Kral şaşkın gözlerle bakınırken, Kadın açıklamasına devam eder..
Onlar toy ve samimiydiler, birbirlerini delice sevdiklerini sanıyolarlardı..
oysa her biri sadece kendisini seviyor, ötekisiniyse istiyordu..
bu yüzden birlikte oldular ama asla bir olamadılar..


Bu güzel Hikayeyi müşfik kenter in anlatımıyla dinlemek ve hikmet barutçugil in ebru eseriyle izlemek için;

http://http://alkislarlayas...
devamını gör...
hikayenin ana karakteri kader bence. aslında şimdi böyle söyleyince bütün hikayelerin ana karakteri kader, ya da Allah da diyebiliriz, her şeyi olduran Allah nihayetinde. neyse, güzelim bi kutlu hikayesi, eski yeşilçam filmleri tadında.


öyle bir şey var işte, mustafa kutlu okumak, insanın kalbine şefkat, merhamet, anlayış gibi şeyler katıyor, eski türk filmlerini izlemek de aynı etkiyi yaratıyor bende mesela. burdan, kendi örneğimden yani, kutlu'nun yerliliğini, insanı, türk insanını iyi tahlil ettiğini ve ahlakla güzelce kardığını söyleyebilirim. güzel şeyler bunlar.

iyi ki mustafa kutlu var.
devamını gör...
zayıf bi' eser...

ahmet günbay yıldız tadı var her sayfasında.

zehra'nın ne öncesini, ne sonrasını görmüyoruz yeterince. ana haber bültenindeki bi' kaç dakikalık haber spotları gibi her bi' bölüm, yetersiz. karakterlerin hiçbirinin baskın yönleri iyi anlatılamamış. hikaye, karakterler, hadiseler bi' çizgi üzerinde ve tekdüze ilerliyor.

tek iyi kısmı finali. öyle karakterlerin ağlak sevgi yumağına dönüşmemesi iyi olmuş.
devamını gör...
ismi ile müsemma, arada bir elimin gittiği çok çok eski zamanlarda okuduğum mustafa kutlu hikayesidir. naif, sade, içten...

"ah bu içinde okuma arzusu kalmış, okuyamamanın yaraları kabuk bağlamış insanlarımızın okuma ve okutma arzusu.
neye benzer?
sanki aşka benzer.
sevdiğinin elini bir kez olsun tutamadan geçen gençliğe benzer."
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.