kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok

1 /
Haklı bir söylem. Pandemiden önce düğünlerde gece 12 yasağı uygulanıyordu. Mesela bizim caddede gece 1.30 da kız evinin önünde davul çalıp halay çekmişlerdi ve bildiğim bütün küfürleri edip polise ihbar etmiştim. Medeni ülkelerde böyle vandallık göremezsiniz.

Yalnız yerleşim yeri dışında kimseyi rahatsız etmeyecekse kim ne çalıyorsa çalsın. Ama eğlence yerlerinin çoğu merkezi yerlerde senin benim gibi sabah kalkıp işe gitmek zorunda insanların yaşadığı yerlerde. Bunun ayrımı nasıl yapılacak bilmiyorum.

Düşün ki zengin kodamanın biri içip eğlenecek diye ücretli çalışan birinin uykusunun içine etmeye kimsenin hakkı olmamalı.

Bunu müziğe sanata karşı bir tavır olarak nitelendiren de dangalağın tekidir.
Zaten Rumeli Hisarı konser alanın sahnesinin tam ortasına mescid yapılmıştı. Müziği de 12 den sonra açmazsın olur biter. Kimse kimseyi rahatsız da edemez. Bence ülkede kimse kimseyle iletişim kurmasın herkes post apokaliptik dünya da tek başına yaşasın hazır ortamı oluşturacak pandemi de varken ne gerek var sosyal bir millet olmaya. Hem böylece kimse kimseyi de rahatsız etmiş olmaz.
Hiç kimsenin bir diğerine rahatsızlık verme hakkı yok. Heleki bu bir kadınsa bence dahada dikkat edilmesi gerekiyor.
Bu pozitif ayrımcılık gibi düşünülmemeli. Doğanın bir kanununu gibi bakmak lazım diye düşünüyorum.

git
uzun uzadıya söyleyeceğim pek bir şey yok.

mevcut yasağın pandemi ile herhangi bir ilişkisi yok. sigara, alkol yasakları gibi yasaklarla ilişkilendirilebilecek maddeten ve sağlık açısından herhangi bir kayba yol açacak bir yönü de yok.

bu şekilde direkt müdahale ile yasaklanabilecek bir konu değil bu, insanlar gece on iki'den sonra istedikleri gibi müzik dinleme ve eğlenme hakkına sahip olmalıdır. bu şekilde haklı olarak tepki çekmek dışında hiçbir yere varılamaz zira aklın yolu bir..
bence de yok.
kişisel alanları yasa ile belirlersin. meskun mahal kurallarını oturtursun. neyin yanlış neyin doğru olduğunu eğiterek öğretirsin. ondan sonra da ses yalıtımı yapılan eğlence mekanına, konser salonuna karışmazsın. karışmamalısın. karışırsan da diktatör olursun.
senin halkın gece 2 de ses sistemi ile desteklenmiş aracının camlarını açıp böğüre böğüre mahalleyi uyandırmayı yanlış değil havalı buluyorsa sorun işte burada. bunları da yasaklayarak eğitemezsin.

sorun öz değer meselesi. bunları ceza ile yıldırmaya çalışmak zorunda oluşumuz çok kötü. insanın bunu öz ahlakı ile bilmesi ve tatbik etmesi gerekir. neden bunu sağlayamıyoruz da, bir sürü insanın ekmek yediği, sanat icra edilen, bir özgürlük sahası olan gece müziğini yasaklıyoruz?

neden seni özgür bir bireyin eğlenmesi rahatsız ederken, başkalarını cehaleti ve çirkin alışkanlıkları, havalı bulduğu ve başkalarını rahatsız görmede beis görmediği davranışları rahatsız etmiyor? neden bir yönetici olarak biraz daha uzaktan resme bakamıyorsun?

şimdi bu yasak karşısına, "ben de gece 10 da uyuyorum, yazın yatsı çok geç okunuyor, kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok" argümanıyla çıksalar, ramazan davuluna hiç girmiyorum bile, ne diyebilirsin ya?
bütün camilere ses izolasyonu talep etseler, teravihlerde cami yanı apartmanlar camiden çok ses geldiği için rahatsız olsalar ne olacak? ki bakın eğlence mekanları ses yalıtımı yaptırsın diyoruz, yasaklanmasın ama ses yalıtımı yaptırsın.
Ben özgürüm herşeyi yaparım diyip sürekli birilerinin haklarına tecavüz edemezsiniz. Senin özgürlüğün bir başkasının sınırına girince biter.
Rüzgar tersine döndüğünde bu yasağı destekleyenlerin acı acı bağırmasına sebep olacak açıklama.
Gürültü varsa denetleyip ceza keserek, o mekanların ses seviyelerini kontrol altına alarak çözersin işi.
Yasaklar bugün işinize geliyor diye desteklerseniz yarın işinize gelmeyen yasaklarda arkanızda kimseyi bulamazsınız.