Latince konuşayım da ne dediğimi anlamasınlar doktorculuğu

1 /
Kullanılan latince terimleri gayet rahatça başınızı sallayıp anlıyorum kelimesiyle karşıladığınızda havası sönen doktor örneği. Sen kendini doktor mu sanıyon diye elini masaya indirmişti. Hayır 11 yıl okuman zibilyon tane sınava girmen bana hava atmak için miydi. Ya da sadece canı sıkılıyordu, bilemedim şimdi.
Adamlar üniversiteye gidene kadar ne organların ne kemiklerin ne de hastalıkların adını duymuyorlar.

Fakültedeki hocası dahi bak buna halk dilinde kaburga denir demeden costas aşağı costas yukarı anlatır oradan thorax, panaris.

Keratoma için nasır desen şutlanırsın bu alışkanlığı ani olarak bırakmak mümkün değil hem de türkçe tıp terimleri yetersiz.

Bu davranış bir alışkanlıktan ötesi değil.
tamamı türkçe şekilde en az yirmi dakika aralıksız açıklama yaptığım insanların beş dakika sonra başka birine ilk cümleme dair soru sorması sebepli hak verdiğim doktor tipi.

en azından anlamamasını makul karşılıyorsunuz, bu da önemli bir detay...
Halk dilinde konuşsa ölecek hastalığı olan ülkem doktorları. Ancak doktorları severim. Öğretmen gibi değiller, çalışıyorlar.

-sıkıntı nedir doktor bey?
+kısmi bir fibromiyalji vakası.
-ne oluyor o, Sakat mı kalacağım?
+yok ulan fibromiyalji diyorum, sakat mı kalacağım diyorsun.
-fibromiyalji ne lan it?
+Kasların incinmiş ehehehe...
-öyle desene o zaman, bir tane çakacam ağzına.
+ölecen sandın değil mi hehehehe?