mesleki ağlaklık

1 /
bilgisayar mühendislerinde olmayan ağlaklık. bütün gün oturarak para kazanıyoruz. hahaha ama işte arada koltuktan kalkıp bir doğrulmuyoruz da değil. şaka lan şaka beynimiz yanıyor.
azıcık yan yatmış, başka şeylere bulaşmış biraz da sanki bireysel mevzulara yasalanmış bir kavram.
ağlaklık mesleki mi yoksa insani mi? ona göre yaklaşmak lazım sanki. sistematik olarak erk sahibinin eliyle koşulları fenalaştırılan ama mesleğini seven insan yok mu? çok. bu insanların şikayetlerini mesleki ağlaklık diye değerlendirmek lazım. e tabi size bir eli yağda bir eli balda olduğu halde ağlayanlar denk gelmiştir. doğrudur. memleketimiz çoğunlukla bu vasıfsız muhterislerden oluşur. çarpım tablosunun yüzde otuzunu bilmeyen kamu kurumu "orta düzey yöneticisi" olur, ağlar ha ağlar. bilmem ne ihalesini verdikleri şirketin sözleşmesine kendisine ve karısına x model suv istemiştir. x model suv un jantlarını y model olarak değiştirmeden karısına verdikleri için aşırı mağdurdur. ağlar.

doktorlarımız ülkeden gidiyor. gitmelerinin de tek bir sebebi var, onlara düşmanımız gibi davranıyoruz. gerek yöneticileri, gerek hastalar, hasta yakınları gerek hastane otopark çalışanları.... artık aldıkları maaşlar istanbul'da ancak kira ve faturaları ödüyor. üstüne sabahtan akşama kadar hastanede hakaret dinliyorlar. çözüm olarak da 10 dakika olan muayene süresini 5 dakikaya indiriyoruz ki daha çok yorulsunlar, hastalar daha çok öfkelensin ve onları öldürme hakkına daha çok sahip olsunlar diye.

doktorlarımız gidiyor. onlara kötü muamele etmeyi bir yönetim amacı olarak belirlediğimiz için gidiyor.
arkadaşlar kimse kusura bakmasın herkesin yaptığı iş kendine zor değildir, insan hayatı kutsaldır, doktor bu sorumluluğu taşıyan kişidir. biz bu mesleği seviyoruz ama bu mesleğin yapılma şekli bu olmamalı. kimse mesleğinden şikayet etmiyor, koşullardan bahsediyoruz. her meslek kendi içinde meşakkatli değildir, bakkala can emanet etmezsiniz. anlayın şunu artık. kendimizi övmüyoruz insanı yüceltiyoruz ama anlayana di mi. boşversenize.

sizin için 36 saat bilfiil çalışmak doğal ve normalse bunu herkes yapıyorsa ve herkesin uğraştığı nesne aynı değerdeyse, saatiniz kaybolduğunda hissettiklerinizle yakınlarınız hastalandığında hissettiğiniz aynı şeyse sözün bittiği yerdeyim.


bazen satış stratejisidir. hemen cümleler içinde kullanalım:

valla kallione kardeşim sen yabancı değilsin. şu namazlı ağzımla sana yemin ederim ki, bu arabanın bana gelişi 26 bin dolar. ben bu arabadan 500 dolardan fazla para kazanmıyorum.
Zaman zaman mesleğin kendisinden kaynaklı, kah işçi işveren arasındaki uyumsuzluk, kah mobbing, kah savsaklama, kah rahatına düşkünlük, kah mesleğin getirdiği yükümlülükleri kaldıramama gibi durumlardan ileri gelen bazen mide bulandıran, bazen insanın içini acıtan bazen de yok artık dedirten haleti ruhiye.

En fazla görülen meslek grupları başta sağlık personeli olmak üzere öğretmenler, memurlar, asgari ücretliler, müzisyenler, siyasetçiler gibi dallardır. Her mesleğin kendince avantaj ve dezavantajları bulunuyor.

Her meslek kendince zor ve meşakkatli tabiki kendi içinde. Bu sebeple herkes hem haklı hem haksız bir diğerine göre. Ne en çok acı çeken sensin ne de en fazla yorulan... Mesleğini sevmezsen esas Zorluk başlıyor. Tabi nice genç insanlar hevesle mesleğine başlayıp tiksindi bu ülkede(n). Neresinden tutsan elinde kalan bir içler açısı tablo.