matmazel noraliya'nın koltuğu

1 /
peyami safa'nın en müthiş (en ifadesi bile cılız kalıyor) eserlerinden biridir.

tıp bölümünde okuyan lakin ailesinin fertlerinin hepsinin hastalıktan ölmesi sonucu kardeşi ile hayatta kalma mücadelesi vermeye çalışan birinin halini anlatan roman. ferit ailedeki fertlerinin ölmesi yüzünden depresyon ile ruh bunalımı arası bi'şeyler yaşar. (o da nasıl oluyorsa artık) ve bütün bu olaylardan sonra bazı metafizik durumlar yaşar ve felsefe ilmine yönelir. bundan sonra hikaye matmazel noraliya'nın evinde gerçekleşir oradaki tablolarda olsun ve matmazel'in koltuğunda olsun metafizik olaylara şahit olur. matmazel noraliya'nın aslında nuriye olduğunu değişik bir aile yapısının olduğunu ve anne baba seçimi ile arada kalan ve kendisine nuriye diye hitap edilmesini isteyen lakin sonuçta hep adı noraliya kalan bir kadın olduğunu öğrenir.

bu romanı okur okuduktan sonra öyle bir atmosfere giriyor ki sanki gerçekten noraliya diye biri yaşamıştı vefat etmiş gibi geliyor ve allah rahmet eylesin diyesi geliyor...

yalnızız eser ile aynı kalitededir.
"ferit, ferid, it, id, t, d, t değil, d, fotenik, fonetik..." diye başlar bu güzel eser. ilerleyen sayfalarda "ahir-i ömrümüzde ismimizin sonuna bir it taktılar" ifadesi yer alır. şimdi bakıyorum ferid, mecid, ahmed, said gibi birçok isimde "t" harfi değil de "d" harfi bulunduğu halde aslından değiştirilimiştir. kimliklere "t"li hali geçer, tdk "d"li arattığınızda anlamını vermez, sözlükte dahi bu böyledir. arapça kökenli bu isimlerin değiştirilerek yazılmasını benim aklım almıyor. peyami safa konusu bambaşka olan eserinde bu durumu da ele almıştır, iyi yapmıştır. bazen şarkıymışcasına içimden "ferit, ferid, it, id, t, d, t değil, d, fotenik, fonetik" derken yakalıyorum kendimi. mutlaka okuyun efendim, pişman olmazsınız demeyeceğim. olursunuz elbet, bu zamana kadar neden okumadım ben bu kitabı diye pişmanlık yaşarsınız; ama zararın neresinden dönülse kardır. *
matmazel nuriye'nin koltuğu..
feri"d", hı evet "t" ile söyleniyor ama ferid demek daha keyifli ana karaktere.
peyami safa nın kalemini bu kadar kıvrak kullanabildiğini tekrardan teyid etmiş oldum. paranormal aktivitelerden girift hikayelere. ne kitaptı ama peh. tır çarpmış gibiyim hala.
alain robbe-grillet nin tarzını kullanmış bir bölümde. heyecanlıydı. sonra bi tutam da ihsan oktay anar gördüm. hikayenin satışı muhteşemdi, yok günümüzdeki entel yazarların böyle bir sıralamayla kitap pazarladığını görmedim. genel kültür deseniz fevkalade. bittiği için üzüldüm nerdeyse oturup ağlayacaktım. güzel, çok güzeldi.
on a retrouve
quoi? l'éternite
c'est la mer allée
avec le soleil.
---------------
bulundu.
ne? ebedilik.
bu, güneşin altında
deniz yoludur.
---------------
bulundu.
ne? ebedilik.
bu, benim gözlerimin altında
senin bakışındır.
bir peyami safa bir server bedi şaheseri.

namı diğer ya da benim koyduğum isimle matmazel nuriye'nin koltuğu'dur /nuriye ve noraliya.. ben nuriye demeyi tercih ediyorum açıklama yapıp spoiler a boğmak istemem/

ferid, hı evet t ile söyleniyor ama ferid demek daha keyifli ana karaktere ki kendi de böyle istiyor şizofren bi tip peşinde kara bir it dolandığını hayal ediyor hep, isminin peşindeki it gibi *
peyami safa nın kalemini bu kadar kıvrak kullanabildiğini tekrardan teyid etmiş oldum. paranormal aktivitelerden girift hikayelere. ne kitaptı ama peh. tır çarpmış gibiyim hala.
alain robbe-grillet nin tarzını kullanmış bir bölümde. heyecanlıydı. sonra bi tutam da ihsan oktay anar gördüm. hikayenin satışı muhteşemdi, yok günümüzdeki entel yazarların böyle bir sıralamayla kitap pazarladığını görmedim. genel kültür deseniz fevkalade. bittiği için üzüldüm nerdeyse oturup ağlayacaktım. güzel, çok güzeldi.
ikinci dünya savaşı yılları. romanın kahramanı ferit savaş yıllarının etkisi ile nihilist bir ruh halinden milliyetçi ruh haline geçişlerde yaşadığı sancı ile başbaşadır. aslında değişim ve dönüşüm ferit'in ferid diye yorumlanması ile de ortaya koyar kendini.