matmazel noraliya'nın koltuğu

1 /
" Şimdi bütün bu kitapları beyninizde sıkınız ve bana bir damla, bir damla aydınlık süzünüz. Çıldıracağım. Söyleyiniz bana, nasıl bir dünyadayız biz?
Peyami safa'nın yalnızız'dan sonraki en sağlam romanı belki de. Ferid'in değişimi etkileyici evet ama noraliya nam-ı diğer nuriye'nin hayatı çok çok çok daha etkileyici. Tüm romanın en can alıcı noktası bence son sayfasıdır. Aziz'in yaşadığı aydınlanma son haddede ana fikri verir ve kapak kapanır.
ilk basımı 1949 yılında yapılan psikolojik peyami safa romanı. bunalımlar, kafa karışıklıkları, cinayetler vb; suç ve ceza'dan etkilenerek yazıldığı açık. eser evrensel tarzda kaleme alınmış, yani başka bir dile çevrilirse rahat anlaşılarak okunabilir, zira insanların bireysel buhranları aşağı yukarı aynıdır.

peyami safa'nın fikir dünyasıyla alakalı keşif yapılabilecek bir kitaptır. onun metafizik, tasavvufi, mistik islam/din anlayışı, batı'nın pozitivizmine, maddeciliğine, katılığına ve ruhsuzluğuna karşı çıkmaktadır. batı'nın yarattığı ve sadece nefsiyle hareket eden insana karşı mistik din anlayışında sade bir insan tablosu ile cevap verilmiştir.

romanda ferit karakterinin dönüşüm hikayesi ile beraber bu konular işlenmiştir. belki de hidayet romanlarının öncülü olarak da gösterilebilir. ancak peyami safa'nın din anlayışı tipik bir islamcının din anlayışına benzemiyor, o daha mistik ve doğa üstü, dünyevi olmayan bir din anlayışına inanmaktadır.

romanda liberalizmden, nazizme, nazizmden sosyalizme kadar birçok ideolojiyle bir hesaplaşma ve bunların hepsinin totalde aynı şeyler olduğu vurgusu yapılmıştır. matmazel noraliya'nın koltuğu ise bugünkü adi pragmatizm ve soysuzlaşmış sürrealizmin karşısında bir isyanın ve aydınlığın sembolü olma özelliğindedir.
"ferit, ferid, it, id, t, d, t değil, d, fonetik, fonetik..." şeklinde girer yazar şaheserine. kitabın bir yerinde de "adımızın sonuna bir it taktılar." cümlesi geçer. yazar burada ne demek istemişe girmicem.
"hep öyle misin ferid?"
anlatı söylemi uygulasak bu kitaba, bahtin edası ile( komik ama): "kim konuşuyor" diye sorardık, kesin. çünkü kitapta mekanikleşmiş bir şey var, konuşanı seçemiyor insan..
ikinci dünya savaşı yılları. romanın kahramanı ferit savaş yıllarının etkisi ile nihilist bir ruh halinden milliyetçi ruh haline geçişlerde yaşadığı sancı ile başbaşadır. aslında değişim ve dönüşüm ferit'in ferid diye yorumlanması ile de ortaya koyar kendini.