kutuplaşma

1 /
hep vardı hep olacak.
iletişim problemi olan, dil sorunu olan, kendisinin duygu ve düşüncelerini ifade edemeyen toplumlarda da ilkel suçlara alet olur, yaygınlaşır, hastalığa dönüşür.
uğradığınız ayrımcılığın çözümünü daha beterini "karşı cenaha" daha uzun süre uygulamada görüyorsanız, siz de bu çözümden değil hastalığın şiddetlenmesinden yanasınız demek oluyor maalesef.

1920-2000 arasında olanlar bugün olanların korkunçluğunu kapatmıyor. bugün olanları, ki sizin evlatlarınızı ödeyecek bedelini, konuşmak yerine 1920 diyorsanız, (ki onu da konuşalım onu da çözelim) ama bugün olanlardan zerrece bahsetmiyorsanız işte o zaman kutuplaşmanın, kör bir kurbanı olmuş oluyorsunuz.
çözümü çok basit. size yapılan zulümlere sessiz kalıyorsunuz, böylece kutuplaşma olmuyor. 2000'den önce kutuplaşma yoktu ya.
1920-2000 arası durum böyleydi, sırf ülkemiz müslümanlarının koyunluğu yüzünden birileri hala yüzsüz yüzsüz çıkıp siz sıkıntı çekmediniz, ayrımcılık yaşamadınız diyebiliyor.
Kendi dünya görüşüne kör bakmak sonucu iki farklı görüş arasında ortaya çıkan iletişim kapalılığı.

Tayyip sarayda yaşiyy, 70 mileyun maaş aliy!

Kemal paşa nerede yaşıyordu, nasıl tüketiyordu, zamanın şartlarına göre kıyas edildiğinde Tayyip , Kemal paşa'dan daha mutevazi değil mi?

Olsun, o kemal paşa, ülkeyi kurtardı, o yaşantıyı hakketti.

De gel de işin içinden çık.

Kardeşim, kabul edin artık. 100 yıldır bu ülkede yaşanan tek değişiklik iktidarlar. Onun dışında

Yoksulluk, işsizlik, adalet, asayiş aynı.

20 sene önce pastayı sol'dan yiyorlardı, şimdi sağdan yiyorlar. Halkı adam yerine koyan kimse olmuş mu?

Onun için ekmeğimiz, aşımız ve liyakat konusunda ortak hareket edelim ki, bu zorbalık bitsin.
kutuplaşma mı diyeyim buna ne diyeyim bilemedim.
bugün girdiğim bir işyerinde (imalathane) çalışanlar kendi aralarında tartışıyorlardı. 3-4 kişi. Hemen anladım bir tarafın iktidar yanlısı diğer tarafın iktidar karşıtı olduğunu... Öyle çok düşmanca değil ama çok hararetli tartışıyorlardı.
demem o ki rahatsızlık ciddi şekilde tabana yayılmış. bohçalarınızı hazırlayın bence.
bu arada halen bir hak nefes, bir hak cephe göremiyorum. ancak Akepe giderse kim yönetecek? daha iyisi yok en iyisi bu, kötünün iyisi, ehven-i şer de demiyorum. siz bir yol alın millet önünü görsün. hakikatı görme adına bile çok ciddi bir gölgesiniz, engelsiniz.
Tepeden dikte ile halka kaktırılan. Çünkü kutuplaştıkça elindekine daha militanca sarılıyorsun. Bu da seni yönetmek isteyenlerin işine geliyor. Sonra da çıkıp "sizinle mahşere kadar kutuplaşacağız" nutukları. Hayır sen kendi düşündüğün için değil, ait olduğunu hissettiğin yapı böyle düşünmeni istediği için bu fikirdesin.
Yarın birbirleriyle ittifak yapsınlar, mahşere kadar kutuplaşacağım dediğin adamlara sarılmak için boynuna free hug tabelası asarsın.
Milletimizin ata sporudur.

Kendini sadece başka bir olgunun sıkı savunucusu veya karşıtı olarak konumlandırarak varlığını ispatlayabilen canlıların yapabildiği tuhaf etkileşim yöntemidir.

İktidar yanlısı - muhalif
Dindar - din'e safsata diyen
Fenerli - galatasaraylı
Alevi - sünni
Türk - kürt
Gomonist - faşo *
Aydın - cahil *
Ve daha belki irili ufaklı yüzlercesi bizlere dayatılan gereksiz nifak platformudur.

En sevdiklerimiz; siyasi, inanç * ve spor klübü taraftarlığı şeklinde olanıdır.

En sevdiğimiz sloganı "bîtaraf olan bertaraf olur" dur.

Seçme veya aidiyet bilinci mükemmeldir.
Farklı seçim veya aidiyetlere düşman olma refleksiyle hareket edip kutuplaşmadığınız sürece...
Taraf belirlemektir. Birden fazla seçeneğe sahip olduğun bir konuda salt taraf seçmektir.

Bu terim, sosyolojik açıdan incelendiğinde bir toplum içerisinde ki her bireyin genel geçer, resmi ya da sabitleşmiş normlar dışında seçmek istediği fikir ve hareketler bütünü olarak görülür. Ayrıca bu normlar ve kutuplar rastgele seçilip, biçimlenmez; sadece birden fazla kaynak ile sabitlendiği sürece kabul edilebilir hale gelir. Keza kutuplar bu kaynak değişikliğinden dolayı da toplum içerisinde agresif ayrılıklara sebep olabilir.

Tarafsızlık veya kutupsuzluk ise; toplum tarafınca hoş karşılanmaz ya da 'yetersiz bilgiye sahip olmak' olarak anılır.

Kısacası kutuplaşma, toplumda ki renkliliğin, fikir dirililiğinin ve ayrışmanın doğurduğu bir kuralın sonucudur.