marla

1 /
#7084051

Bi de "okursa inş" falan yazmış*. Senin haberin var mı bu insan evrende taş çatlasa kaç kişiye selfie göndermiş? Adresimi iste adres vereyim, bebekliğimden bütün hayat hikayemi anlatayım kız.

Ama ilk konuşmadan wassap da cidden biraz şey*.
#7082258
Marla benim kendime seçtiğim nick olabilir ama sonuçta ben marla değilim. Bir nickle ihtiyacım vardı bunu buldum. Ve burası benim nickaltım olabilir ama yine de bir başlık.

Oturdum size hem eğitici, hem bilimsel, hem inceleyici, hem de düşündürecek bir konu hakkında bilgiler veriyorum oturup okuyacağınız yerde eleştiri eleştiri eleştiri. Yok insanın kendi nickaltına yazması hoş karşılanmazmış.
Kim karat veriyor bir, ikincisi ne yapayım yeni başlık mı açayım?

Eski nickim nenüüüğğ idi ve onda evet kendimi anlatmıştım.
Ama bu marla.
Şimdi de size marlayı, marlanın edebiyat, din ve sinemadaki yerini anlatıyorum.
Sözlükler bilgi paylaşımları için var. Oku.
Bilgi edin.
Hoşuna gitmezse okuma.
Eleştiri eleştiri eleştiri.
Bu sözlükte kimse okumuyor!
Okumadığı gibi sürekli de konuşuyor.
Biliyor muydunuz sinemada nelerin neleri imgelediğini?
Umurunuzda değil ki içinde kaos yok kavga yok.

Gerçekten hayret bir şey!
Burayı bir nick altı olmaktan çok gerçekten bir başlık olarak kullanmak istedim çok bilmişler yine iğrenç fikirlerinizle üşüşüp bunun da anasını öptünüz.

Akış veriyorsunuz bir de. Yok nick değiştirmeden açıklasaymışım.

Benim keyfime de karış gel.
Nefes alabilir miyim müsaaden varsa?

Sonra ben sinirliyim……… evet sinirliyim. Benden ve yazılarımdan uzak durun. Okuyorsanız okuyun. Okumuyorsanız benim canımı sıkmayın. Yeter be.

İnsanlar sözlüğü sizin gibi boşlar yüzünden terk ediyor!!!

Lütfen söylediklerimi kişisel alma, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla durumu bu. Seninle aslında alakası yok. Yanlış şekilde denk geldin.

Şimdi tamamınız gidebilirsiniz.
#7081618 kaldığımız yerden devam.
hikaye severleri alalım buraya, bu entry baya uzun olabilir ama olmayabilir de. şimdiden durumları ayarlayalım.
sırasıyla; chuck palahniuk kimdir, nasıl bi hayatı olmuş, nasıl biri, fight club'ta neden marla ismini seçti ve marla singer aslında neyi imgelemektedir bunları anlatacağım.

fight club ile ilgili aşırı ağır spoiler içerir!!!

çayınızı kahvenizi alın, ışıkları ayarlayın ve başlayayım;

çak palanuk amerikalı yazar bir abimiz. ileri düzey kurgusal kafası olan bir abimiz. dünya çapında (bkz: fight club) ile tanındı.
amerikalı ama bir yerde polonya'dan oraya kaçtıklarını ve orda kimliklerini değiştirmek zorunda kaldıklarını okumuştum.

neden? bilmiyorum.

bir insanın çocukluğu -özellikle bir yazarın- eserlerini irdelemek konusunda çok önemlidir.
62 doğumlu, hala hayatta. 4 kardeş. ailesi o küçükken boşanıyor ve kardeşleriyle beraber dedesinin yanında büyüyor. yani zor bir çocukluk. yazarın bu dönemlerini derinlemesine anlatan hiçbir kaynak bulunmuyor. biraz gizemli olmayı seven biri. ama işte 70lerde amerikada çocuk olmak nasıldır tahmin edersiniz.
her yönden zor.
gazetecilik okumuş, kamyon tamirciliği yapmış, gönüllü olarak projeler uydurmuş çalışmış vs vs vs bi şekilde oturmuş ve yazmaya karar vermiş.

minimalist bir kalem chuck.
bu önemli.
bu en dikkat çekici özelliği.
ama bazen minimalizm yetmez. ki düşünün bir adamın en önemli özelliği minimalist ve postmodern olması ama yazdığı öyküler öyle rahatsız edici ki; hiçbir yayın evi basmaya cesaret edemiyor. seminerler veriyor chuck eserlerinin tanıtımlarını yapmak için ve bu seminerlerde bazı hikayelerini okuyor. insanlar baygınlık geçiriyorlar. bu sürekli oluyor. bu yüzden yayınevleri chuck'ı sürekli reddediyor.
ve abimiz kendini bu yüzden başaırısız ve yetersiz hissediyor.-fight club'ta düşünce mağarasında neden penguen gördüğünü düşündünüz mü? bir kuş ama uçamıyor. yürüyemiyor da. hiçbir özelliği yok. yararsız. kendini öyle hissediyor-
çünkü adamımız minimalist ve postmodern olmasının yanı sıra transgressif de.
yazdığı hikayeler tamamen transgressif kurgulardan ibaret. (bkz: tıkanma) bunun en iyi örneğidir.
okumayanlar acilen koşup okumalı.
öyle bir tıkanmayı anlatıyor ki ben tıkandım okurken. inanılmaz akıcı bir kalem olmasına rağmen.
yani gerçekten herkesin kaldırabileceği türden yazılar değil.
her kitabında abimiz kapitalizme, dayatmalara, zenginlik, şan-şöhret, saygınlık, güzellik, popülerlik, gibi bizim aşırı düşkün olduğumuz kavramlara anlamsız şeyler olarak bakıyor. -fight clubta da tamamen bunu işliyor- haklı da bence.

velhasıl biraz karakterini, eserlerindeki tavrını çocukluğunu gençliğini içsel ve zihinsel durumunu anladığımıza göre gelelim başyapıtı olan ve içinde marla singer'ın da bulunduğu fight club'a.
gereksiz detayları atlıyorum.
öncelikle filmi kitabı kadar iyi olan tek yapım fight club'tır.
aksini iddia eden çarpılır. ama yine de kitabını okumak başka.
marla bu kitapta bir kadından çok bir imge. -bunu daha önce söylemiştim-
peki neyi imgeliyor bu lanet kadın?

sizi hayal kırıklığına uğratmak istemezdim ama marla da tyler gibi gerçek değil.
evet değil.
bir çok kanıtı var.
iteyenlere özelden atayım entryim uzamasın. üşeniyor çocuklar okumaya.
neyse bi var bi yok gibi görünse de marla da jack'in kendi kafasında yarattığı, olmak istediği kişi tyler'ın kadın versiyonu.
bunu iyi film izleyenler her şekilde anlayabilir. kitapta da ikisinin aşırı benzerlikleri ve iç içe geçmeleri üzerinde aşırı duruyor zaten.

peki neden?

jack, jack olarak mutlu değil.
her şeye sahip ama mutlu değil.
yalnız.
ne ailesi var ne de arkadaşları.
-aynı chuck abi gibi. bu arada chuck abi eşcinsel. kanıtın var mı diyenler, adam kendi açıkladı açın okuyun her bilgiyi ve kanıtı yazarsam entryi 3 günde anca okursunuz. neyse. fight club da chuck'ın kendi kişilik bölünmesini anlatıyor. yani kadın gibi mi olmak istiyor? bakınız; marla, yoksa erkek gibi mi olmak istiyor? bakınız; tyler. ya da bob. memeleri olan ama testisleri olmayan.-
bu film; ne olmak istediğine karar veremeyen kendinden de mutlu olmayan her şeye sahip olan ama bu sahip olduğu şeylerin hiçbir önemi olmadığını, sistemin dayatmış olmuş şeyler olduğunu, asıl sorunun ve asıl mutluluğun başka olduğunu anlatmak isteyen ve kafasında olmak istediği bağımsız, özgür karakterleri bize tüm gerçekliğiyle yansıtan -öyle ki marla gerçek mi, tyler gerçek mi diyye soruyoruz 99 yılından beri- bir adamın kendi kişilik bölünmesinin öyküsü.. kendi kararsızlığı. kendi şizofrenik düşünceleri.
dediğim gibi jack aslında chuck abimiz.

ta daaaaa

şaşırdınız mı?
üzgünüm.

şimdi anlatayım neden marla?
yani neden seçtiği isim marla?
çünkü önceki entryde de bahsettiğim gibi marla bir günahkar, bir fahişe olarak yansıtıldı incilde.
ama marla aslında kutsal bir kadın.
bilge bir kadın.
anlaşılamamış ama öncü bir kadın.
jack de ne olmak istediğini bilmeyen bir adam.
o yüzden kendine marla ismini seçiyor.
marla jack'i her zaman yönlendiriyor ve yönetiyor.
marla jack'in klavuzu. ve jack sonunda kafasında tyleri öldürüp marla olmayı seçiyor.
özgür ama daha akılcı.
el ele kaos projesini izlerken tamamen aynı görünüyorlar.
çünkü marla daha bilge ve daha önemli onun için.
sistemin dayatmaları içinde kaybolmasına izin vermeyen beyin tümörü marla.
ayrıca Magdalene; sevdiği bir insanı gözleri önünde hiç yardım edemeden kaybetmenin ne olduğunu imgeliyor bir çok yerde. Yani Marla gibi. jack aynı zamanda marla olduğu için, tyler da aslında sevdiği kişi, çünkü kendini seviyor doğal olarak ki kendini yeni karakterler yaratarak yeniden doğurmak istiyor ama aynı zamanda kendini öldürmek zorunda da kalıyor. ve bu ölüme seyirci kalmak zorunda da kalıyor. of karmaşaya bak.
yani özetle; günahkarlıkla bilgelik arasında chuck'ın eşcinselliğinden dolayı yargılanmakla, yaşamak istedikleri arasındaki bağı kuran ve olmak istediği kişiyi yansıtan bir imge marla.

gerçek bir tümör yani.

eğer chuck abimiz bir eşcinsel olmasaydı, bu incelemeler ve bu imgeler çok daha farklı yorumlanabilir başka kapılara çıkabilirdi. bu yüzden yazarın hayatı biir eseri anlayabilmemiz için büyük derecede önem kazanıyor.
anlam yüklememiz için değil, gerçekten anlayabilmemiz için.

bir sonraki entryde yine burada "marla'nın bu kadar hayranının olmasının sebebi nedir?" bunu yazacağım.
mahlasını değiştirmiş yazar.
keskin ve zeki biri. küpüne zarar vermesin de
keskin olmak kötü değildir. ben herkese zeki demem bak, gerçekten zeki olanlara derim.

mahlasının tarihçesini yazmış ama açıkçası okuyamadım çok uzun.
bence mahladını şeytan tüylü olarak da değişirebilirdi.