mahalleden arkadaşlar

1 /
Selçuk Aydemir'in film çekimlerine başladığı kitabının adı.

git

Selçuk, Anne ve Baba karakterleri belli olmuş. Ben ismet ile mete karakterlerini merak ediyorum.*

--- alıntı ---

"Sen İsmet'in dayağını hiç yemedin, di mi? Beni bir dövdü kişiliğim oturdu Selçuk. Mete'nin göz rengi sürekli değişiyordu. İsmet'ten yediği dayaktan sonra yeşilde kaldı, değişmiyor. Bozuk trafik lambası gibi oldu, gelene geç diyor."

--- alıntı ---
az önce bitirdiğim kitap.
kitap olarak bakıldığında beni anlatıldığı kadar güldürmedi. eğlenceli tamam ama öyle yarılma ya da sesli gülme gibi bir durum yaşamadım tabi yine de tavsiye ediyorum. zaten daha önce fark ettiğim üzere ben ekol olarak selçuk aydemir/kardeş payı değil, burak aksak/leyla ile mecnun'a daha yakınım. aynı şekilde övmelere doyulmayan kardeş payı da, beğenmeme rağmen, beni o denli sarmadı.
lakin selçuk aydemir'in okuduğum ilk kitabı oldu ve ilk defa bir yazar için "işte yazar olursam bu şekilde yazacağım" dedirtti bana. böyle salakça bir şey olabilir mi? o kadar kitap oku, dosto reyizin hastası ol ama "yazar olursam selçuk aydemir gibi yazacağım" de. hayır yazacağımdan değil zaten ama yazarsam kesin böyle geyik kitaplar yazacağımdan kendisini seçtim sanırım.
neyse olur da bir kitap yazarsam açılışına "selçuk aydemir okuduktan sonra yazar olmaya karar verdim" yazacağım. o da ferhan şensoy için benzer şeyler yazmış kitabın açılışına. silsileye bak, ferhan şensoy, selçuk aydemir ve ben. *
toplu taşımada, kamusal alanda okunmaması gereken kitaptır. sesli gülmek, sandalyeden düşmeli gülmek deyimlerine can verir zira. aslında baksan tam olarak bi kitap olarak değelendirilebilir mi bilmiyorum. muhabbetini sevdiğin arkadaşın çocukluk anılaranı dinlediğin, vallaha aynısı kaynımda var tepkileri vermeli bi cumartesi buluşması gibi tatlı bişey. tavsiye edilir.
selçuk aydemir kitabı.

küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü ''mahallenin reisi ismet'in gözüne girmek için bin bir takla atan selçuk'un hikayesi. aslında o yıllarda yaşamış her çocuğun hikayesidir anlatılan.

tabletlerin , akıllı telefonların olmadığı günlerin kitabı.

Allah'ım bu başlığı açabildiğime çok mesudum, çünkü ben amerika'yı yeniden keşfetmelerimle ünlüyümdür. ilk kez böyle olmadığından bi garipsiyorum, ve bu yetmezmiş gibi itiraf başlığı yapıp çıkardım 2 dakikada güzelim konuyu. *

tanım: bir adet selçuk aydemir kitabı olup, bir kitap bahara ancak bu kadar yakışabilirmiş. 90'lı yılları kendi mizahıyla harmanlayıp bize okutan selçuk aydemir'e kitap sonunda helal olsun ne güzel yazmış bea, demekten kendimizi alamıyoruz. kitabın önsözü sizin nasıl bi'şeyle karşı karşıya geleceğinizin ilk ispatı oluyor. resmen biticek diye üzüle üzüle okudum. okumalara kıyamadım, uygun zaman dilimleri kovaladım ciddi ciddi. en son otobüste milleti irite ede ede gülerek okudum ve bitti, üzgünüm:( . mahallenin tek çetebaşı ismet'in çetesine girmeye çalışan selçuğun çeteye alınmayınca rekabeti abartıp yeni bir çete kuruşu, 9 yaşında bir çocuk için deli paralar kazandırcak yöntemler buluşu, eş-dost demeden yediği kazıklar/ acısı, bir ceo edasıyla racon kesmesi falan 90 lar itemleriyle birleşip zeka dolu cümlelerle kitap olmuş. kitap hala kalbimizi çalamadıysa diye telif geliri koruncuk vakfına verilmiş. ben bu kitabı o kadar çok sevdim ki tüm sevdiklerime hediye edesim, okumayanla bi müddet görüşmeyesim var. arka kapak yazısı altta ama asıl bomba iç kapakta yazan. onu da kitap yan odada olduğu için yazamıcam malesef, nette bulamayışım da başka bi etken tabi.



--- alıntı ---

Tabletlerin, akıllı telefonların olmadığı 90'lar… Belki de çocukların "çocuk"olduğu, "çocuk gibi" oynadığı son yıllar… Küçükçekmece'nin küçük bir mahallesinde kendisine idol olarak gördüğü "mahallenin reyisi" İsmet'in gözüne, dahası çetesine girmek için bin bir takla atan Selçuk'un, bu uğurda iki arkadaşıyla birlikte çete kurup mahallenin altını üstüne getirmesinin mizah dolu hikâyesi… Kardeş Payı, Düğün Dernek, İşler Güçler, Çalgı Çengi gibi unutulmaz film ve dizilerin senaristi Selçuk Aydemir, 9 yaşındaki bir çocuğun para kazanmak için bulduğu akıl almaz yöntemleri, yediği kazıkları, hayal kırıklıklarını, başarma hırsını ve bu hırs uğruna yaşadığı trajikomik anıları yine 9 yaşında bir Mahalleden Arkadaşlar, bakkalı, camisi, tozlu sokakları, terk edilmiş evleri, tatlı rekabetleri, has abileri, dırdırcı kadınları, fırlama çocukları, Amigaları, renkli civcivleri, fragmanlı sinemaları, halı saha maçları ile 90'ların mahalle hayatına kısa bir zaman yolculuğu vaat ediyor.

"Hey gidi günler…" demek de, "Bak, bunu ben de hatırlıyorum," demek de, "Ayy, bunu biz de yapmıştık!" demek de serbest. Selçuk Aydemir'den eğlenceli, heyecanlı, doludizgin akan bir kitap…

--- alıntı ---



bakim: baya kütle büyüklüğünde, meteor ölçülerinde bi tanım olmuş. hoca 500 vuruşluk yazı yaz dese isyan ederim, olaya bak.