Kendinin farkına varmak

1 /
Sürekli olandır ama hangisinin gerçek olduğundan hiçbir zaman emin olamayız. Gerçekten iyi miyiz? 100 kişi karşımıza çıkıp hakkımızda yorum yapsa, 99u iyisin ama 1 kişi kötüsün dese o 99 kişiyi unutur kötüsün diyen 1 kişiyi unutamayız. Nedense olumsuz yorumlar daha gerçekçi olarak algılanır.

Hem olumlu hem olumsuz manadaki uyanış.

İçinin o kirli dehlizlerini bir bir açarak kabullenmek insanı huzurlu biri kılıyor.
Bir karakterin var. Karaktersizlik olarak kategorize edilen yönlerin bile senin karakterini oluşturuyor. Ben buyum diyorsun, kandırmaya gerek yok. Kandırıkçılıkla kim mutlu olmuş ki?

Ancak esas bahsetmek istediğim mevzu tam tersi.

Kendi hazinene bigane kalmak.. bu tevazu değil zira mütevazilikte bi farkındalık vardır. Farkında olmayı bırak sen kendini, cevherini görmüyorsun bile. Herkes görüyor sen görmüyorsun. Israrla kendini gizlemenin perdelerine saklanıyorsun, azalacağından korkarcasına.
Kilitler takmışsın çünkü güzelliklerini bir bir kilitleyip gizlenmek daha kıymetli geliyor. Öyle inanmışsın.

Oysa düzen öyle değil.. düzen seni yormaya başladığında eeeeeeh başlarım böylesi ızdıraba diyerek okyanusların derininde gizlenen bi define gibi saklanmanın kendin için cazip olmadığının bilincine varırsın. Dahası Artık vurulan değil vurmak istediğini hissedersin.

Nitekim Maymun açar gözünü ve Ben neymişim be abi diye az biraz havalanırsın. Bu eşik çok tehlikeli yalnız, bundan sonra geçmiş olsun yoluna çatacaklara. Ailenin ve bütün sosyal çevrenin bik bik bik öttüğü o teranenin artık farkındasın: sen, “Bambaşkasın.”

çok kan dökülecek artık. Bundan sonra gizlenmek yok. Artık fark edilmeyi beklemek yok, hatta fark edilmek umrunda bile değil. Neye yaradı ki? Neye, söylesene..

Artık Dikşın dikşın dikşın var. Kalbinin merhametine mil çekip Serbest atışlarla yere sermek var artık. Erol taş kahkahası eşliğinde artık Milletin bi tarafına kolayca tekmeyi basabilmek var, hiç acımadan.

Artık sen de biraz herkes gibisin. Öyleyse Oyun başlasın. bam bam bam!