kuyu

#özgürler 

bir kuyusu olmayı yusufluk sanan, sen tekil yamuk; ikiyüzlülüğüne peçe ettiğin o her kelime iğrenç kokuyor diye yazmıştım daha önce bu sözlüğe. bir yerlerde olacaktır mutlaka. neyse dönelim asıl meseleye. imge bu kaz kaz bitmez. bu başlığın asıl tarifi şu: derin dikey çukur. yatay çukurlar da vardır ama bu başka bir entrynin konusu.
devamını gör...
çukur.

su, petrol, lağım hangisinin çıkmasını istiyorsak o. oraya biriktirilir. ya aşağıdan gelir ya da yukarıdan. aşağıdan su çıkarsa yukarıdan lağın iner. aşağıdan petrol çıkarsa yukarından kan dökülür. bunlar gördüklerimiz.

aynı zamanda oraya konulanı muhafaza eder, saklar. oraya günahlarını biriktirirsen günah çukuru olur. ey insanoğlu, biriktirdikçe biriktirme! eline geçeni dağıt ki bahçende kesme taştan yapılma o kuyu günah çukuruna dönmesin. mazallah sonra bir gün o günah çukurunda boğulursun!
devamını gör...
kuytuda bir delik.

ağzı kapalı dibi ıslak duvarları kaygan.

sarkıtılmayan ip, terkedilen bir kader.

bir kuyunun hissettirdikleri düştüğün durumla doğru orantılı.
devamını gör...
yusuf'un düştüğü ve dibinde taht sahibi olduğu derin dehliz. hani kardeşleri yusuf'u kıskanırdı ve bu kıskançlığı kullanan şeytan, yusuf'un kardeşlerine musallat oldu. kardeşler şeytan'ın önderliğinde pis bir işe bulaştılar. tuzlu suyu olan bir kuyuya attılar yusuf'u. su tatlılaştı, kuyaya düşen yusuf su gibi aziz oldu... uzak ve kadim bir ülkenin azizi oldu, kuyudan sonra...
devamını gör...
kaçak dövüşenlerin mekanıdır. imtihandan kaçanların, kendisiyle yüzleşmekten korkanların!

kuyuda herkes yusuf'tur. taşlar ve sulardan başka bir tehlike yoktur. oysa saray öyle mi? zindan öyle mi? kenan öyle mi? mısır öyle mi?

züleyha'yı görmeden hangi gömlekle övünüyorsun? hangi gömlek senin çıplaklığını örter onun eli değmeden? nereden yırtılır gömleğin?

kuyuda yusufluk taslamak kolaydır. çık bakalım pazara, çık bakalım meydana. görelim yakub'un körlüğünde görünecek kadar yiğit misin!
devamını gör...
"bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya. boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm. sevdiklerim yabancılaşıyor. kitaplar tuğla oluveriyor birden. dostlarımın sesini tanımıyorum. varlığım bir tele asılıyor. bir kâbus bu, bir hastalık. gözlerimi kaybettikten sonra bu kuyuya sık sık düştüm. istediğini yapamamak, sakatlığımdan doğan bir aciz… acılarımı dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var. aczime tahammül edemiyorum. bu, hayatımın perde arkasındaki ardı arkası kesilmeyen uğultu."*
devamını gör...
en iyi tarifini bir kurbağa verebilir bence, en azından sıçrayabiliyor. insanı geçelim, bu tarifi yapamaz o: çünkü durduğu yerden gördüğüne hep razı!
devamını gör...
adanış günü albümünden söz müzik kendilerine ait olan güzel bir grup yürüyüş parçası.

http://kisalt.com/7w2

--- alıntı ---

gecelere sor beni
sönmüş fenerlerime
köylerime sor beni
yakılmış evlerime

annelere sor beni
susmayan çığlıklara
ağıtlara sor beni
kaybolan babalara

annelere sor
ağıtlara sor
çocuklara sor

yasaklara sor beni
susturulan dillere
zindanlara sor beni
bitmez işkencelere

kıyamlara sor beni
cellatlı sabahlara


kuyulara sor beni
kıyılan mahrumlara

yasaklara sor
zindanlara sor
kuyulara sor

annelere sor
ağıtlara sor
kuyulara sor

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.