mahur beste

1 /
“gittin amma ki kodun hasret ile cânı bile"

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mahur Beste – Huzur – Sahnenin Dışındakiler 'den oluşan “nehir romanı”nın başrolünde olduğunu düşündüğüm, kurmaca demeye dilim varmıyor, kanlı canlı bir beste. Hüzünlü bir de hikayesi vardır; İlk kez üçlemenin ilk kitabı Mahur Beste'de karşımıza çıkan Talat Bey tarafından, kendisini terk edip giden karısına yazılmıştır. Diğer bütün karakterler de ortak bir şekilde bu hüznün etrafında birleşir.
saatleri ayarlama enstitüsü kitabında tanpınar'ın bahsettiği mahur beste aynı zamanda bir Tanpınar kitabıdır. Huzur ile saatleri ayarlama enstitüsü'nün karışımı gibi bir kitap. Yine bir mahur besteden bahsediyor. Karakterler bol bol. Hepsinin eğlenceli hikayelerine değiniyor. Behçet Bey, Nuri Bey, Atiye,Molla Bey, Agop Efendi, Talat Bey, Adile Hanım ve nicesi. Dergah yayınlarından çıkan bu canım roman 160 sayfa. tavsiye olunur efem.
Bir aile hikayesi isimli dizide geçen bir şarkıymış. hiç bilindik değil halkında pek bilgi de yok. ben de kitaba bakarken rastladım ve çok sevdim. Bence baya güzel şarkı.

Gökyüzündeki bütün yıldızlar toplanmış senin gözlerinde.
">git
Attilâ ilhan'ın harika şiiri, Ahmet kaya'nın enfes yorumu, Ahmet hamdi tanpınar'ın mükemmel ötesi kitabıdır.

"Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı,
Güneşten ışık yontarlardı, sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri, aydınlığı çalkalardı
Gittiler, akşam olmadan ortalık karardı"
ahmet hamdi tanpınar'ın bir huzur, bir saatleri ayarlama enstitüsü kadar bilinmeyen romanı. benimle de bir senelik geçmişi var. tanışmam şöyle oldu; bir önceki tanımımda bahsettiğim zamanlar, mahur beste'ye, içinde mahur beste geçen her şeye ilgiyle ve sevgiyle yöneldiğim zamanlarda sabah evde mahur beste dinliyordum ,sonra öğle oldu dışarı çıktık bir zamanlar çaylarını ve konseptini beğendiğim bir kafe'ye oturduk arkadaşımla. menüde mahur diye bir çay vardı gül yapraklarıyla yapılıyordu sanırım, hemen istedik tabii. çay geldi içerken arkadaşım yan tarafımızdaki boş masaya elini uzattı bir kitap gösterdi (bkz: mahur beste). ahmet hamdi'nin bu isimle bir kitabı olduğunu ilk defa duyuyordum doğrusu. hemen aklıma not ettim o zamanlar sahaf festivali vardı. büyük bir iştiyakla git-gel temin ettim kitabıı ve kitaplığıma yerleştirdim. burdan sonrası utanç biraz, 1 sene okunmadan bekledi kitap. şu an okuyorum, çok pişmanım, ama geç kalmış da sayılmam bence. altını çize çize okuyorum (bkz: huzur) ilgilisi okuyucuların bir bakması tavsiye olunur çok güzel cümleleri var.
Sevdiğim ahmet kaya parçalarından.
İstanbul' a ilk geldiğim zamanlar bi dönemim vardı sarıp sarıp bunu dinliyordum. Bi akşam kızlarla dışarı çıktık üsküdar sahilde bi sokak sanatçısı ama ses ahmet kaya bildiğin o. Neyse gurbette hemşehri görmüş edasıyla koştum oraya dinledim bitirince hemen yanına gittim. Ve sordum" Rica etsem mahur beste'yi okur musunuz ?" Diye. Beyfendi görme engelli. isterim fakat sözlerini tam bilmiyorum yardımcı olursanız okurum dedi. Ben de tamam dedim açtım sözleri yanında suflör gibi ben ona okudum o söyledi böyle bir çalışmayla şarkıyı icra ettik ve ben de muradıma ermiş oldum. Şimdi olsa yapar mıyım bilmiyorum ama bu da böyle şarkıyla ilgili hafif utançlı tebessümlü bir anımdır.
">git
ahmet hamdi'nin klasik müziğimiz makamlarından etkilenerek yazdığı roman. huzur romanı daha kapsamlı iken, bu roman onun girişi niteliğindedir. o klasik makamları anlamadığımız gibi bu romanları da anlamıyoruz. adı " yabancı roman" olanlardan bize daha yabancılar. biz, kendimize yabancıyız, yabancılaştırıldık. bunu geriye çevirmek için hiçbirşey yapmıyoruz. bu yüzden gezi'nin bir kültür ayaklanması olduğunu da anlamıyoruz.