konjonktür

1 /
Bir haksızlığa uğruyorsunuz.

Haksızlık dedimse, öyle gözle görünmeyen cinsten bir şey değil.

Basbayağı göz önünde, taammüden uğranılan bir haksızlık.

Elinle düzelt demiyorum, biliyorum iki elin de dolu!

Bir sürü yük var kucağında, sana verilen ya da senin topladığın bir sürü şeyle ellerin kalabalık.

Dilinle düzelt de demiyorum, zira dilin de fazlasıyla meşgul!

Nasıl desem, dilini belli süreliğine kiraya vermiş gibisin.

Dilin savaşlar bitirmiyor, dilin savaş muhabiri gibi dünyayı dolaşıyor adeta.

Senin dilin sana kalsın ondan da bir şey beklediğim yok.

Hiç olmazsa buğz edebilirsin!

Yok, yok! Haksızlığa uğrayana değil, haksızlık yapana.

Hop hooop! Haksızlık yapana dedim, haksızlığa uğrayana çullanıyorsun sen!

Ah konjonktür, sen ne fena bir kelimesin öyle!

Dengeleri altüst ettin, surat asma hakkımızı bile elimizden aldın.

İmanın en zayıf noktasını bile halka yapıp boynumuza doladın.

Sadece elimiz ve dilimiz değil, suratımız da dolu!

Onu doğru bir yere asmak yerine yerlerde süründürüyoruz.

Zıplayıp geçiyoruz haksızlıkların üzerinden, dövülenin yanında olmak yanlış bir yere yatırım yapmak gibi geliyor insanlara.

Dövenin yanında yer almanın, dövenle ortak bir karede poz vermenin müthiş getirisi var.

Eline vurulup ekmeği alınan adamla fotoğraf çekilen birini gördünüz mü siz son zamanlarda?!

Tam tersini ben çok gördüm.

Zulmeden insanların bunu çok kibar, çok mistik ve janjanlı bir sunumla yaptıklarını görünce ne çok taraftarları oluyormuş meğerse.

Ah konjonktür seni bir elime geçirsem, sana ne yapacağımı çok iyi biliyorum.

Fakat ne yapacağımı burada söyleyemem, zira ne zaman söylemeye kalaksam hiç müsait olmuyorsun! (hüseyin akın'ın , Ey konjonktür sana çok şeyler söylemek isterdim ama müsait değilsin! yazısındandır. )
ekonomide devre anlamına gelen terim sözcük. konjonktürel dalgalanma olarak sıkça duyarız. aslında bahsedilen şey ekonominin genişleme, doruk, durağan, gerileme ve dip olarak adlandırılan beş devresinde iniş çıkış şeklinde sürekli hareketli olmasıdır. yani birgün öyleyken birgün bele. arzulanan ise konjonktürel (devresel) dalgalanmaların olmadığı, istikrarlı bir seyir izleyen ekonomidir.
bu aralar sık sık gördüğüm ve nefret ettiğim kelime. arkadaş niye türkçesini kullanamıyoruz bu meretlerin? ülkenin geri kalmasından şikayet ediyoruz fakat ne kadar saçma sapan yabancı kelime varsa türkçeye alıyoruz.

ben bilgisayar işleri ile uğraşan biri olarak bundan rahatsız oluyorsam durumu siz düşünün artık.