kintsugi

1 /
sözcük Japoncada “altın doğrama” anlamına gelir ve altın ya da gümüş tozlarının reçine ile karıştırılarak kırık seramikleri onarma sanatı için kullanılır. Kintsugi ile onarılan bir nesne kırılmadan önceki halinden daha değerli kabul edilir.

yöntem/sanat git Japon hükümdarı Askikaga Yoshimasa’nın, en sevdiği çay kasesinin Çin’de kötü ve kabaca onarılması sonucunda geliştirilmiş. hükümdar, kırık parçaların çirkin metal zımbalarla birleştirildiğini görünce dehşete düşmüş ve ustalarını narin ve güzel bir çözüm bulmaları için yönlendirmiş.

(bkz: wabi sabi)

git

git

hasarını benimseme sanatıdır.

kintsugi'nin hikayesi, 15. yy'da japon komutan ashikaga yoshimasa’nın çok sevdiği çin yapımı çaydanlığın kırılması ile başlar. komutan çaydanlığın onarılmasını ister, ancak çaydanlığın görünümünden hiç memnun olmaz. bunun üzerine, japon zanaatkarları göreve çağrılır. japon zanaatkarların çaydanlığın estetik bir şekilde onarılmasını sağlama çabaları, kintsugi tekniğinin geliştirilmesini sağlar. teknikle yapılan onarım sonunda ortaya çıkan eser, ashikaga yoshimasa’nın hayal kırıklığını memnuniyete dönüştürür.

kintsugi ile, kırılmanın izleri gizlenmez, tam tersine vurgulanır. kintsugi sanatı, wabi-sabi anlayışına dayanır. wabi-sabi, yaşamın hiçbir unsurunu kusur olarak görmez, tersine ona göre yaşam tüm unsurları ile değerlidir.
Kalp kırıklarımızdan dışarıya sızan ışıklarla parlağız. Bu sanat da kırgınlıklarımızla güzel olduğumuzu gösteren en anlamlı sanatlardan.
(bkz: kintsukuroi)

Antik Japon Felsefesine dayanan yaklaşık 500 yıldır varlığını koruyan bir sanat. Kitnsugi tekniği kırılan nesnelerin kırıklarını toz altın, gümüş veya platin ile toz haline getirilmiş veya karıştırılmış reçine ile onarmak üzerine kurulu. Bu şekilde kırıklar ve çatlaklar altın sayesinde daha görünür hale geliyor. Altın kullanılmasının nedeni nesnenin yaşanmışlığına saygı duymaktan kaynaklanıyor. Yaşanmışlığını en değerli madenle kutluyor.

Felsefi ve psikolojik açıdan bakıldığında bu japon sanatı insanın yaşadıklarının ne kadar değerli olduğunu, kırgınlıklarımızın ve eksiklerimizin bizi biz yaptığını vurguluyor.
Bir japon sanatı.

Doğrusu kırılan yerler, altîn gibi değerli şeylerle yapıştırılsa da kapanmıyor illà gözüküyor ama yine de güzel bir oluşum. Ben beğendim.
Son olmadan, yeniden bir varolma şekli. Umut verici.

Düşündüm de Bizlerde bu sanatı hayatımızın her yerine uyarlayabiliriz. Değerini artırarak onarmamız gereken yaşama dair o kadar çok işlerimiz var ki. Dönüp bir el atsak iyi olacak sanki.
bir japon el sanatı.
kırılan bir eşyayı atıp yerine bir yenisini koymak yerine, türlü manalar yükleyerek, adına yaşanmışlık mı dersiniz, hatıra mı dersiniz ne derseniz artık, kırıkları altınla birleştirip kırılan nesneyi o haliyle kullanmaya devam etme sanatı.

git