marriage story

1 /
evlilik hikayesinden çok bi boşanma hikayesi görürüz. daha doğrusu boşanamama. 2 kişi arasına girmemesi gereken kim varsa işin içindedir. kayınvalideden tut çılgınlık ile realite arasında savrulan avukatlara... karı kocanın birbirlerinde hala sevilecek yönler bulması buna karşın farklı isteklerinin olması, ve ikilinin tek ortak kaygısının çocuğun daha az zarar görmesini epeyce işlenmiş.

adam da scarlett de rollerinin hakkını vermiş.

evlenmek isteyen otursun izlesin çünkü herkesin nicole veya charlie ye dönüşebilme ihtimali var. bu anlamda biraz da evlilikten soğutucu. biraz mı dedim. epey olacak o. *
adam driver'ın oyunculuğunun her şeyin önüne geçtiği film. filmin ödüle aday olduğunu biliyorum, filmin ve oyuncularınınsa ödül alıp almadığını hatırlamıyorum fakat, adam driver'ın önceki filmlerinde olduğu gibi yine insan üstü bir oyunculukla tüm filmin ve içindekilerinin önüne geçmiş. filmde ray liotta gibi bir ayrıntı da vardı, bu da filmin kısa bile olsa başka güzel bir tarafıydı. izlemesi keyifli, boşanmanın eşiğinde olan iki yetişkinin içinde bulunduğu zor durumu ve iki fırtına arasında kalan bir çocuğun mücadelesini izledik. her saniyesi keyifliydi.
İzlediğimde evlenmemiş olmaktan ötürü mutlu olduğum filmdir. Evlenince tuhaflaşan çift ayrılırken daha da bir tuhaflaşıyor ortada bir bebe var o da bir tuhaf.
Dip not: Bekarlık sultanlıktır.
evlilik ve iki kişinin ortak bir hayatı paylaşması ile ilgili çarpıcı bir film. Film gibi değil de gerçek hayattan uyarlarmış gibi. Filmin yarısında mutlaka biri suçlu olmalı diye suçlayacak birini arıyor insan böylece vicdanlar rahat edecek ama kurgu ilerledikçe karakterler çözüldükçe -çözülmek ama kafa yorarak bir bulmacayı çözmek değil kendiliğinden oluvermek manasında çözülmek- evliliğin “ortak bir hayat” olurken aslında ne kadar da zor bir iş olduğunu düşünüyorsunuz. Bencilliğin ve içgörüsüzlüğün ve empati yapamayışın karşındakini nasıl yıpratıp tükettiğini.
Bazen sararıp solmak için çok büyük şeyler gerekmiyor “görülmemek” başa gelebilecek ruhsal bunalımların en başında belki de.
Ve evet Scarlett johansson olmanız bir şeyi değiştirmiyormuş. Kadınlar hep daha güzelini kıskanmaya meyilli oluyor fakat mesele bu kadar basit değil. Neyse ki değil. İnsanın karmaşık olması hoşuma gidiyor basit olsa “basit” olurduk. Karışık olunca “değerli”.
Güzel bir sorgulama filmi, izlenilesi.