musa eroğlu

1 /
halk müziğiyle uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen severek dinliyorum. sesindeki yumuşaklık beni alıp başka yerlere götürüyor.
hakkında biraz iddialı konuşacağım. türk dendiğinde bu topraklarda gerek "kan" "dna" gerek kültür babında kıyas yapılacaksa, bu amcam skalada başa konması gerekir. binlerce yıllık aluvilik, yüzlerce yıllık alevilik, binlerce yıllık çekik gözlülük, binlerce yıllık şamanlık... hepsinin harmanıdır, eğrelti otu ile 70 liği alıp kapısına dayanma hayalimiz var,umarım tanışırız bu dünya değeriyle.
gayet iyi bilinir,alevi camiasında pek tutulmaz çünkü hü ali hu ali,ya muhammet gibi zırvaları pek sevmez,gerçek türkmen "aluvisidir" aleviliğin islamla alakası olmadığını bilir. dedemdir, sevdiğimdir.
Ona dedem derim ben,(biraz kurcalasam belki ciddi anlamda sahih olur) yörüktür,türkmendir,alevidir.70 lik alıp kapısına dayansam geri çevirmeyeceğini bilirim.
Çukur dizisiyle beraber popülaritesi artmış olan sanatçı. Mihriban türküsü ile dillere dolaştı. Söylendiği sahneyi izledim Allah var o sahne iyi yapılmış.

Lakin dizi iyi değil. Türkiye’de bir dizinin tutması için müziklerinin de iyi olması gerekiyor son dönemde.

Zaten bu işi bilen yapımcılar da araya kuytuya köşeye bir tütkü bir şarkı sığdırıyor zaten. Sonra ara ara veriyorlar müziği. Kitleyi kendine çekiyor tabiki.
Şu sıralar benim yaşıtlarımdaki ergen kardeşlerim Mihriban türküsüne takmıştır. Kalitesini düşürmüşlerdir. Her şeyin içini oyuyor bu yeni gençlik.