karne

1 /
bugün kızım alacak, eşim ise başka çocuklara verecek. başka çocuklar anneleri ile karnelerini alırken, benim kızım tek başına alacak. geçen dönem ben gidebilmiştim karne için. bugün ise gidemedim. annesinin öğrencileri bu yıl mezun olacakları için, iki haftadır gece gündüz, "hocam mutlaka gelin de, gelin" diye tutturdular. o yüzden kendi kızının yanında olamayacak.

böyle düşününce, benim de hiç ailem olmadı yanımda karnemi alırken. elbette, eşşşşek kadar olduğum liseden ve hatta ortaokuldan bahsetmiyorum. ilkokul 1 ve 2. sınıflar da bile yanımda değildi ailem. aile-çocuk-sınıf-okul ilişkisi günümüzde daha farklı. veliler artık daha çok düşüyorlar bu konuların üzerine. hem okuldaki sınavları, hem de diğer ülke genelinde yapılan sınavları takip ediyorlar. bizimkiler, her dönem bir kez yapılan veli toplantılarında öğrenirlerdi durumumu. elbette, başarılı bir öğrenci olmasam, çok daha önceden okul durumumu iletirdi. ancak yine de, bu karne mevzusunda, özellikle babam "devlet baba bile bilmez benim çocuğumun notlarını" modundaydı.

ortaokulda bile çocuğunun karne gününde okulda olurdu çoğu veliler. karne günü, karneler alındıktan sonra ailece bir yerlere giderlerdi. biz, alırdık karnemizi bir başımıza, bir başımıza evimize giden tozlu topraklı yola düşerdik. kimi aileler böyle günlere kıymet atfediyor, ki bence çok güzel bir şey. belli bir yaşa gelip, gözlerinizi kapatıp da, geçenlere, gidenlere baktığınızda bunlar kalıyor size. belki de bu anılar, sahip olacağımız en güzel hediyeler, bir zenginlik... annem, babam ve kardeşlerimle o kadar az ki... keşke arada unutacağım kadar bol anılarım olsaydı böyle.

bir anı geldi aklıma şimdi. lise 1'in ilk yıl sonu karnelerini almıştık. elbette ben yine yalnız almıştım. lisenin ilk yıl sonu karnesi olduğu için olsa gerek, bazı veliler de gelmişti. karnelerimizi aldıktan sonra, beykoz meydan'daki pideciye gittik, en yakın arkadaşımla. hemen arkamızdaki masaya da, gemi makinelerinden aşina olduğumuz bir çocuk ailesiyle geldi. neşeli bir şekilde kuruldular masalarına. bol kahkahalarla, mutlu ve sevinçli verdiler siparişlerini. arkadaşımla öylece baktık birbirimize. iştahımız kaçtı. siparişimizi paket yaptırıp çıktık.

bugün kızım yalnız alacak karnesini. muhtemeldir ki, bütün arkadaşları anneleri ya da babaları ile orada olacak. dün ona anlatmaya çalıştım, ama bugün daha çok kendime anlatmaya çalışmam gerekecek.
Bugün itibari ile resmi olarak yaz tatiline girmiş bulunmaktayız. Ülkenin gençlerine hayırlı uğurlu olsun. Yavrum nasıl bir okulu kırma, kendinizi ödüllendirme sisteminiz var. Avm'ye gelmek nedir ya. Biz sizin yaşınızda ohooo...
not çizelesi.

2. sınıfa gidiyordum. karnemi alıp eve geldim lakin ortada bir sorun vardı. resim dersinden 4 almıştım karne notu. valide hanım karneyi inceledi 4'ü görünce eline terliği alıp üstüme düştü. temiz bir dayak yedim. yediğim bu dayağı da hiçbir zaman unutmadım ve her fırsatta validemin yüzüne vurdum karne günleri. konuşulması gereken şeyler var.

evvela kimse mükemmel değil,herkesin her konuda yetenekli olması gibi bir durum yok. bir çocuğun bir alanda notlarının düşük olması onun yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. herkesin ileride şekilleneceği bir ilgi alanı olacak. böyle yaklaşmalı çocuklara.

çocuklara yarış atı muamelesi yapmak doğru değil. testlere kitaplara boğmak çocuğun bilinçaltında bir yıkım meydana getirir. velilerin yaptığı önemli bir hata var. zorla kitap okutmak. çocuk zorla okumaya başlarsa bir saatten sonra o okuma eylemleri onun için ceza anlamı taşıyacak ve biraz büyüdüğü zaman kendisine zulüm olan bu eylemden kaçınacak. çok okuyan bir toplum değiliz ama alt yapısında bu durumun büyük rolü var. çocuklara ceza olsun diye kitap okutturan bir milletiz malesef.

çocukları başkalarıyla kıyaslamak doğru değil. şunun oğlu doktor,şunun kızı mühendis oldu diye diye yendi bir çoğumuzun ömrü. bari siz yapmayın ve yapanlara da asla izin vermeyin. kıyas insanda kendini ispat mecburiyeti doğurur dostlar. çocukların kendilerini ispat etmek için yanlış yollar tercih etmesi böylece mümkün bir hal alıyor. bu tehlikeli bir şey.

çocuklarımızın iyi bir eğitim almasını elbette isteriz. notlarının çok iyi olması için de uğraşmamız gerekiyor. ama mevzu iyi insan yetiştirebilmekte.
öğrencilerin ders ve devam durumunu gösteren, belli zamanlarda verilen kâğıt. [fr. is.]

sağlık vb. konularda tanzim edilen defter.

yaprakları koparılmaya müsait şekilde yapılmış biletdefteri:
ekmek karnesi, kömür karnesi.
*
ogrencinin bir donem boyunca emeklerinin karsiligini gosteren belge.

maalesef egitim sistemi sisitemi diye sitem edip elestirdigimiz durumlardan biri de karne olmali. artik modern egitim anlayisina gore bildigimiz anlamda karneler olmamali.

soyle olmali, ogrenci mesela matematikte kazandirilmasi gerekenler neler hangi maddelerdir, o maddeler ustunde tek tek gorulebilmeli, su anda milliegitimde verilen karneler elbette biseyler ifade ediyor lakin bu karne ile surekli kiyaslamalar yapildigindan kiskancliga sebep olmaktadir.

artik modern egitim sistemlerinde bilindik karne yerine kazanimlara yonelik detayli ve nokta atisi bir sisteme gecilmeye baslanmistir, darisi bizim de basimiza.

geçenlerde dolapları düzeltirken bir düzinesine denk geldim. kalabalık bir aile olmamızdan mütevellit epeyce biriktirmişiz. kimisi takdire iliştirilmiş kimindeki kırık not hafif rötuşla düzeltilmiş, ergen bir öğrencinin el çabukluğu işte.
tek tek baktım, inceledim, kişilere göre ayıkladım. her kardeş için bir dosya düzenledim, fırsat buldukça sahiplerine iade edeceğim.
kendi adıma da orta bir karanlık bir çağ imiş, bu kağıt parçası yüzüme vurdu.

karne bir anı imiş, insan büyüyünce anlıyor. zamanda yolculuk yaptıran küçük bir pusula. özenle saklayın. ilerde ansızın yolunuza çıkması pek nostaljik oluyor.