kaybetme korkusu

1 /
"kaybetmekten korkacağım hiçbir şeye sahip olmadım, sahip olduğum hiçbir şeyi kaybetmekten korkmadım"

Bir kere Değişmez sandığımız her şey, herkes değişiyor. Eşyaların bile vadesi var. Gitmesi gereken zaten gidiyor, ya yaşarken ya ölümle. Ölüme zaten diyecek bir şey yok, öbür türlüsüne de bir yerden sonra "Keyfi bilir" demeyi öğrenmek lazım. İstersen öğrenme işte, mecbur o noktaya geliyorsun. zorla tuttuğunun hiçbir kıymeti yok ki. Kısacası kaybetmek kaçınılmaz, bunu bilelim. Sevdiklerimiz Ömürleri ve gönülleri olur da kalırlarsa ne âlâ. Biz kendimizi kaybetmeyelim, iyi kalalım yeter.
Yeryüzündeki en beter korkulardan biridir. İnsanın eli ayağına dolanır. Normalde olduğu biri gibi davranamaz. Bocalar, beceriksizleşir, alınganlaşır ve daha bir sürü şey.

Ol sebepten ötürü bence insan ailesi haricinde kaybetme korkusu olduğu kişileri hayatından ufak ufak ayıklamalıdır. Diğer türlüsü zul olur.
fazlası kaybetmeye sebebiyet veren korkudur.
çünkü kaybetme korkusu çok fazla olan biri olması gerektiği gibi davranamaz.
ya kendinden çok taviz verir ya da sarmaşık gibi dolanıp nefes aldırmaz.
ikisi de sağlıklı değil.
Korkanın çocuğu olmaz söylemi bir yana korkulan şey daima başa gelir. Başa gelme sebebi sizin korkunuz değil korkunuzdan ileri gelir. Korktugu zaman insan davranışları değişir. Kaybetme korkusu sizi farklı bir davranış ortaya koymaya iter. Doğal olamazsınız ve bir anlamda saçma sapan davranmaya başlarsınız. İşte tam bu yüzden muhatabınız rahatsız olur. Çünkü o sizinle doğal bir muhabbet istiyor sizi o yüzden beğeniyordur. Bu bozulunca artık anlamı azalır. Hulasa, bir şeye sahip değilseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz. Eğer bir şeyi sahiplenmeyi çok isterseniz bir gün onun sahibi olsanız bile farkında olmadan onu malı olabilirsiniz. Fazla değer sizi esir alır değer verilenin esiri olursunuz.
Haddinden fazla değer vermenin sonucudur. Oysa kapının önüne koysa insan, baş tacı edilir. Baş tacı ederse de kapının önüne koyulur. Kaybetme korkusu mu kaybettirir acaba insana değer verdiğini; yoksa kaybedeceğini hisseder mi insan daha başındayken; onun eseri midir bu korku, bilinmez.
yaşayan insanları şanslı gördüğüm korku çeşidi. diğer korkuların hiçbirine benzemiyor. can yakıyor, el kol bağlıyor, kalp bağlıyor, dil bağlıyor en önemlisi. durup susuyor, içine gömüyor ve yutuyorsun. başı öne eğip yapılana, edilene, söylenene katlanıp, tamam diyorsun. herkes bu kadar şanslı olamaz, bir ayrıcalıktır, bilmiyorsun. yeri geldiğinde başına kara bulutlar üşüşüyor, midene kramplar giriyor, düşünceler hep kötüye kayıyor ama biliyorsun ki bu sayede hayata tutunuyorsun, sayesinde yaşama isteğin çoğalıyor, sebebiyle sebepleniyor ve bir sonraki sabaha uyanma isteğin artıyor.